प्रकाशित
Tehlikeli Olduğu Belirlenen Kişilere "Shaheed" (Şehit) Şeklinde Atıfta Bulunma
26 मार्च 2024
Bu ilke danışma görüşü, Meta'nın "shaheed" (şehit) sözcüğünü modere etme yaklaşımını analiz etmekte ve Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin ifade özgürlüğüne etkisi hakkında önemli soruları gündeme getirmektedir.
Yönetici Özeti
Kurul, Meta'nın tehlikeli olduğu belirlenen kişilere "shaheed" (şehit) terimini kullanarak atıfta bulunan içerikleri modere etme yaklaşımının, ifade özgürlüğünü orantısız bir şekilde kısıtladığı görüşündedir. Meta, "shaheed" teriminin "tehlikeli" olarak belirlenen kişilere atıfta bulunan her türlü kullanımını ihlal olarak yorumlamaktadır ve içeriği kaldırmaktadır. Meta'ya göre "shaheed" terimi, Topluluk Standartları kapsamında şirketin platformlarındaki herhangi bir diğer sözcüğe veya sözcük öbeğine kıyasla daha fazla içerik kaldırma işlemine sebep olmuştur. Terörist şiddet eylemleri masum insanların hayatını mahvetmek, insan haklarını engellemek ve toplumlarımızın dokusunu baltalamak gibi ağır sonuçlara yol açmaktadır. Ancak içeriklerin gereksiz yere kaldırılmasının etkisiz olabileceği ve hatta ters etki yaratabileceği göz önünde bulundurulduğunda, bu tür şiddet eylemlerini önlemek için ifade özgürlüğüne getirilen her türlü sınırlama gerekli ve orantılı olmalıdır.
Kurulun tavsiyelerinin başlangıç noktası olan bakış açısı, Meta'nın platformlarının şiddet eylemlerini teşvik etmek veya insanları bu eylemlerde bulunmak üzere toplamak için kullanılmadığından emin olmak için etkili çalışmalar yürütmesinin zorunlu olduğudur. "Shaheed" kelimesi bazen aşırı uç görüşlüler tarafından, şiddet içerikli terör eylemlerinde bulunurken ölen kişileri övmek veya yüceltmek için kullanılmaktadır. Ancak Meta'nın bu tehdide verdiği yanıta, ifade özgürlüğü dahil olmak üzere tüm insan haklarına saygı gösterme sorumluluğu da rehberlik etmelidir.
Kurulun bu ilke danışma görüşünü sonlandırma aşamasında olduğu 7 Ekim 2023 tarihinde, Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında 1. Kategori örgüt olarak belirlenen Hamas, İsrail'e yapılan ve tahminen 1200 kişinin ölümü ve yaklaşık 240 kişinin rehin alınmasıyla sonuçlanan, eşi benzeri görülmemiş terörist saldırılara öncülük etmiştir (İsrail Dışişleri Bakanlığı). Haberlere göre, 6 Şubat 2024 itibarıyla, Ocak ayının başlarında Hamas'ın esir tuttuğu tahmin edilen 136 rehineden en az 30'unun hayatını kaybettiğine inanılmaktadır. Meta, bu olayları hiç zaman kaybetmeden Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında terör saldırısı olarak belirlemiştir. İsrail bu saldırılara yanıt olarak hızla askeri harekat başlatmıştır. 4 Mart itibarıyla bu askeri harekat Gazze'de 30.000'den fazla kişinin ölümüne yol açmıştır (Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi). Ocak ayında yapılan haberlerde, ölenlerin %70'inin kadın ve çocuk olduğu tahmin edilmektedir.
Kurul, bu olayların ardından, tavsiyelerinin Meta'nın platformlarının kullanımına ve "shaheed" sözcüğünün bu bağlamdaki kullanımına yanıt vereceğinden emin olmak için bu ilke danışma görüşünün yayınlanmasına ara vermiştir. Bu ek araştırma, "shaheed" sözcüğünün moderasyonuyla ilgili olarak Kurulun Meta'ya verdiği tavsiyelerin bu olayların yarattığı aşırı stres altında bile etkili olduğunu ve Meta'nın krizlere verdiği yanıtta tüm insan haklarına daha fazla saygı duymasını sağlayacağını teyit etmiştir. Kurul, Meta'nın bu alandaki ilkelerinin küresel olduğunun ve etkilerinin bu çatışmanın çok ötesine uzandığının da altını çizmektedir. İsrail ve Filistin'de son yaşanan olayların güncel önemini kabul etmekle birlikte, Kurulun tavsiyeleri de küreseldir ve belirli bir bağlamla sınırlı değildir.
