Anulado
Kamboçya başbakanı
29 de junio de 2023
Gözetim Kurulu, Meta'nın vermiş olduğu, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in siyasi muhaliflerine şiddet tehdidinde bulunduğu bir videoyu Facebook'ta bırakma kararını bozmuştur.
Bu kararın Kmercesini okumak için buraya tıklayın.
ដើម្បីអានសេចក្ដីសម្រេចនេះជាភាសាខ្មែរ សូមចុច នៅទីនេះ។
Vaka özeti
Gözetim Kurulu, Meta'nın vermiş olduğu, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in siyasi muhaliflerine şiddet tehdidinde bulunduğu bir videoyu Facebook'ta bırakma kararını bozmuştur. İhlalin önem derecesi, Hun Sen'in insan hakları ihlallerinde bulunma ve siyasi muhaliflerinin gözünü korkutma geçmişi ve kendisinin bu tür tehditleri güçlendirmek için sosyal medyayı stratejik bir şekilde kullanması hesaba katıldığında, Kurul, Hun Sen'in Facebook sayfasını ve Instagram hesabını altı ay süreyle derhal askıya alması için Meta'ya çağrıda bulunmaktadır.
Vaka hakkında
9 Ocak 2023 tarihinde, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in resmi Facebook sayfasından bir canlı video yayınlanmıştır.
Videoda, Hun Sen'in Kamboçya'nın resmi dili olan Kmerce dilince yaptığı 41 dakikalık bir konuşma gösterilmektedir. Yaptığı konuşmada, iktidarda bulunan ve başkanı olduğu Kamboçya Halk Partisi'nin (CPP) ülkedeki 2022 yerel seçimlerinde oy hırsızlığı yaptığına yönelik suçlamalara yanıt vermektedir. Suçlamaları yapan siyasi muhaliflerine "legal system" (hukuk sistemi) ile "a bat" (sopa) arasında seçim yapma çağrısında bulunmakta; hukuk sistemini seçebileceklerini, aksi takdirde "will gather CPP people to protest and beat you up" (protesto yapmaları ve sizi pataklamaları için CPP seçmenlerini toplarım) demektedir. Kendisi ayrıca muhaliflerin "sending gangsters to [your] house" (evlerine gangsterler göndermekten) bahsetmekte ve "arrest a traitor with sufficient evidence at midnight" (yeterli delili topladığımda bir vatan hainini gece yarısı tutuklayabilirim) sözünü dile getirmektedir. Ancak konuşmanın devamında, "we don't incite people and encourage people to use force" (insanları kışkırtmıyoruz ve güç kullanmaya teşvik etmiyoruz) demektedir. Canlı yayının ardından Hun Sen'in Facebook sayfasına otomatik olarak yüklenen video, burada yaklaşık 600.000 defa görüntülenmiştir.
Üç kullanıcı, 9 Ocak - 26 Ocak 2023 tarihleri arasında Meta'nın Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını ihlal ettiği gerekçesiyle videoyu beş defa şikayet etmiştir. Bu ilke,"şiddet uygulama niyeti sergileyen ifadeler" dahil olmak üzere, "ölüme yol açabilecek tehditleri" (yüksek derecede şiddet) ve "ciddi şekilde yaralanmayla (orta derecede şiddet) sonuçlanacak tehditleri" yasaklamaktadır. İçeriği şikayet eden kullanıcılar itiraz ettikten sonra, iki değerlendirme görevlisi bu içeriği değerlendirmiş ve Meta'nın ilkelerini ihlal etmediğini belirlemiştir. İçerik aynı anda Meta bünyesindeki ilke ve konu uzmanlarına iletilmiştir. Bu ekipler içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını ihlal ettiğini belirlemiş ancak haber değeri taşıma istisnası uygulamıştır. Bu istisna, kamu yararı değerinin zarara yol açma riskinden ağır bastığı durumlarda, normalde ihlal oluşturacak içeriklere izin vermektedir.
İçeriği şikayet eden kullanıcılardan biri, Meta'nın kararını Kurula bildirerek itiraz etmiştir. Bundan ayrı olarak, Meta bu vakayı Kurula yönlendirmiştir. Meta, yapmış olduğu yönlendirmede, bir siyasi liderin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal eden bir konuşmasının platformlarında kalmasına ne zaman izin verileceğinin belirlenmesi açısından, bu vakada "Emniyet" ve "Söz Hakkı" değerleri arasındaki dengeyi tutturmanın son derece zor olduğunu ifade etmiştir.
Önemli bulgular
Kurul, bu vakadaki videonun, Hun Sen'in siyasi muhaliflerine karşı şiddet uygulama niyeti içeren açık beyanlar içerdiği görüşündedir. Bu tür beyanlar, Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini açıkça ihlal etmektedir. İçerikte "bat" (sopa), "sending gangsters to [your] house" (evinize gangsterler göndermek) ve gece yarısı tutuklamalarını içeren "legal action" (yasal işlem) gibi terimlerin kullanımı, şiddete teşvik ve hukuki göz korkutma teşkil etmektedir.
Kurul, içeriğin platformda kalmasına izin vermenin yol açtığı zarar gönderinin kamu yararı değerinden ağır bastığından, Meta'nın bu vakada haber değeri taşıma istisnası uygulamasının yanlış olduğu görüşündedir. Hun Sen'in sosyal medyadaki erişimi hesaba katıldığında, Facebook'ta bu tür ifadelere izin verilmesi, kendisinin tehditlerinin daha geniş bir alana yayılmasını mümkün kılmaktadır. Bu ayrıca, tehditleri ve göz korkutma çabalarını güçlendirmek suretiyle, Meta'nın platformlarının bu tehditlere katkıda bulunmasıyla sonuçlanmaktadır.
Kurul, bir siyasi liderin bağımsız medya ve siyasi muhalefet aleyhine yürütmekte olduğu taciz ve göz korkutma kampanyasının; haber değeri taşıma değerlendirmesinde, ihlalde bulunan bir içeriğin kaldırılmamasını ve hesabın cezalardan kaçınmasını sağlayacak bir etken olabilmesinden de endişe etmektedir. Bu tür davranışlar ödüllendirilmemelidir. Meta, haber değeri taşıma istisnasını göz önünde bulundururken basın özgürlüğüne daha fazla ağırlık vermeli; bir hükümetin basın özgürlüğünü sınırlayarak kendi içeriklerinin haber değerini artırdığı durumlarda, hükümetin konuşmalarına haber değeri taşıma istisnası uygulamamalıdır.
Kurul, Meta'ya, tanınmış kişilere ait hesapları kısıtlama ilkesinin sadece münferit şiddet olaylarıyla ve toplumsal karmaşalarla sınırlı olmadığını ve vatandaşların devletlerinden devamlı olarak misilleme amaçlı şiddet tehdidi altında olduğu bağlamlar için de geçerli olduğuna açıklık getirmesini tavsiye etmektedir.
Bu vakada ihlalin önem derecesi, Hun Sen'in insan hakları ihlallerinde bulunma ve siyasi muhaliflerinin gözünü korkutma geçmişi ve kendisinin bu tür tehditleri güçlendirmek için sosyal medyayı stratejik bir şekilde kullanması hesaba katıldığında, Kurul, Hun Sen'in Facebook sayfasını ve Instagram hesabını altı ay süreyle derhal askıya alması için Meta'ya çağrıda bulunmaktadır.
Gözetim Kurulunun kararı
Gözetim Kurulu, Meta'nın içeriği yayında bırakma kararını bozmakta ve gönderinin kaldırılmasını şart koşmaktadır.
Kurulun Meta'ya tavsiyeleri şu yöndedir:
- Meta'nın toplumsal karmaşa dönemlerinde tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesi uyarınca, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in Facebook sayfasını ve Instagram hesabını altı ay süreyle derhal askıya alma. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın hesapları askıya alması ve bunu yaptığını herkese açık şekilde duyurması olacaktır.
- Tanınmış kişilere ait hesapları kısıtlama ilkesinin, vatandaşların devletlerinden devamlı olarak misilleme amaçlı şiddet tehdidi altında olduğu bağlamlar için de geçerli olduğuna açıklık getirme. İlkenin sadece münferit toplumsal karmaşalarla ve şiddet olaylarıyla sınırlı olmadığı ve siyasi ifade özgürlüğünün devlet tarafından önceden bastırıldığı veya şiddetle ya da şiddet tehditleriyle yanıtlandığı durumlarda da geçerli olduğu açıkça belirtilmelidir.
- Doğrudan şiddeti teşvik eden içeriklerin mevcut ilke istisnalarına tabi olmayacağını ve haber değeri taşıma istisnasından yararlanmaya uygun olmadığını belirterek haber değeri taşıma istisnasını güncelleme.
- Değerlendirmelere öncelik verme sistemlerini güncelleyerek, devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine ait olan ve Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal etme potansiyeli barındıran içeriklerin derhal insan incelemesinden geçebilmesi için bu içeriklere tutarlı bir şekilde öncelik verilmesini sağlama.
- Ürünlerde ve/veya operasyon yönergelerinde, uzun videoların daha doğru bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacak güncellemeler uygulama (ör. ihlalin zaman damgasını tahmin etmek üzere algoritmalar kullanma, videonun uzunluğuyla orantılı bir değerlendirme süresi sağlama, videoların 1,5 kat veya 2 kat daha hızlı oynatılmasına imkan tanıma vb.).
- Hem Başbakan Hun Sen vakasında hem de devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine karşı hesap düzeyinde uygulanan tüm işlemlerde, işlemin kapsamını ve kararın ardındaki gerekçeyi herkese açık şekilde bildirme.
* Vaka özetleri sadece vakaya genel bakış niteliğindedir ve emsal oluşturmaz.
Vaka kararı tam metni
1. Karar özeti
Gözetim Kurulu, Meta'nın vermiş olduğu, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in siyasi muhaliflerine şiddet tehdidinde bulunduğu bir içeriğe haber değeri taşıma istisnasını uygulayarak videoyu Facebook'ta bırakma kararını bozmaktadır. Meta, insanların siyasi liderlerinden haber alma ihtiyacıyla liderlerin platformu muhaliflerine şiddet tehditleri savurmak veya siyasete katılmak isteyenlerin gözünü korkutmak üzere kullanmasını önleme ihtiyacı arasında denge kurma noktasında zorlu soruları gündeme getirdiğinden, bu vakayı Kurula yönlendirmiştir.