Kurulun görüşüne göre, Meta'nın "shaheed" sözcüğünü modere etme yaklaşımı gereğinden çok daha geniş kapsamlı olup, ifade özgürlüğünü ve vatandaşlık söylemini orantısız şekilde kısıtlamaktadır. Örneğin, şiddet ve belirlenmiş kişi ya da örgütler hakkında haber yapan gönderiler yanlışlıkla kaldırılabilmektedir. Meta'nın yaklaşımı, "shaheed" sözcüğünün yüceltme veya tasvip etme amacı taşımayan diğer birçok anlamını da göz ardı etmekte ve Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin amaçlarına hizmet etmeksizin, Arapça konuşanların ve çoğu Müslüman olmak üzere diğer bazı dilleri konuşanların gönderilerinin kaldırılmasına yol açmaktadır. Dahası, Meta'nın ilkeleri örneğin hem belirlenmiş kişi, örgüt ve olayların yüceltilmesini, desteklenmesini ve temsil edilmesini hem de şiddete teşviki yasaklamaktadır. Bu ilkelerin doğru şekilde uygulanması, Meta'nın platformlarının terörist amaçlar için kullanılmasından doğan tehlikeleri yeterince hafifletmektedir. Kurul buna göre Meta'ya, tehlikeli olarak belirlenmiş kişilere "shaheed" terimini kullanarak atıfta bulunmaya getirdiği genel yasağı sona erdirmesini ve bu sözcüğün yer aldığı içeriklerin daha fazla bağlamsal bilgiye dayalı olarak analiz edilmesini sağlayacak şekilde ilkesini değiştirmesini tavsiye etmektedir.
Arkaplan
Meta Kurula Şubat 2023'te, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında belirlenmiş kişilere atıfta bulunurken Arap alfabesiyle شهيد şeklinde yazılan "shaheed" (şehit) sözcüğünü kullanan içerikleri kaldırmaya devam etmesi gerekip gerekmediğini sormuştur. Arapça kökenli "shaheed" sözcüğü, bazen imlası da uyarlanarak, Arapça dışındaki birçok dile geçmiş bir kelimedir.
Şirket, "shaheed" sözcüğünü birçok farklı kültür, din ve dilden birçok topluluğun, bir kazada veya onurlu bir şekilde (ör. savaşta) beklenmedik bir şekilde hayatını kaybeden bir kişiye atıfta bulunurken kullandığı, "onurlandırıcı" bir terim olarak tanımlamaktadır. Şirket, terimin "birden çok anlama" sahip olduğunu kabul etmektedir ve "İngilizce dilinde doğrudan eşdeğeri olmayan" bir sözcük olmasına rağmen, yaygın İngilizce çevirisinin "martyr" olduğunu belirtmiştir. "İngilizcedeki 'martyr' sözcüğü haklı bir amaç uğruna acı çeken veya hayatını kaybeden kişi anlamına gelir ve genellikle olumlu çağrışımlara sahiptir" diyen Meta, "bu kullanım nedeniyle ["shaheed"] terimini [Tehlikeli Örgütler ve Kişiler] ilkemiz kapsamında övgü olarak sınıflandırdık" ifadesini dile getirmektedir.
Meta'nın belirlenmiş bir kişiye "shaheed" olarak atıfta bulunmanın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında her zaman "övgü" anlamına geldiği varsayımı, genel bir yasak ile sonuçlanmıştır. Meta, terimin birden fazla anlamının olması nedeniyle, "özellikle de Arapça konuşanlar arasında, belirlemiş bir kişiyi övme amacı taşımayan önemli miktarda konuşma üzerinde gereğinden fazla yaptırım uyguluyor" olabileceğini kabul etmiştir. Buna ek olarak Meta, "shaheed" teriminin "belirlenmiş kişileri haber yapmak, kınamak veya nötr bir şekilde tartışmak" üzere kullanılmasına izin veren Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilke istisnalarını uygulamamaktadır. Aralık 2023'te yapılan ve tamamen kaldırılan "övgü" yerine artık "yüceltme" ve "muğlak atıflar" için yasak getiren en son güncellemeler kapsamında da bu durum devam etmiştir.
Meta, bu endişelerden ötürü "shaheed" terimine yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmek için 2020'de bir ilke geliştirme süreci başlatmıştır. Ancak şirket içinde herhangi bir fikir birliği sağlanmamış ve yeni bir yaklaşım üzerinde anlaşmaya varılmamıştır.
Meta, bu ilke danışma görüşünü talep ederken, Kurula üç olası ilke seçeneği sunmuştur:
- Mevcut durumu koruma.
- Başka hiçbir övgü veya "şiddet işareti" olmadığı sürece, "övgü" yasağının istisnalarını (ör. haber yapma, nötr şekilde tartışma veya kınama) karşılayan gönderilerde, "shaheed" sözcüğünün belirlenmiş kişilere atıfta bulunacak şekilde kullanımına izin verme. Bu sinyallere Meta tarafından önerilen bazı örnekler arasında silahların görsel olarak tasvir edilmesi ya da askeri bir dile veya gerçek dünyadaki şiddet eylemlerine atıfta bulunulması yer almaktadır.
- Başka hiçbir övgü veya "şiddet işareti" olmadığı sürece, "shaheed" sözcüğünün belirlenmiş kişilere atıfta bulunacak şekilde kullanımına izin verme. Burada, ikinci seçeneğin aksine, içeriğin yukarıda listelenen istisnalardan birinin kapsamında olup olmadığına bakılmamaktadır.
Kurul, başka olası ilke seçeneklerini de göz önünde bulundurmuştur. Bu ilke danışma görüşünün genelinde verilen nedenlerden dolayı, Kurulun tavsiyeleri üçüncü seçenekle paraleldir. Bununla birlikte, Meta'nın talepte bulunurken önerdiğinden daha az şiddet sinyali benimsenmiştir ve belirlenmiş örgüt ya da kişileri haber yapmaya, nötr bir şekilde tartışmaya ve kınamaya yönelik ilke istisnalarının daha geniş bir şekilde uygulanması gerekmektedir.
Önemli Bulgular ve Tavsiyeler
Kurul, Meta'nın tehlikeli olduğu belirlenen kişilere "shaheed" (şehit) terimini kullanarak atıfta bulunmaya şu anki yaklaşımının gereğinden fazla geniş olduğu ve ifade özgürlüğünü orantısız bir şekilde kısıtladığı görüşündedir.
"Shaheed" sözcüğü, kültürel ve dini açıdan önemli bir terimdir. Bazen, şiddet eylemlerinde bulunurken ölenleri övmek ve hatta onları "yüceltmek" için kullanılmaktadır. Ancak bu terim, tehlikeli kişilere atıfta bulunurken bile habercilikte, nötr yorumlarda, akademik tartışmalarda, insan hakları tartışmalarında ve hatta daha da pasif şekillerde sıklıkla kullanılmaktadır. "Shaheed" terimi en yaygın anlamıyla; ülkesine hizmet ederken, davasına hizmet ederken veya sosyopolitik şiddetin ya da doğal afetlerin beklenmedik şekilde kurbanı olarak hayatını kaybeden bireylere atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Bazı Müslüman topluluklarında, ad ve soyadı olarak bile kullanılmaktadır. "Shaheed" kelimesinin birden fazla anlamının olması, teröristleri veya şiddet eylemlerini övme niyeti taşımayan önemli miktarda materyalin kaldırılmasının büyük ihtimalle önemli bir nedenidir.
Meta'nın içerikleri sırf belirlenmiş kişilere atıfta bulunurken "shaheed" sözcüğünü kullandığı gerekçesiyle kaldırma yaklaşımı, kelimenin dilbilimsel karmaşıklığını ve birçok farklı kullanım biçimini kasten göz ardı etmekte ve içeriği her zaman ve sadece İngilizce "martyr" kelimesinin karşılığı olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım ifade özgürlüğünü ve medya özgürlüğünü önemli ölçüde etkilemekte, vatandaşlık söylemini haksız yere kısıtlamakta ve eşitlik ve ayrımcılığa maruz kalmama açısından ciddi olumsuz neticelere yol açmaktadır. Bu aşırı yaptırım, Arapça konuşanları ve "shaheed" sözcüğünün Arapçadan geçtiği diğer dilleri konuşanları orantısız bir şekilde etkilemektedir. Aynı zamanda,Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin başka yollardan uygulanması, Meta'nın emniyet değerini ve teröristleri yücelten materyalleri platformlarından uzak tutma amacını ilerletmesine mani olmayacaktır. Dolayısıyla mevcut ilke orantısız ve gereksizdir.