Kurul, Hun Sen'in sözlerinin Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını ihlal ettiği görüşündedir. Kurul ayrıca, Meta'nın içeriğin ihlale rağmen platformda bırakılacak kadar haber değeri taşıdığı yönündeki kararının yanlış olduğu görüşündedir. Kurul, içeriğin platformdan kaldırılması gerektiği sonucuna varmaktadır. Kurul ayrıca; ihlalin önem derecesi, Kamboçya'daki siyasi bağlam, hükümetin insan hakları ihlallerinde bulunma geçmişi, Hun Sen'in muhalifleri aleyhine şiddeti teşvik etme geçmişi ve kendisinin bu tür tehditleri güçlendirmek için sosyal medyayı stratejik bir şekilde kullanması hesaba katıldığında; Meta'nın Hun Sen'in resmi Facebook sayfasını ve Instagram hesabını altı ay süreyle derhal askıya alması gerektiğini savunmaktadır.
2. Vaka açıklaması ve arkaplanı
9 Ocak 2023 tarihinde, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in resmi Facebook sayfasından bir canlı video yayınlanmıştır. Videoda, Kampong Cham'daki bir ulusal yol genişletme projesinin açılış töreni sırasında, Hun Sen'in Kamboçya'nın resmi dili olan Kmerce dilince yaptığı 41 dakikalık bir konuşma gösterilmektedir. Yaptığı konuşmada, iktidarda bulunan ve başkanı olduğu Kamboçya Halk Partisi'nin (CPP) ülkedeki 2022 yerel seçimlerinde oy hırsızlığı yaptığına yönelik suçlamalara yanıt vermektedir. Suçlamaları yapan siyasi muhaliflerine "legal system" (hukuk sistemi) ile "a bat" (sopa) arasında seçim yapma çağrısında bulunmakta; hukuk sistemini seçebileceklerini, aksi takdirde "will gather CPP people to protest and beat you up" (protesto yapmaları ve sizi pataklamaları için CPP seçmenlerini toplarım) demektedir. Buna ek olarak, "if you say that's freedom of expression, I will also express my freedom by sending people to your place and home" (bunun ifade özgürlüğü olduğunu söylüyorsanız ben de kendi özgürlüğümü insanları sizin yerlerinize ve evlerinize göndererek ifade edeceğim) demekte ve muhaliflerin "gangsters to [your] house" (evlerine gangsterler) göndermekten bahsetmektedir. Belirli kişilerin isimlerini vermekte, bu kişilere "need to behave" (uslu durmaları gerekiyor) demekte ve "arrest a traitor with sufficient evidence at midnight" (yeterli delili topladığımda bir vatan hainini gece yarısı tutuklayabilirim) şeklinde uyarıda bulunmaktadır. Ancak aynı konuşmanın yaklaşık 22 dakika ilerisinde, "we don't incite people and encourage people to use force" (insanları kışkırtmıyoruz ve güç kullanmaya teşvik etmiyoruz) demektedir. Canlı yayının ardından Hun Sen'in yaklaşık 14 milyon takipçisi bulunan Facebook sayfasına otomatik olarak yüklenen video, burada yaklaşık 600.000 defa görüntülenmiştir. Video neredeyse 3000 diğer kişi tarafından, neredeyse 4000 kez paylaşılmıştır.
Üç kullanıcı, 9 Ocak - 26 Ocak 2023 tarihleri arasında Meta'nın Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını ihlal ettiği gerekçesiyle videoyu beş defa şikayet etmiştir. Bu ilke,"şiddet uygulama niyeti sergileyen ifadeler" dahil olmak üzere, "ölüme yol açabilecek tehditleri" (yüksek derecede şiddet) ve "ciddi şekilde yaralanmayla (orta derecede şiddet) sonuçlanacak tehditleri" yasaklamaktadır. Meta, içeriklere insan incelemesi için öncelik verirken, bunu içeriğin önem derecesine, viralliğine ve içerik ilkelerini ihlal etme olasılığına dayalı olarak yapmaktadır. Bu vakada, Meta'nın otomatik sistemleri bu içeriğe öncelik vermemiş ve kullanıcı şikayetlerini insan incelemesi yapılmaksızın kapatmıştır. İçeriği şikayet eden kullanıcılar itiraz ettikten sonra, iki değerlendirme görevlisi içeriğin Meta'nın ilkelerini ihlal etmediğini belirlemiştir. İçerik aynı anda Meta bünyesindeki ilke ve konu uzmanlarına iletilmiştir. 18 Ocak 2023 tarihinde bu ilke ve konu uzmanları, videonun Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardıyla ters düştüğünü belirlemiş ancak içeriğin platformda kalması için haber değeri taşıma istisnası uygulamıştır. Haber değeri taşıma istisnası, kamu yararı değerinin zarara yol açma riskinden ağır bastığı durumlarda, normalde ihlal oluşturacak içeriklerin Meta'nın platformlarında kalmasına izin vermektedir. İçeriği şikayet eden bir kullanıcı, Meta'nın kararını Kurula bildirerek itiraz etmiştir. Bundan ayrı olarak, Meta bu vakayı Kurula yönlendirmiştir.
Kamboçya'nın siyasi ve sosyal bağlamı, bu vakadaki içeriğin değerlendirilmesi açısından son derece alakalıdır. Şu anda 70 yaşında olan ve eskiden Kızıl Kmerler komutanlığı yapan Hun Sen, 1985 yılından beri iktidardadır. Şu anda 23 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştirilecek olan Kamboçya genel seçiminde yeniden seçilmek için adaylığını koymuştur ancak seçildikten sonra iktidarı oğluna devredebileceği yönünde haberler vardır. Kendisinin hükümetini eleştirenler uzun süredir siyasi şiddetin hedefi olmuş, 2017 ile 2022 arasında 30 muhalif aktivist saldırıya uğramıştır. Tanınmış siyaset yorumcusu Kem Lay'ın 2016'da öldürülmesinde olduğu gibi, muhalif parti üyeleri ve siyasi aktivistler, derin şüpheler uyandıran şartlarda öldürülmüştür.
Hun Sen, 2015 yılında, Fransa'ya yaptığı diplomatik ziyareti protesto eden olursa muhalif Kamboçya Ulusal Kurtuluş Partisi'ne (CNRP) yönelik yapılacak saldırılar konusunda uyarmıştır. Protestolar patlak verdikten kısa süre sonra iki muhalif milletvekili, bir grup saldırgan tarafından dövülmüş ve ciddi şekilde yaralanarak hastaneye kaldırılmıştır. Kasım 2021'de BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, CNRP ile bağlantısı bilinen ve birkaç ay öncesinde tehditler alan bir şahsın öldürülmesi hakkındaki endişelerini dile getirmiştir. Bu saldırı Hun Sen'in "do what it takes to crack down [on] protests during Cambodia's ASEAN chairmanship" (Kamboçya'nın ASEAN başkanlığı sırasında protestoları bastırmak için gereken her şeyi yapacağız) şeklindeki tehdidinden birkaç hafta sonra gerçekleşmiştir. Kamboçya'daki bir bağımsız medya kuruluşu, 2017 ile 2022 yılları arasında 30'dan fazla muhalif aktivistin, genellikle "unknown assailants on public streets" (umuma açık caddelerde kimliği belirsiz saldırganlar) tarafından "violently attacked" (şiddetli saldırılara uğradığını) bildirmiştir. Dangerous Speech Project, göndermiş olduğu herkese açık yorumda (PC-11044), Hun Sen'in kullandığı kışkırtıcı dil yüzünden, hedef kitlesinin muhaliflere karşı şiddet eylemlerini gerçekleştirmeye ve tasvip etmeye daha istekli olduğu konusunda uyarmıştır. Bu tahmin, Human Rights Watch'un muhalefet üyelerine yönelik birden çok şiddet eylemi ile bu vakada söz konusu olan 9 Ocak tarihli konuşma arasında bağlantı kurmasıyla ortaya çıkmıştır. Kurul, Kamboçya hükümetinin yaptığı veya yapılmasına göz yumduğu insan hakları ihlallerinin yelpazesini ve önem derecesini vurguladıkları için paydaşlara ve herkese açık yorumlarını gönderenlere minnettarlığını dile getirmektedir.
Kurulun danıştığı bağımsız uzmanlar, son 12 aylık dönemde, Hun Sen'in siyasi muhaliflerine çok sayıda örtülü tehditte bulunmak için Facebook ve Instagram'ı kullandığını bildirmektedir. Kendisinin yakınlarda paylaştığı bir içeriğin, ülke dışında yaşayan Kamboçyalıları "oppose the election" (seçime karşı çıkma) eyleminde bulunmamaları konusunda uyaran bir tehdit olduğu anlaşılmaktadır. Hun Sen, yerel seçimlerden kısa bir süre öncesine denk gelen Mayıs 2017'de, Facebook'ta yayınlanan bir konuşmasında, ülkede barışı sağlamak için gerekirse "willing to eliminate 100 or 200 people" (100-200 kişiyi ortadan kaldırmaya istekli) olduğunu söylemiş ve Başbakanlığı süresince defalarca yaptığı gibi, iktidarı kaybettiği takdirde iç savaş tehdidinde bulunmuştur. Bundan kısa bir süre sonra, Kurulun Meta'nın platformlarında paylaşıp paylaşmadığını onaylayamadığı başka bir konuşmasında, kendisini seçimi kaybettiği takdirde iç savaş tehdidinde bulunmuş olmakla suçlamaya devam eden eleştirmenlerin ve siyasi muhaliflerin "prepare their coffins" (tabutlarını hazırlaması) gerektiği konusunda uyarmıştır. Hun Sen, 2013 genel seçimleri sonrasında kendisine istifa çağrısında bulunan protestoları organize eden muhalefet liderlerini öldürmemiş olmaktan pişmanlık duyduğunu da iddia etmiştir. Hun Sen, Kurul bu vakayı seçtikten sonra, Facebook'ta yayınlanan bir konuşmasında muhalefet lideri Sam Rainsy'yi roketatarla vurma tehdidinde bulunmuştur.
Hun Sen'in en son seçim zaferi, CPP'nin Millet Meclisi'ndeki 125 koltuğun tümünü kazandığı 2018 yılında gelmiştir. Sözü geçen seçimden önce, Kamboçya Yüksek Mahkemesi muhalif Kamboçya Ulusal Kurtuluş Partisi'nin (CNRP) lağvedilmesine ve partinin üst düzey yetkililerinden 118'ine beş yıl siyaset yasağı getirilmesine karar vermiştir. Yasakların ve ilişkili yasal işlemlerin hemen ardından, Hun Sen de bizzat tehditlerde bulunmuş ve genel direktifler yayınlamıştır. Kamboçya'daki insan hakları durumu hakkında BM Özel Raportörü, 2017 yılındaki bir raporunda, Facebook gönderilerine dayalı olarak hüküm giyen iki senatör de dahil olmak üzere çok sayıda muhalefet liderine suçlamalar yapıldığına değinmiştir.