Kurul, "shaheed" terimiyle ilgili ilkelerin ve yaptırım uygulamalarının insan hakları standartlarıyla daha uyumlu hale getirilmesi amacıyla, aşağıdakileri tavsiye etmektedir (tavsiyelerin tam metni için Kısım 6'ya bakın):
1. Meta, belirlenmiş bir kişiye veya belirlenmiş bir örgütün ismi verilmeyen üyelerine atıfta bulunurken "shaheed" (şehit) sözcüğünün kullanılmasının her zaman ihlalde bulunduğunu ve ilke istisnalarına uygun olmadığını varsaymaya son vermelidir. Belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan içerikler, sadece iki durumda "muğlak atıf" oldukları gerekçesiyle kaldırılmalıdır. Birincisi, üç şiddet sinyalinden biri veya birkaçı mevcut olduğunda: bir mühimmatın/silahın görsel tasviri, bir mühimmat/silah kullanma veya taşıma yönünde niyet veya savunuculuk ifadesi veya belirlenmiş bir olaya atıfta bulunulması. İkincisi, içerik Meta'nın ilkelerini başka sebeplerden ihlal ettiğinde (ör. yüceltme amacıyla ya da belirlenmiş bir kişiye yapılan atıf, "shaheed" sözcüğünün kullanımı dışındaki nedenlerle muğlak kaldığı için). Her iki senaryoda da içerik, "haber yapma, nötr şekilde tartışma ve kınama" istisnalarına uygun olmalıdır.
2. Meta, "muğlak atıflar" yasağını netleştirmek amacıyla, hem belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan hem de 1 numaralı tavsiyede belirtilen üç şiddet sinyalinin bir veya birkaçını içeren bir gönderi dahil olmak üzere, ihlal teşkil eden içeriklerin birkaç örneğine yer vermelidir.
3. Meta'nın dahili ilke rehberliği de, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunmanın şiddet sinyalleri eşlik etmedikçe ihlal olmadığını ve bu sinyaller mevcut olduğunda bile içeriğin "haber yapma, nötr şekilde tartışma veya kınama" istisnalarından yararlanabileceğini açıkça belirtmek üzere güncellenmelidir.
Meta bu tavsiyeleri kabul edip uyguladığı takdirde, mevcut kuralları uyarınca, hem belirlenmiş kişileri "yücelten," onların şiddet veya nefret eylemlerini bir başarı olarak niteleyen veya onların şiddet eylemlerini meşru gösteren ya da savunan içerikleri hem de tehlikeli olduğu belirlenmiş bir kişi veya örgütü destekleyen veya temsil eden içerikleri kaldırmaya devam edecektir. Kurulun bu tavsiyelerden yola çıkarak önerdiği yaklaşım, Meta'nın "shaheed" sözcüğünün belirlenmiş bir kişiye atıfta bulunarak kullanımını her zaman ihlal olarak yorumlamaya son vermesi ve içeriği ancak ek ilke ihlalleriyle (ör. yüceltme) birlikteyse ya da şiddet sinyalleri nedeniyle "muğlak atıf" olduğu gerekçesiyle kaldırması olacaktır. Bu tür içerikler, ilkedeki "belirlenmiş kişi veya örgütleri haber yapma, nötr şekilde tartışma ve kınama" istisnalarına uygun olmalıdır.
Kurulun Meta'ya ilave tavsiyeleri şu yöndedir:
4. Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamındaki listenin şeffaflığını artırmak amacıyla; kişi, örgüt ve olayların belirlenme prosedürünü daha ayrıntılı bir şekilde açıklama. Meta ayrıca, her bir kategorideki örgüt ve kişi sayısı ve son bir yıl içinde eklenen ve kaldırılan toplam örgüt ve kişi sayısı hakkında toplu bilgiler yayınlamalıdır.
5. Tehlikeli Örgütler ve Kişiler listesindeki örgüt ve kişilerin güncel olmasını ve Meta'nın belirleme kriterlerini artık karşılamayan örgüt, kişi ve olayları içermemesini sağlamak amacıyla, yapılan belirlemeleri düzenli şekilde denetlemek ve yayınlanan kriterleri artık karşılamayanları kaldırmak için net ve etkili bir süreç başlatma.
6. Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin uygulanmasıyla ilgili olarak, insan değerlendirmesinin doğruluğunu ve otomatik sistemlerin performansını tayin etmek için kullandığı yöntemleri açıklama. Meta, bu ilkeyi uygularken kullanılan sınıflandırıcılar üzerinde yürütülen performans değerlendirmelerinin sonuçlarını da periyodik olarak paylaşmalıdır ve elde edilen sonuçları, diller ve/veya bölgeler arasında karşılaştırılabilecek şekilde sağlamalıdır.
7. İlke ihlalleri hakkında tahminlerde bulunmak için sınıflandırıcıların nasıl kullanıldığını ve Meta'nın hiçbir işlem yapmamak, içeriği insan değerlendirmesi kuyruğuna eklemek ya da içeriği kaldırmak için eşik noktalarını nasıl belirlediğini net bir şekilde açıklama. Bu bilgiler, şirketin Şeffaflık Merkezi'nde paydaşlara bilgi vermek amacıyla sağlanmalıdır.
İlke Danışma Görüşü Tam Metni
1. Meta'nın Talebi
I. İlke Danışma Görüşü Talebi
1. Kurula ilettiği talepte (İngilizce ve Arapça olarak mevcuttur) Meta, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında tehlikeli olarak belirlenen kişilere atıfta bulunurken "shaheed" (şehit) sözcüğünü (ve hem Arapça hem de diğer dillere geçmiş halleri dahil olmak üzere tekil/çoğul hallerini) kullanan içerikleri kaldırmaya devam etmesinin mi doğru olacağını yoksa farklı bir yaklaşımın şirketin değerlerine ve insan hakları sorumluluklarına daha paralel mi olacağını sormuştur. Meta, gelecekte doğabilecek benzer içerik sorunları hakkında da rehberlik talep etmiştir.
II. Meta'nın Yaklaşımı
2. Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi, "belirlenen örgüt ve kişilerin" ve "ihlalde bulunan şiddet olaylarının övülmesini, önemli ölçüde desteklenmesini veya temsil edilmesini" yasaklamaktaydı. Meta, 29 Aralık 2023 tarihinde bu ilkeyi güncelleyerek övgü yasağını kaldırmış; bunun yerine "yüceltme" ve "muğlak atıflar" hakkında yasaklar eklemiştir. Kurul, bu ilke değişikliklerinin bulgular ve tavsiyeler üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere, göz önünde bulundurduğu noktaları genişletmiştir.
3. Bu ilke danışma görüşü talebi, önemli ölçüde destek veya temsile yönelik paralel yasaklarla değil, belirlenmiş kişileri övme yasağıyla ilgili olmuştur. Meta, temsil ve önemli ölçüdeki destekle karşılaştırıldığında, "övgü" konseptini en hafif ihlal olarak görmüştür. Meta'ya göre "1. Kategori;" terör, nefret ve suç örgütleri dahil olmak üzere en tehlikeli örgüt ve kişilere ayrılmaktadır. Meta "ihlalde bulunan bir şiddet olayı" belirlediğinde, bu olayların failleri de 1. Kategori tehlikeli kişiler olarak belirlenmektedir ve bu kişilerin yüceltilmesi (önceki ilkeye göre "övülmesi") bu nedenle yasaktır. Belirlenen olaylar arasında "terör saldırıları, nefret olayları, birden çok mağduru olan şiddet eylemleri veya birden çok mağduru olan şiddet eylemi girişimleri, seri cinayetler veya nefret suçları" bulunmaktadır. Meta, herkese açık şekilde yayınlamadığı kendi belirlenmiş örgüt ve kişiler listesini kendisi kontrol etmektedir ancak bu belirlemeler kısmen ABD hükümetinin listelerine dayalıdır (yani, Meta'nın belirlenen örgüt ve kişiler listesi, en azından ABD hükümetinin belirlenen örgüt ve kişiler listeleri kadar geniş olacaktır). Topluluk Standartları'nın, 1. Kategori örgüt ve kişileri arasında "özel olarak belirlenmiş uyuşturucu kaçakçıları (SDNTK)," "yabancı terör örgütleri (FTO)" ve "özel olarak belirlenmiş küresel teröristler" yer almaktadır. ABD hükümetinin listeleri sırasıyla burada, burada ve burada herkese açık olarak mevcuttur.