Hun Sen'in hükümeti, 2023 seçiminin öncesinde, siyasi amaçlı soruşturmalar ve diğer göz korkutma taktikleri ile muhalefet partisi üyelerine, bağımsız basın organlarına ve sivil toplum gruplarına yönelik baskıyı yoğunlaştırmıştır. International Commission of Jurists (ICJ), gönderdiği herkese açık yorumda (PC-11038), Hun Sen'in ve Kamboçyalı yetkililerin, muhalefet partisi liderleri hakkında toplu mahkumiyet kararları gibi işlemler yürüterek "insan haklarını ve temel özgürlükleri sistematik bir şekilde kısıtladığını" belirtmiştir. Bu kararlar, dayanaksız suçlamalarla ve genellikle davalıların gıyabında verilmiştir. ICJ, "insan hakları hukukuyla ve standartlarıyla uyumlu olmayan yasaların 'silahlaştırılması'" hakkında da ciddi endişeler dile getirmiştir. BM Özel Raportörü, 2022 yılındaki raporunda, yargı bağımsızlığının ve şeffaflığının "uzun süredir devam eden bir mesele" olduğuna ancak "bazı yargı yetkililerinin ve ilgili personelin iktidardaki siyasi partiyle yakın ilişkilerinin" olmasının "yakınlarda yaşanan bir gelişme" olduğuna dikkat çekmiştir. Aynı raporda, yargıya ek olarak medya ve seçim sistemi üzerinde de haksız nüfuz varlığı tespit edilmiştir. Özel Raportör, Haziran 2022'de gerçekleştirilen yerel seçimlerle ilgili olarak, Kamboçya Ulusal Seçim Komitesi (NEC) üyelerinin "iktidar partisiyle fazlasıyla yakın bağlarının" olup olmadığını sorgulamış ve şüpheli şartlar altında ana muhalefet partisi olan "Mum Işığı Partisi başta olmak üzere çok sayıda adayın listelerden silinmesini" belgelemiştir. Hun Sen, 2022 yılının sonlarında, 2023 seçimleri yaklaşırken, ana muhalefeti lağvetmek için bir kez daha ulusal mahkemeleri kullanma tehdidinde bulunmuştur. Bundan kısa süre sonra Mayıs 2023'te NEC'in Mum Işığı Partisi'ni kaydetmeyi reddetmesi, partiyi Temmuz seçimlerinin dışında bırakmış ve Hun Sen'in tek güçlü rakibini ortadan kaldırmıştır. Hun Sen, bu kararın ardından, bir Facebook gönderisi aracılığıyla partiyi seçim dışında bırakma kararını protesto eden herkesi "arrest and legal action" (tutuklanma ve yasal işlem) ile tehdit etmiştir. Daha sonra, protestoları bastırma tehditlerinden bahsederken, "when Hun Sen speaks, he acts" (Hun Sen konuşursa mutlaka harekete geçer) ifadesini kullanmıştır.
Hun Sen'in hükümeti, bağımsız medyaya da baskı uygulamaktadır. Kamboçya'daki insan hakları durumu hakkında BM Özel Raportörü, Temmuz seçimleri öncesinde "ülkede faaliyet gösteren neredeyse hiçbir özgür medya kuruluşu kalmadığını" ifade etmektedir. İsimlerini vermek istemeyen uzmanlara göre; medya kuruluşlarının kapatılması, Kamboçya'nın yargı sisteminin muhaliflere karşı silahlaştırılması ve muhaliflerin siyasi şiddetin hedefi haline gelmesi, "kasıtlı bir şekilde üretilen korku iklimi" ile sonuçlanmıştır. Kamboçya Gazeteciler Birliği Derneği, 2022 yılında gazetecilere yönelik 35 taciz vakası kaydetmiştir. Herkese açık yorumlara ve uzmanlara göre, bu göz korkutma kültürü, haberlerin doğruluğu açısından önemli ölçüde caydırıcı etki göstermiştir. Hükümetin karşılık vermesinden korkan medya kuruluşları, hassas meseleleri veya Hun Sen'in tartışmalı konuşmalarını haber yapmaktan çekinmektedir. Gözü korkutulan bu medya kuruluşları aynı zamanda hükümet propagandalarını hiçbir eleştirel yorum olmadan yansıtmaktadır.
2013 genel seçiminde kıl payıyla zafer kazanan Hun Sen hükümeti, bunun ardından sosyal medyanın gücünü fark etmiş ve Kamboçya'yı Freedom House'un sonraları "dijital otoriteryanizm" olarak betimlediği, siyasi muhalifleri bastırmak ve tehdit etmek üzere hükümetin sosyal medya kullanım ve izleme faaliyetlerinden istifade edilen bir yapıya dönüştürme sürecini hızlandırmıştır. Özellikle de Facebook olmak üzere sosyal medya her ne kadar siyasi tartışmalar ve haberler için önemli bir platform olabilse de, Kurulun danıştığı bağımsız uzmanlara göre "Kmerce Facebook ekosisteminde hükümeti desteklemeyen çok az miktarda içerik mevcuttur." Hun Sen'i ve hükümetini eleştiren hareketlerin göz korkutma, şiddet tehditleri ve tutuklanma tehditleri ile karşı karşıya olması, internet hayatının bir özelliği haline gelmiştir. Hükümet ayrıca, bir "Ulusal İnternet Ağ Geçidi" aracılığıyla, internetin Kamboçya'daki teknik altyapısını kontrol altına almayı teklif etmiştir. Kamboçyalı sivil toplum gruplarına göre, bu sistem internet trafiğini hükümetin sunucuları üzerinden yönlendirecek ve hükümetin sosyal medya ve internet kapatma kararlarını daha kolay hayata geçirmesini sağlayacak, internet servis sağlayıcılarını içerikleri engellemeye veya kısıtlamaya zorlayacak, hükümetin kullanıcıların internetteki hareketlerini gözetleme kabiliyetini artıracak ve operatörleri toplu veriler toplamaya ve depolamaya mecbur bırakacaktır. Posta ve Telekomünikasyon Bakanlığı, Şubat 2022'de, Ulusal İnternet Ağ Geçidi'nin hayata geçirilmesinin COVID-19 pandemisi nedeniyle ertelendiğini duyurmuştur ancak projenin kalıcı olarak iptal edildiğine dair herhangi bir belirti yoktur.
Meta, 2020 yılında, şirketin Kamboçya'daki faaliyetleriyle ilgili olarak Business for Social Responsibility'ye (BSR) yaptırdığı bir İnsan Hakları Etki Değerlendirmesinin özetini ve şirketin yanıtınıyayınlamıştır. BSR, Facebook'un "FM radyo istasyonlarının kapatıldığı ve basılı, radyo ve TV fark etmeksizin neredeyse tüm medya organlarının artık hükümet tarafından kontrol edildiği ülkedeki bilgi ve ifade özgürlüğü açısından olmazsa olmaz" olduğunu dile getirmiştir. Kurul bu vakayı göz önünde bulundururken, BSR raporun tam metnini Kurula iletmiştir. Bununla birlikte, Meta bu raporu gizli olarak sınıflandırmaya devam etmektedir. Meta, Kurulun sorularına yanıt olarak, Hun Sen'in sayfalarına ve hesaplarına ilişkin eksiksiz bir değerlendirme yürütmediğini ancak söz konusu sayfadaki bir içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle Aralık 2022'de kaldırıldığını belirtmiştir.
Meta, vakayı Kurula yönlendirirken, bir siyasi liderin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal eden bir konuşmasının platformlarında kalmasına ne zaman izin verileceğinin belirlenmesi açısından, bu vakada "Emniyet" ve "Söz Hakkı" değerleri arasındaki dengeyi tutturmanın son derece zor olduğunu ifade etmiştir. Meta, özellikle de bilgiye erişim hakkının tehlikede olduğu otoriter bir rejim bağlamında, bu tür içeriklerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hakkında Kuruldan rehberlik istemiştir.
3. Gözetim Kurulunun yetkisi ve kapsamı
Kurul, Meta'nın değerlendirmeye gönderdiği kararları değerlendirme yetkisine sahiptir (Tüzük Madde 2, Kısım 1; İç Yönetmelikler Madde 2, Kısım 2.1.1). Kurul, yayında bırakılan içeriği daha önce şikayet eden kişiden gelen itiraz üzerine Meta'nın kararını değerlendirme yetkisine de sahiptir (Tüzük Madde 2, Kısım 1; İç Yönetmelikler Madde 3, Kısım 1). Kurul, Meta'nın kararını onaylayabilir veya bozabilir (Tüzük Madde 3, Kısım 5) ve verilen karar şirket açısından bağlayıcıdır (Tüzük Madde 4). Meta ayrıca kararın paralel bağlama sahip benzer içeriklere uygulanmasının ne kadar makul olduğunu da değerlendirmelidir (Tüzük Madde 4). Kurulun kararları, bağlayıcı olmayan ancak Meta'nın yanıtlaması gereken tavsiyeler içerebilir (Tüzük Madde 3, Kısım 4; Madde 4). Meta tavsiyeler doğrultusunda harekete geçme taahhüdü verdiğinde, Kurul şirketin tavsiyeyi ne ölçüde uyguladığını izlemektedir.
4. Yetki ve rehberlik kaynakları
Kurulun bu vakadaki analizinde aşağıdaki standartlar ve emsaller bilgi kaynağı olmuştur:
I.Gözetim Kurulu kararları:
Önceki Gözetim Kurulu kararları arasında en alakalı olanlardan bazıları şunlardır:
- "Tigray İletişim İşleri Dairesi" (vaka kararı 2022-006-FB-MR)
- "ABD Eski Başkanı Trump'ın hesabının askıya alınması" (vaka kararı 2021-001-FB-FBR)
II.Meta'nın içerik ilkeleri:
Facebook'un Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardının ilke gerekçesinde, şirketin "Facebook'taki içeriklerle bağlantılı olabilecek çevrimdışı dünyada gerçekleşme potansiyeli bulunan zararları önlemeyi" amaçladığı dile getirilmektedir ve Meta'nın "insanların memnuniyetsizliklerini veya küçümsemelerini çoğu zaman ciddi olmayacak biçimde tehditle veya şiddet çağrısında bulunarak ifade ettiklerini" bildiği ancak şirketin "ciddi şiddet eylemlerini teşvik eden veya mümkün kılan ifadeleri" kaldırdığı açıklanmaktadır. Ayrıca "ciddi bir fiziksel zarar olasılığı veya kamu güvenliğine yönelik tehditler olduğuna" inandığında Meta'nın içerikleri kaldırdığı, hesapları kapattığı ve kolluk kuvvetleriyle birlikte çalıştığı belirtilmektedir. Meta, "kasıt taşımayan ifadeleri inandırıcı tehdit teşkil eden içeriklerden ayırmak amacıyla kullanılan dili ve bağlamı değerlendirmeye" çalıştığını dile getirmektedir.