4. 29 Aralık 2023 tarihli ilke güncellemesinden önce, Meta'nın "övgü" tanımı şunları içermekteydi: "belirlenmiş bir kişi, örgüt veya olay hakkında olumlu konuşma;" belirlenmiş bir kişiye, örgüte veya olaya "başarı atfetme;" "nefret dolu, şiddet yanlısı veya suç teşkil eden hareketlerinin hukuki, ahlaki veya diğer yönlerden haklı veya kabul edilebilir olduğunu iddia etmek suretiyle, belirlenmiş bir kişi veya örgütün amacını" meşrulaştırma veya "belirlenmiş bir kişi, örgüt veya olay ile ideolojik açıdan" aynı safta olduğunu gösterme. Bu tanım ve örnekler, ilk vakalarımızdan birinde (Nazi Alıntısı kararı, tavsiye no. 2) Gözetim Kurulunun tavsiyesinin ardından netliği artırmak üzere ilkeye eklenmiştir. Aralık 2023'teki ilke güncellemesinin ardından "yüceltme" terimi "eylemleri kabul edilebilir veya makul hale getiren ahlaki, siyasi, mantıksal veya başka bir gerekçenin olduğunu iddia etmek suretiyle, belirlenmiş bir kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini meşrulaştırmak veya savunmak" ya da "belirlenmiş bir kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini bir başarı veya marifet olarak nitelemek veya kutlamak" şeklinde tanımlanmaktadır. Hatta Meta, ilke güncellemesinde, "kullanıcının niyeti açıkça belirtilmediği sürece, muğlak veya bağlamsız atıfları" kaldıracağını dile getirmektedir. İlkede, "belirlenmiş kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini yüceltmeyen muğlak mizahi içerikler, açıklamasız atıflar ve olumlu atıflar da buna dahildir" denmektedir. Ancak ilke, bu kuralı ihlal edecek gönderi türlerine dair örnekler vermemektedir. Meta, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunan tüm içerikleri kaldırmaya devam ettiğini Kurula bildirmiştir. Şirketin bu tür atıflarda "shaheed" teriminin tüm bağlamlarda ihlalde bulunduğunu varsayması, belirlenmiş bir kişiye atıfta bulunurken bu terimin kullanılmasının tamamen yasaklanmasına yol açmaktadır. Bu yasağın kapsamı, ABD'nin yukarıda bahsedilen belirlenmiş örgüt ve kişi listelerine bakarak kısmen örneklenebilir. Meta'nın kendi türettiği listedeki herhangi bir kişiye (ve örgüt mensubuna) "shaheed" sözcüğüyle (veya "martyr" teriminin başka herhangi bir çevirisiyle) atıfta bulunmak, ilke kapsamında yasaklanmaktadır. Buna kıtalar arası örgüt ve kişiler de dahildir ve terör örgütleriyle veya belirli bir ideolojiye sahip örgütlerle sınırlı değildir.
5. Şirket, "shaheed" sözcüğünü farklı kültür, din ve dillerde birçok topluluk tarafından kullanılan "onurlandırıcı" bir terim olarak açıklamaktadır. Şirket, terimin "birden fazla anlamı" olduğunu ve "bazen kaza, çatışma veya savaş gibi durumlarda gerçekleşen onurlu bir ölüme atıfta bulunarak birinin beklenmedik veya erken ölümünü betimlemek için kullanıldığını" kabul etmiştir. Meta, "İngilizce dilinde doğrudan eşdeğeri olmayan" bir sözcük olmasına rağmen, bu terimin yaygın İngilizce çevirisinin "martyr" olduğunu belirtmiştir. Meta, Aralık 2023 tarihli ilke değişiklikleri öncesinde talebi Kurula gönderirken, "sözcüğün 'martyr' anlamına geldiğini varsayıyoruz" ve "bu kullanım nedeniyle bu terimi [Tehlikeli Örgütler ve Kişiler] ilkemiz kapsamında övgü olarak sınıflandırdık" demiştir. Herkese açık Topluluk Standartları'nda bu kurala yapılan tek atıf, övgü yasağını ihlal edecek ifadelerin örnekleri olmuştur. Meta'nın verdiği örneklerden biri, hüküm giymiş ABD'li bir teröristi "martyr" olarak adlandıran bir sözcük öbeğidir. İlkenin Arapça versiyonunda Meta, "martyr" kelimesini "shaheed" olarak çevirerek aynı örneği kullanmıştır. Herkese açık Topluluk Standardının Aralık 2023 tarihli güncellemesinde "martyr"/ "shaheed" örneği kaldırılmıştır. Yine de Meta, bu kullanımın ihlalde bulunmaya devam ettiğini ve moderatörlere bu tür kullanımları kaldırmaları yönünde talimat verdiğini Kurula bildirmiştir.