Özel şahıslara, ismi verilmeyen belirli kişilere veya reşit olmayan tanınmış kişilere yönelik "ölüme yol açabilecek tehditleri" (yüksek derecede şiddet) ve "ciddi şekilde yaralanmayla (orta derecede şiddet) sonuçlanacak tehditleri" açıkça yasaklayan bu ilke, tehdit teriminin tanımına "şiddet uygulama niyeti sergileyen ifadeleri," "şiddeti savunan ifadeleri" ve "şiddet uygulamaya yönelik istek uyandıran veya koşullandıran ifadeleri" de dahil etmektedir. İlkenin nasıl uygulanacağına ilişkin dahili yönergeler de "kınama veya farkındalık yaratma bağlamında paylaşılırsa ihlalde bulunan içeriklere" izin verildiğine açıklık getirmektedir.
Kurulun içerik ilkeleri analizi, Meta'nın "çok önemli" olarak tanımladığı Söz Hakkı taahhüdü ışığında gerçekleştirilmiştir:
Topluluk Standartlarımızın amacı insanların kendilerini ifade edebileceği bir yer sunmak ve onlara söz hakkı tanımaktır. Meta olarak, bazıları katılmasa veya uygunsuz bulsa bile, insanların kendileri için önemli olan sorunları açıkça konuşabilmesini istiyoruz.
Meta, "Söz Hakkı" değerini belirttiği dört değer uğruna sınırlayabilmektedir. Bunlardan bu vakayla en alakalı olanı "Emniyet" değeridir:
Facebook'u emniyetli bir yer haline getirmeye çok önem veriyoruz. Kişilerin fiziksel güvenliğine zarar verme riskine katkıda bulunabilecek içerikleri kaldırırız. İnsanları tehdit eden içerikler, başkalarını korkutma, dışlama veya susturma potansiyeli taşır ve Facebook'ta bunlara izin verilmez.
Meta "Söz Hakkı" taahhüdünü açıklarken şunu belirtmektedir: "bazı durumlarda, normalde standartlarımıza aykırı olabilecek ancak haber değeri taşıyan ve kamu yararı gözetilerek paylaşılan içeriklere izin veriyoruz." Bu, haber değeri taşıma istisnası olarak bilinmektedir. Tüm Topluluk Standartlarına uygulanabilen genel bir ilke istisnasıdır. Meta bu istisnayı uygulamak için içerikteki kamu yararını zarar riskine karşı değerlendiren bir denge testi gerçekleştirmektedir. Meta, içeriğin "halk sağlığına veya emniyetine olası tehditlerde bulunup bulunmadığını ya da siyasi bir süreç kapsamında tartışılmakta olan bakış açılarına söz hakkı verip vermediğini" değerlendirdiğini dile getirmektedir. Hem kamu yararı hem de zarar değerlendirmesi kapsamında; devam etmekte olan bir seçimin veya çatışmanın olup olmaması ve basın özgürlüğünün olup olmaması gibi ülkeye özgü koşullar hesaba katılmaktadır. Meta, bir içeriğin sadece konuşmacının kimliği (ör. içerik sahibinin siyasetçi olması) doğrultusunda doğası gereği kamu yararına olduğu yönünde herhangi bir varsayım olmadığını ifade etmektedir. Meta, "içeriğin yayında bırakılması fiziksel, duygusal ve finansal zarar gibi bir zarar riski taşıyorsa veya kamu güvenliğini tehdit ediyorsa içeriği haber değeri taşısa dahi" kaldırdığını dile getirmektedir.
Meta, "ABD eski Başkanı Trump'ın hesabının askıya alınması" vakasına yanıt olarak, toplumsal karmaşa dönemlerinde tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesini oluşturmuştur. İlkede "tanınmış kişilerin devam eden şiddet eylemleri veya toplumsal karmaşa sırasında içerik paylaştığı durumlarda, standart kısıtlamalarımız ihlalle orantılı ya da daha fazla zarar riskini azaltmaya yeterli olmayabilir" ifadesi yer almaktadır. Kurul, bu ilkede devam eden şiddet eylemleri ve toplumsal karmaşa terimlerinin tanımlanmamış olduğuna dikkat çekmektedir. Tanınmış kişilere ait tehditlerin Meta'nın ilkelerini ihlal etmesinin daha yüksek zarar riski teşkil ettiğini kabul eden bu ilke, şirketin bu kişilerin hesaplarını kısıtlayıp kısıtlamayacağına ve kısıtlayacaksa nasıl kısıtlayacağına karar verirken kullandığı kriterlerden bazılarına yer vermektedir.
III. Meta'nın insan hakları sorumlulukları
2011 yılında BM İnsan Hakları Konseyi tarafından desteklenen BM İş Dünyası ve İnsan Haklarına Dair Rehber İlkeler (BM Rehber İlkeleri), özel işletmelerin insan haklarına yönelik sorumlulukları için gönüllülük esasına dayalı bir çerçeve tesis etmektedir. 2021 yılında Meta, BM Rehber İlkelerine uygun olarak insan haklarına riayet etme taahhüdünü tekrar tasdik ettiği Kurumsal İnsan Hakları İlkesi'ni duyurmuştur. Bu vakada Kurulun Meta'nın uluslararası sorumlulukları üzerinde gerçekleştirdiği analizler, aşağıdaki insan hakları standartları ışığında gerçekleştirilmiştir:
- Fikir ve ifade özgürlüğü hakları: Madde 19, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR), Genel Yorum No. 34, İnsan Hakları Komitesi, 2011; Rabat Eylem Planı; Fikir ve ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, raporlar: A/HRC/38/35 (2018) ve A/74/486 (2019).
- Barışçıl olarak toplanma özgürlüğü: Madde 21, ICCPR.
- Fiziksel güvenlik hakkı: Madde 9, ICCPR.
- Yaşama hakkı: Madde 6, ICCPR.
- Kamusal meselelere katılım hakkı ve oy kullanma hakkı: Madde 25, ICCPR.
5. Kullanıcı bildirimleri
Meta'nın vakayı yönlendirmesine ek olarak, bir kullanıcı da Meta'nın içeriği Facebook'ta bırakma kararı için Kurula şikayette bulunmuştur. Kullanıcı, bu itirazda, Hun Sen'in daha önce de bu tür tehditlerde bulunduğunu açıklamıştır. Kullanıcı, Temmuz 2023 genel seçimi öncesinde, Hun Sen'in başkalarına şiddet tehdidinde bulunmak ve muhalefet faaliyetlerini bastırmak için sık sık Facebook'u kullandığını özellikle belirtmiştir.
6. Meta'nın bildirimleri
Meta, değerlendirme görevlileri başta vaka içeriğinin ihlalde bulunmadığına karar vermesine rağmen, içerik ek değerlendirme için ilke ve konu uzmanlarına iletildikten sonra, şirketin içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal ettiğini belirlediğini ancak haber değeri taşıma istisnası kapsamında platformda kalmasına karar verdiğini açıklamıştır.
Meta, içerik üst birimlere iletildikten sonra, Hun Sen'in konuşmasından iki kesitin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir: bunlar, siyasi muhaliflerine "legal system" (hukuk sistemi) ile "a bat" (sopa) arasında seçim yapma teklifinde bulunması ve "gather CPP people to protest and beat you up" (protesto yapmaları ve sizi pataklamaları için CPP seçmenlerini toplarım) tehdididir. Meta, şirketin bölgesel ekibi tarafından sağlanan bilgiler dahil olmak üzere konuşmanın genel bağlamına dayalı olarak, bu beyanlardaki "siz" atıflarının Hun Sen'in Mum Işığı Partisi'ndeki ve potansiyel olarak da günümüzde lağvedilmiş olan CNRP'deki siyasi muhaliflerine yapıldığını dile getirmiştir.
Meta, haber değeri taşıma istisnasını kullanarak içeriğin Facebook'ta kalmasına izin vermenin potansiyel faydalarını zarar riskine karşı tartarken, bir saat 41 dakikalık konuşmanın büyük bölümünün Kamboçya'nın Çin ile ilişkisi ve COVID-19 pandemisi gibi yönetişim veya siyaset meseleleriyle ilgili olduğunu belirtmiştir. Meta, ülkenin lideri tarafından yapılan siyasi bir konuşmanın kamu yararı değerinin, özellikle de seçim yılında yüksek olduğunu söylemiştir. Buna karşın, şirketin değerlendirmesine göre, konuşmanın ihlalde bulunan bölümleri sadece birkaç dakika sürmüştür ve Şiddet ve Suça Teşvik ilkesinin orta derecede şiddet kategorisindedir.
Meta, özellikle de bu tehditler yerel medya tarafından haberlere taşınmadığında, hükümetlerinin potansiyel şiddete ilişkin uyarılarını duymanın halkın yararına olduğunu dile getirmiştir. Meta, şirketin bölgesel ekipleri aracılığıyla, Kamboçya halkının bir kısmının erişemediği bölgesel medyanın bu tehditleri haberlere taşıdığını, yerel medyanın ise taşımadığını öğrenmiştir. Meta, iki medya kuruluşunun, Hun Sen'in konuşmasındaki şiddet unsurları hakkında bu değerlendirmeyi destekleyen haberlerine atıfta bulunmuştur. Bunlardan biri Bangkok Post, diğeri ise Kamboçya'daki bağımsız bir haber kuruluşu olan ve yakınlarda hükümet tarafından kapatılan Voice of Democracy tarafından yayınlanmıştır. Meta, bu şartlar altında, Facebook'un "potansiyel emniyet riskleri hakkında farkındalık yaratma açısından kilit bir rol oynayabileceğine" inanmaktadır. Meta, bu bağlamla ilgili olarak, "ABD eski Başkanı Trump'ın hesabının askıya alınması" ve "Tigray İletişim İşleri Dairesi" vakalarında göz önünde bulundurulan içeriklerin aksine, bu vakadaki içeriğin devam eden şiddet veya silahlı çatışma içermediğine dikkat çekmiştir. Meta yine de yaklaşan bir seçimin olduğunu ve Hun Sen'in ve CPP'nin muhalif siyasetçileri ve medyayı bastırdığını kabul etmiştir.
Meta, bu sözleri söylediği sırada Hun Sen'in niyetini kesin olarak bilemeyeceğini açıklamıştır. Meta yine de, "CPP'nin siyasi muhaliflerini sarsmak için mahkeme süreçlerini kullandığı göz önüne alındığında, güç kullanmak yerine mahkemeleri kullanmayı tercih ettiği görülüyor, ancak bu durum gelecekteki şiddet olasılığını ortadan kaldırmıyor" demiştir. Meta, Kurulun bir sorusuna yanıt olarak, "Başbakan Hun Sen'in siyasi muhaliflerini şiddet ya da yargı sistemi ile tehdit eden konuşmalar yapma örüntüsü dahil olmak üzere" Kamboçya'daki insan hakları vaziyetinin farkında olduğunu ifade etmiştir.
Meta, vermiş olduğu kararın hem kendi değerleriyle hem de uluslararası insan hakları ilkeleriyle örtüştüğü görüşündedir. Meta, bu içeriğin kaldırma işlemi gerektirmediğini belirlemesindeki kilit etkenlerin, içeriğin bağlamı ve olası zarar ihtimalinin olmaması olduğunu dile getirmiştir. Bu vakadaki içerik, "devam eden bir silahlı çatışmayla veya şiddet olayıyla bağlantılı olmayan" ve "belirgin olmayan" bir içeriktir. Meta yine de, "olası şiddetle bağı olmayan ancak yine de otoriter bir hükümet tarafından bulunulduğunda korku iklimine katkıda bulunabilecek tehditlerin ele alınmasının zorluğunu" kabul etmiştir.
Kurul Meta'ya yazılı olarak 15 soru sormuştur. Sorular şunlarla ilgili olmuştur: Hun Sen'in sayfalarının ve hesaplarının geçmişteki ihlalleri; haber değeri taşıma istisnası uygulanırken göz önünde bulundurulan bağlamsal etkenler; Şiddet ve Suça Teşvik ilkesi uygulanırken göz önünde bulundurulan bağlamsal etkenler; Meta'nın Kamboçya'daki hükümet yetkilileriyle iletişimi; Erken Müdahale İkincil Değerlendirme çapraz kontrol listesi; Meta'nın Kamboçya'daki Kmerce içeriklerle ilgili operasyonel ve ürün çalışmaları için kaynak tahsisi. Meta tüm soruları yanıtlamıştır.
7. Herkese açık yorumlar
Gözetim Kurulu, bu vakayla ilgili 18 adet herkese açık yorum almıştır. Yorumların beşi Asya Pasifik ve Okyanusya, biri Orta ve Güney Asya, biri Latin Amerika ve Karayipler, 11'i ise Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gönderilmiştir.
Bildirimler şu temaları kapsamaktadır: Kamboçya'daki siyasi baskı ve insan haklarının göz ardı edilmesi bağlamı; Kamboçya hükümet yetkililerinin Facebook üzerinde sergilediği hareketlerin cezasız kalması; Kamboçya'da vatandaşlık haklarının giderek azalıyor olması. Kurul, Hun Sen'in tehdit ve kışkırtmalarının, siyasi muhalifler arasında bir korku iklimi yaratmaya ve Kamboçyalıları hükümeti sorgulamaktan caydırmaya yönelik sistematik bir çabanın parçası olduğunu vurgulayan sivil toplum temsilcilerinin de görüşlerini almıştır.
Bu vaka için gönderilen herkese açık yorumları okumak isterseniz lütfen buraya tıklayın.
8. Gözetim Kurulu analizi
Kurulun bu vakayı seçme nedeni, Kurula siyasi liderlerin Meta'nın platformlarını şiddeti teşvik etmek ve siyasi muhalifleri susturmak için kullanıp kullanmadığını ve bunu yaptıkları takdirde neticelerin ne olması gerektiğini inceleme fırsatı vermiş olmasıdır. Bu vaka, Kurulun stratejik önceliklerinden olan Meta'nın platformlarının devletler tarafından kullanımı ve seçimler ve kamusal alan kapsamındadır. Kurul, bu içeriğin kaldırılması gerekip gerekmediğini incelemek için Meta'nın içerik ilkelerini, değerlerini ve insan hakları sorumluluklarını analiz etmiştir.
8.1 Meta'nın içerik ilkeleriyle uyumluluk
I. İçerik kuralları
a. Şiddet ve Suça Teşvik
Kurul, bu vakadaki içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını ihlal ettiğini ve platformdan kaldırılması gerektiğini tespit etmiştir.
Kurul, paylaşılan videonun, Hun Sen'in siyasi muhaliflerine karşı hem orta derecede şiddeti (ciddi yaralanma) hem de yüksek derecede şiddeti (ölüm riski ve diğer yüksek derecede şiddet biçimleri) teşvik etme niyeti içeren açık beyanlar içerdiği görüşündedir. Bu tür beyanlar, Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini açıkça ihlal etmektedir. Geniş siyasi bağlam da varılan bu sonucu pekiştirmektedir: Hun Sen ve partisinin üyeleri, muhalefeti ve destekçilerini defalarca hem tehdit etmiş hem de onlara karşı şiddet uygulamış; bu tehditlerini iletmek için de sıklıkla sosyal medyayı kullanmışlardır. Bu şiddet ve baskı geçmişi, bu tehditleri daha inandırıcı kılmaktadır. Bu bağlamda, bu tür ifadeler bu ilkenin ağır ihlali anlamına gelmektedir. Kurulun görüşüne göre, Hun Sen'in "we don't incite people and encourage people to use force" (insanları kışkırtmıyoruz ve güç kullanmaya teşvik etmiyoruz) şeklindeki göstermelik güvencesi, konuşmada açıkça iletilen mesajla çelişmektedir ve inandırıcı değildir. Kurul, baştaki değerlendirme görevlilerinin aksi sonuca varmış olmasından endişe ve hayret duymakta fakat Meta'nın ülke uzmanlarının gönderinin Şiddet ve Suça Teşvik Standardını ihlal ettiği yönünde karar verdiğine de işaret etmektedir.
Meta, Kurulun sorularına yanıt olarak, "muhaliflere dava açma veya hukuk sistemini onlara karşı kullanma tehditleri bir fiziksel şiddet tehdidi içermediğinden, tek başlarına Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal etmeyecektir" demiştir. Meta, bu duruşunu, "bir sosyal medya platformu olarak, bir hükümetin yasal işlem kullanma tehditlerinin haksız olup olmadığını kendi başımıza belirleyecek bir konumda bulunmamaktayız" açıklamasıyla gerekçelendirmiştir.
Tehditlerin gerçekten "tek başlarına" olduğu durumlarda bu yaklaşım uygun olabilir ancak vakanın bağlamı bunun aksine işaret etmektedir. Muhaliflerine yönelik şiddet tehditlerini gerçeğe dönüştürme geçmişi olan rejimler Meta'nın platformlarını kullandığında, şirket, siyasi muhaliflere karşı hukuk sistemini kullanma tehditlerinin şiddet yoluyla tehdit etme veya göz korkutma teşkil edip etmediğini, bölgesel ekiplerine ve uzmanlığına dayanarak belirlemelidir. Mahkemelerin iktidar partisi tarafından kontrol edildiği ve muhalefeti bastırmak için düzenli olarak kullanıldığı Kamboçya bağlamında, Başbakanın hukuk sistemi aracılığıyla muhalefetin peşinde olma tehdidi, şiddet tehdidiyle eşdeğerdir. Muhalefeti "at midnight" (gece yarısı) tutuklama tehditleri, yargı sürecinin kurallarıyla tutarlı değildir. Kurul, Hun Sen'in mahkemeleri kötüye kullanması aracılığıyla gözü korkutulan hedeflerin, yukarıda da belgelendiği üzere, sonrasında fiziksel şiddetin hedefi olduğuna da dikkat çekmektedir.
b. Haber değeri taşıma istisnası
Kurul, içeriğin platformda kalmasının özündeki zarar konuşmayı ilan etmenin kamu yararından ağır bastığından, Meta'nın bu vakada haber değeri taşıma istisnası uygulamasının yanlış olduğu sonucuna varmaktadır.
Meta'nın haber değeri taşıyan içerik yaklaşımına göre, bir içeriğin sadece konuşmacı doğrultusunda doğası gereği haber değeri taşıdığı yönünde herhangi bir varsayım yoktur. Meta, karar gerekçesinde, bu vakada haber değeri istisnasını uygulamaya karar verirken şirketin içeriğin kendisi dışında çeşitli faktörleri tarttığını bildirmiştir. Meta, "bağımsız ve özgür bir basının olmaması, Hun Sen'in siyasi muhalefete baskı uyguladığına dair haberler ve insan hakları kuruluşlarının raporları da dahil olmak üzere, Kamboçya'daki ülkeye özgü koşullar ve siyasi yapıyı" göz önünde bulundurmuştur.
Meta, Kurulun sorularına yanıt olarak, söz konusu tehditlerin yerel basında yer almamasının, içeriğin Kamboçya halkına yönelik bir uyarı olarak kamu yararı değeriyle doğrudan ilgili olduğunu dile getirmiştir. Varılan bu sonuç, şirketin bölgesel medya bu tehditleri haberlere taşırken, konuşmaya dair yerel haberlerde tehditlerden bahsedilmemiş olması şeklindeki değerlendirmesine dayalı olmuştur. Kurul, bu değerlendirmeyi desteklemek üzere Meta'nın atıfta bulunduğu medya kuruluşlarından olan ve kendisini "yerel bağımsız bir medya kuruluşu" olarak tanıtan Kamboçya merkezli Voice of Democracy'nin, Hun Sen'in konuşmasındaki şiddet içerikli tehditleri haberlere taşıdığına ve Şubat 2023'te kapatıldığına dikkat çekmektedir. Uzmanlar tarafından sağlanan bir rapora göre, Kamboçya'daki "uygun" hedef kitlenin (yani 13 yaş ve üstü kişilerin) %82,6'sı, 2023 yılında Facebook kullanmaktadır. Sosyal medya kullanımının nedenlerinden bahseden Freedom House, 2018 genel seçimlerinin ardından internetin "Kamboçyalılar için temel haber ve bilgi kaynaklarından biri haline geldiğini ve sosyal medyanın hükümet etkisinden uzak, daha çeşitli içeriklerin çoğalmasını sağladığını" bildirmiştir. Meta'ya göre, konuşmadaki "tehditlerin kısmen muğlak olması," şirketin "insanların siyasi konuşmalardan haberdar olmasına olanak tanımanın yüksek kamu yararı değeri, zarar riskinden daha ağır basmaktadır" ve haber değeri taşıma istisnasını gerektirir şeklindeki kararının etkenlerinden biri olmuştur.
Kurul, siyasi liderlerin ihlalde bulunan konuşmalarını değerlendirirken hassas bir denge tutturulması gerektiğinin bilincindedir. Kamboçya'da insanların sosyal medyaya fazlasıyla bel bağlamasına ek olarak, hükümet ülkedeki neredeyse tüm bağımsız geleneksel medya kuruluşlarını kapatmış ve halkın diğer kanallardan bağımsız ve tarafsız haber almasını zorlaştırmıştır. Ayrıca, Kamboçya halkının liderlerinin muhaliflere karşı tehditler savurduğunu görebilmesi gerektiğine dair güçlü bir şeffaflık argümanı olmakla birlikte, Kurul, Kamboçya'da yaşayanların çoğunluğunun, Hun Sen rejimi üyelerinin rutin bir şekilde bu tür konuşmalar yaptığını bileceğine dikkat çekmektedir.
Ancak Hun Sen'in sosyal medyadaki erişimi hesaba katıldığında, platformda bu tür konuşmalara izin verilmesi, kendisinin tehditlerinin daha geniş bir alana yayılmasını mümkün kılmaktadır. Bu ayrıca, tehditleri ve göz korkutma çabalarını güçlendirmek suretiyle, Meta'nın platformlarının bu amaçla istismar edilmesiyle ve bu tehditlere katkıda bulunmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu içerik, Hun Sen'in tehditlerini haberlere taşıyan üçüncü taraflarca paylaşılan bir gönderi değil, Hun Sen'in resmi Facebook hesabında bu tehditleri ileten bir gönderidir.
Kurul, bir siyasi liderin bağımsız medya ve siyasi muhalefet aleyhine yürütmekte olduğu taciz ve göz korkutma kampanyasının; haber değeri taşıma değerlendirmesinde, ihlalde bulunan bir içeriğin kaldırılmamasını ve hesabın cezalardan kaçınmasını sağlayacak bir etken olabilmesinden endişe etmektedir. Bu tür davranışlar ödüllendirilmemelidir. Meta, haber değeri taşıma istisnasını göz önünde bulundururken basın özgürlüğüne daha fazla ağırlık vermeli; bir hükümetin basın özgürlüğünü sınırlayarak kendi içeriklerinin haber değerini artırdığı durumlarda, hükümetin konuşmalarına haber değeri taşıma istisnası uygulamamalıdır.
Ayrıca göründüğü kadarıyla Meta'nın duruşu, ihlalde bulunan bu içeriği görüntüleyen kişilerin bu içeriği gerçekten suça teşvik olarak yorumlayacağını ve onaylamayacağını varsaymaktadır. Ancak Kamboçya'da bu onaylamama görüşünün ifade edilebileceği sınırlı fırsatlar vardır ve ihlalde bulunan bu içeriğin platformda kalmasına izin verilmesi, siyasi liderlerin şiddet içerikli konuşmalarını daha da normalleştirme riski taşımaktadır. Bu vakada haber değeri taşıma istisnasının uygulanması, tartışmalara bilgi sağlamak yerine, Hun Sen'in medya üzerindeki hakimiyetinin caydırıcı etkisini daha da artırarak kamusal söylemi olumsuz etkileyecektir.
Meta'nın haber değeri taşıyan içeriklere yaklaşımı, kamu yararı ile zarar riski arasında bir denge kurar. Ancak Kurul, tanınmış kişilerin doğrudan şiddet teşviki için Meta'nın platformlarını kullandığı durumlarda, bu dengeleme testinin gereklerinin yerine getirilemeyeceği görüşündedir. Suça teşvik eden konuşmada yeterli kamu yararı olduğu takdirde, üçüncü taraf gazeteciler bunu bir şekilde haberlere taşıyacaktır. Tanınmış bir kişinin şiddet teşvikini herhangi bir destek vermeksizin haberlere taşıyan, bu konuda farkındalık yaratan, bunu kınayan veya bunu yorumlayan içerikler yasaklanmamalıdır ancak Meta, sırf haber değeri taşıdıkları gerekçesiyle, doğrudan suça teşvik eden söylemlerin platformlarında kalmasına izin vermeye devam etmemelidir.
II. Yaptırım işlemi
Kurul, bu vakada haber değeri taşıma istisnasının geri çekilmesi ve içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırılması gerektiğini savunmaktadır. Meta'nın platformlarının, bu vakada olduğu gibi özellikle de seçim döneminde siyasi muhalefeti bastırma amaçlı şiddet ve misilleme tehditlerini güçlendirmek üzere kullanılmaması hayati öneme sahiptir. Kurul buna ek olarak; ihlalin önem derecesi, Kamboçya'daki siyasi bağlam, hükümetin insan hakları ihlallerinde bulunma geçmişi, Hun Sen'in muhalifleri aleyhine şiddeti teşvik etme geçmişi ve kendisinin bu tür tehditleri güçlendirmek için sosyal medyayı kullanma biçimi hesaba katıldığında; Meta'nın Kamboçya Başbakanı'nın resmi Facebook sayfasını ve Instagram hesabını derhal askıya alması gerektiği sonucuna varmaktadır. İlk askıya alma cezasının süresini belirlemek Kurulun görevi olmamakla birlikte; Kurul, Meta'nın durumu gözden geçirmek ve kesin bir süre belirlemek için yeterli zamana sahip olabilmesi adına, sayfanın ve hesabın en az altı ay süreyle askıya alınması gerektiğini savunmaktadır. Bunun yanı sıra Meta, askıya alma süresi bitmeden önce, alakalı bilgileri paylaşmaları için yerel paydaşları da davet ederek, kamu emniyetine yönelik riskin ortadan kalkıp kalkmadığını belirlemek üzere bir değerlendirme yürütmelidir.
Meta, Kurulun "ABD eski Başkanı Trump'ın hesabının askıya alınması" vakasındaki tavsiyelerine verdiği yanıtlar kapsamında, tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesini oluşturmuştur (Yukarıdaki Kısım 4'e bakın). Bu ilke, "tanınmış kişilerin devam eden şiddet eylemleri veya toplumsal karmaşa sırasında içerik paylaştığı durumlar" için geçerlidir. Kurul, arkaplandaki yaygın siyasi baskı ve siyasi muhaliflere yönelik tekrarlanan şiddet eylemleri ışığında, Meta'ya katılmamaktadır ve Kamboçya'daki 2023 seçimlerine giden sürecin devam eden şiddet teşkil ettiği görüşündedir.
Kurul, ilke her ne kadar 6 Ocak 2021 tarihinde ABD Kongre Binasına yapılan saldırının sonrasında oluşturulmuş olsa da, bu ilkenin Meta'nın "tanınmış kişilerin devam eden şiddet eylemleri veya toplumsal karmaşa sırasında içerik paylaştığı durumlarda, standart kısıtlamalarımız ihlalle orantılı ya da daha fazla zarar riskini azaltmaya yeterli olmayabilir" şeklinde ifade ettiği durumlarda bir çerçeve sağlamak üzere geliştirildiğine dikkat çekmektedir. İlkede "devam eden şiddet" ve "toplumsal karmaşa" terimleri tanımlanmamış olmakla birlikte, bu vaka açıkça ilkenin özüyle paraleldir. Devam eden şiddet, sadece tek bir sürekli şiddet olayı veya toplumsal karmaşa dönemi olduğunda değil, aynı zamanda siyasi liderlerin yaygın baskı ve tekrarlanan şiddet eylemleri yoluyla memnuniyetsizlikleri ve toplumsal karmaşayı önceden bastırmak için devlet destekli şiddet tehdidini kullandıkları toplumsal "barış" dönemlerinde de söz konusudur. Kurul, Meta'nın bu ilkenin platformlarında içerik yayınlayan tanınmış kişiler için hangi durumlarda geçerli olması gerektiğini kamuoyuna açıklamasını gerekli görse de, ilkenin bu vakada geçerli olduğu görüşündedir.
Bu ilke kapsamında bir kısıtlamanın uygulanması için üç kriter vardır. Birincisi, ihlalin önem derecesi ve tanınmış kişinin Meta'nın platformlarındaki geçmişidir. Kurul, insanların evlerine saldırganlar göndermeyi teşvik etmenin en yüksek önem derecesinde olduğu görüşündedir. Hun Sen'in geçmişte muhaliflerine karşı hem platformlarda hem de platformların dışında şiddeti başarıyla teşvik etmiş olması ve bir içeriğinin Aralık 2022'de Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle sayfasından kaldırılmış olması da bunu pekiştirmektedir. İkinci kriter, tanınmış kişinin, şiddet eylemlerine karışan kişiler üzerindeki potansiyel nüfuz seviyesi ve bu kişilerle ilişkisidir. Bu husus da yine en yüksek derecededir. Hun Sen; kendi partisi, askeriye, kolluk kuvvetleri ve Kamboçya yargısı üzerinde tam kontrol sahibi olan ve nüfusun önemli bir kısmının üst seviye sadakat duyduğu bir Başbakandır. Hem konuşmalarının hem de önceki teşviklerinin hedeflerine yönelik şiddet eylemleriyle sonuçlanması, kendisinin nüfuzunu açıkça göstermektedir. Son olarak, şiddet eyleminin önem derecesi ve ilgili fiziksel zarar kriteri de karşılanmıştır. Bu konuşma silahlı saldırıları teşvik etmiştir ve kendisinin geçmişteki teşvikleri ölümlerle sonuçlanmıştır. Kurul, Hun Sen'in konuşmasındaki tehditlerin "belirgin olmadığı" yönünde Meta'nın vardığı sonucun aksine, kendisinin en az bir siyasi muhalefet üyesine adıyla atıfta bulunduğuna da dikkat çekmektedir.
Meta, bir siyasi liderin platformlarında askıya alınıp alınmayacağını ve askıya alma süresini göz önünde bulundurmak üzere ilke kapsamında listelenen etkenlere ek olarak, platformdaki davranışları değerlendirirken söz konusu ülkenin siyasi bağlamını ve insan hakları vaziyetini de hesaba katmalıdır. Bu vakada değerlendirilen içeriği veya benzerlerini bağlamından kopararak tek bir Meta ilkesinin ihlali olarak görmek, bu konuşmanın ve benzerlerinin çevrimdışı şiddeti de içeren, devamlı ve hesaplanmış bir gözdağı verme çabasının parçası olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Dahası, gerçekleşen şiddet eylemleri de sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin ciddiyetini onaylamakta ve platformun dışındaki bu eylemlere platformda önem kazandırmaktadır. Bu kararda daha önce de değinildiği üzere; Hun Sen, muhalefete yönelik örtülü ve açık tehditlerini güçlendirmek ve kontrolünün devamına tehdit olarak gördüğü herkese gözdağı vermek için sosyal medyayı kullanmayı alışkanlık haline getirmiştir.
Kurula sunulan bilgilere bakıldığında; Hun Sen'in sosyal medyayı muhaliflerine yönelik tehditleri güçlendirmek, bunları daha geniş bir alana yaymak ve Meta'nın platformlarına erişemediği bir senaryoya kıyasla daha fazla zarar vermek için kullandığı açıkça görülmektedir. Hun Sen'in platformları siyasi muhalefete karşı şiddeti teşvik etmek için kullanması; kendisinin geçmişiyle, hükümetinin insan hakları ihlalleriyle ve yaklaşan seçim bağlamıyla birlikte ele alındığında, derhal işlem gerektirmektedir. Kurul, bu vakadaki içeriğin, Facebook ve Instagram'da derhal askıya almayı gerektiren ciddi bir ihlal olarak görülmesi gerektiği görüşündedir.
Kurul, şu anda bir devlet yetkilisi veya bu kişinin resmi sayfası ya da hesabı askıya alındığında veya içeriği kaldırıldığında şirketin kamuyu bilgilendirmediğine dikkat çekmektedir. Bir devlet yetkilisinin resmi sayfası veya hesabı askıya alındığında, Meta bu işlemi ve şirketin gerekçesini duyurmalıdır. Meta; araştırma, yasal işlemler, gazetecilik erişimi ve tartışma amacıyla, kaldırılan içerikleri muhafaza etme seçeneğini de göz önünde bulundurmalıdır.
8.2 Meta'nın insan hakları sorumluluklarıyla uyumluluk
Kurulun yukarıda da tespit ettiği üzere, Meta'nın kendi ilkeleri, Hun Sen'in gönderisinin kaldırılmasını şart koşmuştur. Kurul ayrıca, Meta'nın toplumsal karmaşa dönemlerinde tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesinin, Hun Sen'in Meta'nın platformlarında askıya alınmasını haklı çıkardığı sonucuna varmıştır. Bu içeriğin Facebook'ta kalmasına izin verilmesi ve Hun Sen'in Meta'nın platformlarını şiddeti teşvik etmek için sürekli olarak kullanması, şirketin insan hakları sorumluluklarıyla ters düşmektedir. Bu husus; Kamboçya'da oy kullanma ve kamusal meselelere katılma hakkı (ICCPR, Madde 25), barışçıl olarak toplanma hakkı (ICCPR, Madde 21), fiziksel güvenlik hakkı (ICCPR, Madde 9) ve yaşama hakkı (ICCPR, Madde 6) açısından teşkil ettiği risk nedeniyle bilhassa geçerlilik taşımaktadır. Kurul, aşağıdaki analizde, bu konuşma kısıtlamasını Meta'nın ifade özgürlüğünü koruma sorumluluğu (ICCPR, Madde 19) ışığında değerlendirmektedir.
İfade özgürlüğü (Madde 19 ICCPR)
Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) Madde 19, paragraf 2; siyaset, kamusal meseleler ve insan hakları konuları dahil olmak üzere, "başkalarına aktarılabilen her türlü fikir ve görüşün ifade edilmesini ve alınmasını" korumaktadır (Genel Yorum No. 34 (2011), İnsan Hakları Komitesi, paragraf 11-12). Dahası, BM İnsan Hakları Komitesi, "kamusal ve siyasi meseleler hakkındaki bilgilerin ve fikirlerin vatandaşlar, adaylar ve seçilmiş temsilciler arasında serbest bir şekilde iletilebilmesi esastır" ifadesini dile getirmiştir (Genel Yorum No. 34, paragraf 20).
Bir devlet tarafından ifade özgürlüğüne getirilecek her türlü kısıtlama yasalara uygun olma, meşru amaç ve gerekli ve orantılı olma koşullarını karşılamalıdır (Madde 19, paragraf 3, ICCPR). Bu gereklilikler sıklıkla "üç bölümden oluşan test" olarak anılmaktadır. Kurul, hem değerlendirilmekte olan içerik kararının kendisiyle ilgili olarak hem de Meta'nın genel içerik yönetişimi yaklaşımını ele alarak, Meta'nın gönüllü olarak verdiği insan hakları taahhütlerini yorumlamak üzere bu çerçeveyi kullanmaktadır. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü'nün dile getirdiği gibi, "şirketler devletlerle aynı yükümlülükleri taşımasa da etkileri gereği kullanıcıların ifade özgürlüğünü koruma noktasında aynı soruları değerlendirmeleri gerekir" (A/74/486, paragraf 41). Kurul bu vakada, hem içeriğin kaldırılması hem de Hun Sen'in hesaplarının askıya alınması kararlarının, Meta'nın ilkelerince haklı olmanın yanı sıra, şirketin ifade özgürlüğünü koruma sorumluluklarıyla tutarlı olup olmadığını değerlendirmek için üç bölümden oluşan testi uygulamıştır.
I. Yasalara uygun olma (kuralların netliği ve erişilebilirliği)
Uluslararası insan hakları hukukunun yasalara uygun olma prensibi, ifade özgürlüğünü sınırlayan tüm kuralların net ve herkesçe erişilebilir olmasını şart koşmaktadır (Genel Yorum No. 34, paragraf 25). İfade özgürlüğünü kısıtlayan kurallar, "ifade özgürlüğü kısıtlamalarının uygulanmasından sorumlu kişi veya kuruluşlara ifade özgürlüğünün kısıtlanması konusunda sınırsız bir takdir hakkı veremez" ve "kurallar uyarınca hangi tür ifadelerin kısıtlandığını ve hangilerinin kısıtlanmadığını açıkça anlayabilmeleri için ifade özgürlüğü kısıtlanan kişilere yeterli rehberlik sağlamalıdır" (aynı belge). Çevrimiçi ifadeleri yöneten kurallara uygulandığında, ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü bunların net ve belirgin olması gerektiğini söylemiştir (A/HRC/38/35, paragraf 46). Meta'nın platformlarını kullanan kişiler kurallara erişebilmeli ve kuralları anlayabilmeli, içerik değerlendirme görevlileri de kuralların nasıl uygulanacağına dair net rehberliğe ulaşabilmelidir.
Kurul, Hun Sen'in ve kendisinin sosyal medyadaki varlığını yönetenlerin, içeriğin özellikle de yaklaşan bir seçim bağlamında Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardının tehditkar konuşma yasağını ihlal ettiğini kolayca belirleyebileceği görüşündedir. Kendisini eleştirenleri "bat" (sopa) ile ve partililerce pataklanmakla tehdit etmesi, herhangi bir muğlaklığa yer bırakmayacak şekilde kurala aykırıdır. Benzer şekilde, Meta'nın tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesi, devam eden şiddet bağlamıyla birlikte ele alındığında, tanınmış kişilerin şiddete ve fiziksel zarara yol açan ağır ihlallerinin, askıya alma cezalarını haklı çıkardığını açıkla dile getirmektedir. Kurul, yukarıda da değinildiği üzere, ilkenin şu anki metninin bu vaka için geçerli olduğu görüşündedir. Ancak Meta, herkesin ulaşabileceği şekilde ilkenin kapsamına açıklık getirmelidir.
II. Meşru amaç
Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardı, "internet dışındaki potansiyel zararı önlemeyi" amaçlamakta ve "ciddi bir fiziksel zarar riski veya kamu güvenliğine yönelik tehditler" oluşturan içerikleri kaldırmaktadır. Ayrıca, şirketin "standart kısıtlamalarımız ihlalle orantılı ya da daha fazla zarar riskini azaltmaya yeterli olmayabilir" şeklinde tanımladığı durumlarda, Meta'nın tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesi geçerlilik kazanmaktadır. İnsanların emniyetini sağlamak için platformdaki şiddet çağrılarının ve keyfi tutuklama tehditlerinin yasaklanması, başkalarının yaşama hakkını (ICCPR, Madde 6) ve keyfi tutuklama ve gözaltı kararlarına karşı fiziksel güvenlik hakkını (ICCPR, Madde 9 paragraf 1) koruduğundan, Madde 19 paragraf 3 kapsamında meşru bir amaç teşkil etmektedir. Bu iki ilke, özellikle de seçimin yaklaştığı dönemlerle başkalarının barışçıl olarak toplanma hakkını (ICCPR, Madde 21) ve oy kullanma ve kamusal meselelere katılma hakkını (ICCPR, Madde 25) koruma noktasında da meşru bir amaca hizmet edebilmektedir.
III. Gerekli ve orantılı olma
Gerekli ve orantılı olma prensibi uyarınca, ifade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama "koruyucu işlevini yerine getirmeye uygun olmalıdır; koruyucu işlevini yerine getirebilecek araçlar arasında en az müdahaleci olanı olmalıdır ve korunanların çıkarı açısından orantılı olmalıdır" (Genel Yorum No. 34, paragraf 34).
Kurul, şiddet içerikli içeriklerin doğurduğu riskleri analiz ederken, genellikle Rabat Eylem Planı'nda açıklanan altı faktörlü testi rehber olarak kullanır. Bu test düşmanlığı, ayrımcılığı veya şiddeti teşvik eden ulusal, ırksal veya dini nefretin savunuculuğunu ele almaktadır. Kurul, özellikle konuşmacı, bağlam ve konuşma eyleminin kapsamı olmak üzere ilgili etkenlerin aşağıda daha detaylı şekilde açıklanan bir değerlendirmesine dayanarak, Hun Sen'in suça teşvik eden içeriğinin kaldırılmasının, yakın ve olası zarar teşkil ettiği için Meta'nın insan hakları sorumluluklarına uygun olduğu görüşündedir. İçeriğin kaldırılması; muhalefet üyeleri dahil olmak üzere insanların yaşama ve fiziksel güvenlik haklarını potansiyel şiddetten ve zulümden koruma noktasında, ifade özgürlüğüne getirilen gerekli ve orantılı bir sınırlamadır.
Paylaşılan videoda yer alan konuşma, Kamboçya'da 1985 yılından bu yana iktidarda olan ve önemli bir erişim ve otoriteye sahip olan devlet başkanı tarafından yapılmıştır. Buradan bakıldığında bu konuşma, devlet eylemi teşkil etmektedir. Vakanın arkaplanı kısmında yansıtıldığı üzere, Hun Sen hükümetinin, memnuniyetsizliğini dile getirenleri ve muhalefet üyelerini susturmak ve onlara zulmetmek için hem fiziksel şiddet eylemlerini hem de Kamboçya yargı sistemini kullandığı bildirilmiştir. "ABD eski Başkanı Trump'ın hesabının askıya alınması" vaka kararında (2021-001-FB-FBR) bahsedildiği üzere, bu etkenler hem kendisinin ifadeleriyle ilişkili zarar riskini hem de sözlerinin kamu yararı değerini artırmaktadır.
Kamboçya'da Temmuz 2023'te yapılacak parlamento seçimlerine altı aydan biraz fazla bir süre kala yapılan konuşmada, seçim ve ulusal altyapı konularının da aralarında bulunduğu, kamuoyunu ilgilendiren meseleler ele alınmıştır. Kurul, Kamboçya'daki insanların bu meseleler hakkındaki bilgilere, diğer sosyal medya hesapları ve konuşmayı tehditlerden bahsetmeden ileten haberler de dahil olmak üzere başka yollarla erişebildiğine değinmektedir. Ancak bağlama bakıldığında silah olarak kullanımına atıfta bulunulduğu açık olan "bat" (sopa), "sending gangsters to [your] house" (evinize gangsterler göndermek) ve gece yarısı tutuklamalarını içeren "legal action" (yasal işlem) gibi terimlerin kullanımı ve bu sırada doğrudan muhalefet liderlerine hitap edilmesi, siyasi memnuniyetsizliği bastırma ve muhalefeti zayıflatma amacıyla insanların şiddete teşvik edildiğini ve keyfi tutuklama tehditleri savrulduğunu göstermektedir.
Meta, karar gerekçesinde, bu vakadaki içeriğin "belirgin olmayan" ve "devam eden bir silahlı çatışmayla veya şiddet olayıyla bağlantılı olmayan" bir içerik olduğunu savunmuştur. Kurul, Meta'nın bu tehditleri belirgin olmayan tehditler olarak görmesini kabul etmemektedir. Dolaylı atıflar, kendi bağlamında incelendiğinde, belirli anlamlara gelecek şekilde anlaşılabilmektedir. Buradaki tehdit, yaklaşan seçimler ve Hun Sen'in siyasi muhaliflerinin hedef olarak belirlenmesiyle daha da keskinleşmiştir. Buna ek olarak Kurul, Hun Sen'in destekçilerinin şiddet ve muhaliflerin gözünü korkutma geçmişi hesaba katıldığında, Başbakan tarafından yapılan herhangi bir şiddet çağrısının inandırıcı olacağı ve caydırıcı bir etki yaratacağı görüşündedir. Kamboçya hükümetinin hem yumuşak güçlere sahip olması hem de şiddet araçları üzerindeki tam kontrolü göz önüne alındığında, bu durumun geçerliliği daha da netleşmektedir.
Seçimler demokrasinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kurul da Kamboçya'da yaklaşan parlamento seçimlerini dikkate almaktadır. Herkese açık yorumların vurguladığı üzere, Hun Sen'in konuşması "hem Temmuz 2023 seçimleri öncesinde Kamboçya'daki kötü insan hakları vaziyeti ve demokrasi açığı hem de siyasi muhalif olarak algılanan kişiler aleyhine devam eden şiddet ve baskılar bağlamında değerlendirilmelidir" ve bu durum "insan hakları ihlalleri ve ilgili kişilere yönelik diğer zararlar açısından gerçek bir risk oluşturmaktadır" (ICJ yorumu, PC-11038; ayrıca bkz. HRF yorumu, PC-11041). BM Özel Raportörü'nün Kamboçya'daki insan hakları durumu hakkındaki 2022 raporu, 2022'deki yerel seçimlere çok sayıda siyasi partinin katılmasının "hakiki olmaktan ziyade göstermelik" olduğu konusunda uyarmış ve 2017 seçimlerinden beri "demokratik çoğulculuğun şartları büyük ölçüde zedelenmiştir ve tek parti yönetiminin dayatılması siyaset arenasını ezip geçmiştir" ifadesini kullanmıştır.
Kurula göre; siyasi baskı, şiddet ve göz korkutma geçmişi olan bir devlet yetkilisinin seçim öncesinde yaptığı bu konuşma, hem şiddeti teşvik etmek hem de memnuniyetsizliğini dile getirenleri ve muhalefeti sindirmek ve susturmak için daha geniş bir kampanyaya katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle Kurul, ifade özgürlüğünü daha az kısıtlayacak başka bir önlem insanların haklarını korumak için uygun olmayacağından, içeriğin Şiddet ve Suça Teşvik ilkesi kapsamında kaldırılmasının gerekli olduğu görüşündedir. Kurul, bu vakada etkilenen insan haklarının zarar görmesinin olasılığı ve yakınlığı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu kaldırma işleminin orantılı olduğu sonucuna varmıştır.
Kurul, Hun Sen'in insan hakları ihlallerinde bulunma, siyasi muhaliflerinin gözünü korkutarak onlara baskı uygulama ve tehditlerini güçlendirmek için sosyal medyayı kullanma geçmişi bağlamında, bu vakada başkalarının haklarına saygı duyma şartının yerine getirilebilmesi için içeriği kaldırmanın tek başına yeterli olmayacağı ve kendisinin hesaplarının askıya alınması gerektiği görüşündedir. Sadece içeriğin kaldırılması, gelecekteki ihlalleri ve şiddete teşviki önlemek açısından hiçbir işe yaramayacak, dolayısıyla yakın geçmişteki bağlam ve yaklaşan seçimler göz önüne alındığında büyük tehlike oluşturacaktır. Dolayısıyla Kurul, Hun Sen'in resmi Facebook sayfasının ve Instagram hesabının askıya alınmasının da orantılı olduğu görüşündedir.
9. Gözetim Kurulu kararı
Gözetim Kurulu, Meta'nın içeriği yayında bırakma kararını bozmakta ve gönderinin kaldırılmasını şart koşmaktadır.
10. Tavsiyeler
A. İçerik ilkesi
1. Meta, tanınmış kişilere ait hesapları kısıtlama ilkesinin, vatandaşların devletlerinden devamlı olarak misilleme amaçlı şiddet tehdidi altında olduğu bağlamlar için de geçerli olduğuna açıklık getirmelidir. İlkenin sadece münferit toplumsal karmaşalarla ve şiddet olaylarıyla sınırlı olmadığı ve siyasi ifade özgürlüğünün devlet tarafından önceden bastırıldığı veya şiddetle ya da şiddet tehditleriyle yanıtlandığı durumlarda da geçerli olduğu açıkça belirtilmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlamaya yönelik herkese açık çerçevesinin, bu açıklamaları yansıtacak şekilde güncellemesi olacaktır.
2. Meta, doğrudan şiddeti teşvik eden içeriklerin mevcut ilke istisnalarına tabi olmayacağını ve haber değeri taşıma istisnasından yararlanmaya uygun olmadığını belirterek haber değeri taşıma istisnasını güncellemelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın haber değeri taşıyan içerikler hakkında, istisnanın bu sınırlamasını açıkça belirten güncellenmiş bir ilke yayınlaması olacaktır.
B. Yaptırım
3. Meta'nın toplumsal karmaşa dönemlerinde tanınmış kişilerin hesaplarını kısıtlama ilkesi uyarınca, Meta, Kamboçya Başbakanı Hun Sen'in Facebook sayfasını ve Instagram hesabını en az altı ay süreyle derhal askıya almalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın hesapları askıya alması ve bunu yaptığını herkese açık şekilde duyurması olacaktır.
4. Meta, değerlendirmelere öncelik verme sistemlerini güncelleyerek, devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine ait olan ve Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini ihlal etme potansiyeli barındıran içeriklerin derhal insan incelemesinden geçebilmesi için bu içeriklere tutarlı bir şekilde öncelik verilmesini sağlamalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın değerlendirme sıralama sistemlerindeki değişikliklere ilişkin detayları açıklaması ve bu değişikliklerin hem bu içeriğin hem de devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine ait benzer içeriklerinin değerlendirilmesini nasıl güvence altına alacağını göstermesi olacaktır.
5. Meta, ürünlerde ve/veya operasyon yönergelerinde, uzun videoların daha doğru bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacak güncellemeler uygulamalıdır (ör. ihlalin zaman damgasını tahmin etmek üzere algoritmalar kullanma, videonun uzunluğuyla orantılı bir değerlendirme süresi sağlama, videoların 1,5 kat veya 2 kat daha hızlı oynatılmasına imkan tanıma vb.). Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın yeni uzun video moderasyonu prosedürlerini ve uzun videolar için değerlendirme doğruluğundaki iyileştirmeleri gösteren ölçümleri Kurulla paylaşması olacaktır.
C. Şeffaflık
6. Meta, hem Başbakan Hun Sen vakasında hem de devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine karşı hesap düzeyinde uygulanan tüm işlemlerde, işlemin kapsamını ve kararın ardındaki gerekçeyi herkese açık şekilde bildirmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın Hun Sen için bu bilgileri açıklaması ve gelecekte devlet başkanlarına ve üst düzey hükümet üyelerine karşı uygulanacak tüm yaptırımlar için bunu yapmaya devam etme taahhüdü vermesi olacaktır.
*Prosedür notu:
Gözetim Kurulunun kararları beş Üyeden oluşan alt kurullar tarafından hazırlanmaktadır ve Kurulun çoğunluğu tarafından onaylanma şartı aranmaktadır. Kurul kararları, tüm Üyelerin kişisel görüşlerini yansıtmayabilir.
Bu vaka kararında, Kurul adına bağımsız araştırmalar yürütülmüştür. Hem merkezi Gothenburg Üniversitesi'nde bulunan ve altı kıtadan 50'yi aşkın sosyal bilimciden oluşan ekibiyle faaliyet gösteren bağımsız bir araştırma enstitüsü hem de dünyanın dört bir yanından 3200'ü aşkın ülke uzmanı Kurula yardımcı olmuştur. Jeopolitik, güven, emniyet ve teknolojinin kesişimine odaklanan Duco Advisors danışmanlık firması da Kurula yardımlarını sunmuştur. Sosyal medya trendleri hakkında açık kaynaklı araştırmalar yürüten Memetica kuruluşu da analizlerini temin etmiştir. Dil uzmanlığı; bünyesinde 350'den fazla dili akıcı konuşabilen ve dünyanın dört bir yanındaki 5000 farklı şehirden çalışan uzmanlar barındıran Lionbridge Technologies LLC şirketi tarafından sağlanmıştır.
Volver a Decisiones de casos y opiniones consultivas sobre políticas