6. Meta, "shaheed" teriminin belirlenmiş bir kişiye atıfta bulunmak üzere kullanılmasına izin veren Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilke istisnalarını uygulamamaktadır. Bu istisnalar, bazı durumlarda belirlenmiş kişileri "haber yapmaya, nötr bir şekilde tartışmaya veya kınamaya" izin vermektedir. Belirlenmiş bir kişiye "övgü" olarak "shaheed" sözcüğünü barındıran içeriklerin kaldırılması, kullanıcıların ağır "ihtarlar" almasına yol açacaktır. Bu ağır ihtarların birikmesi, hesabın veya sayfanın askıya alınması veya kapatılması gibi yaptırımlara daha hızlı bir şekilde yol açacaktır. "Shaheed" teriminin kullanımına ilişkin kurala herhangi bir istisnanın uygulanmıyor olması, herkese açık Topluluk Standartları'nda açıklanmamaktadır.
7. Meta, kendi görüşüne göre bu tür içerikler "internet dışındaki zarar riskine katkıda bulunabileceği" için, "shaheed" sözcüğünü ele alma biçiminin emniyet değerini ilerlettiğini açıklamıştır. Meta, İngilizce "martyr" kelimesinin "shaheed" sözcüğünü tam anlamıyla karşılamadığını da kabul etmiştir. Meta, "shaheed" sözcüğünün birden fazla anlamı ve geniş ölçekte bağlamı ve kullanıcıların niyetlerini hesaba katma zorlukları göz önünde bulundurulduğunda, "zarar riskine katkıda bulunmayan" ve "özellikle de Arapça konuşanlar arasında, belirlenen bir kişiyi övme amacı olmayan" söylemleri kaldırıyor olabileceğini kabul etmiştir. Örneğin, "shaheed" sözcüğü belirlenmiş bir kişiyi veya davranışlarını övmek (veya yüceltmek) yerine haberlerde veya kendisinin erken ölümünü nötr bir şekilde tartışmak için kullanıldığında, içerik kaldırılabilmektedir.
8. Meta, 29 Ağustos 2023 tarihinde Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilke istisnasını hem "habercilik," "nötr tartışma" ve "kınama" tanımlarını hem de her bir istisnanın açıklayıcı örneklerini içerecek şekilde güncellemiştir. Aynı zamanda Meta, bu istisnanın açıklamasını, kullanıcıların "sosyal ve siyasi söylemler bağlamında" belirlenmiş örgüt ve kişilere atıfta bulunabileceğini kabul edecek şekilde daha da genişletmiştir. İzin verilen içeriklere ilişkin açıklayıcı örneklerin tamamı Aralık 2023 ilke güncellemesi kapsamında kaldırılmıştır ancak istisnanın kendisi devam etmektedir. Örnekler, 8 Şubat 2024 tarihinde yapılan bir ilke güncellemesinde yeniden eklenmiştir. Ancak belirlenmiş kişi veya örgütlere yapılan muğlak veya bağlamsız atıfların (gönderinin kendisinde niyetin açıkça belirtilmesiyle tanımlanıyor olmaları nedeniyle) bu istisnalardan yararlanamayacağı, ne Aralık 2023'teki güncellemede ne de Şubat 2024'teki güncellemede açıkça ortaya koyulmaktadır.
9. Meta, "shaheed" terimine yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmek için 2020'de bir ilke geliştirme süreci başlatmıştır. Bu sürece bir araştırma değerlendirmesi ve paydaş danışmanlığı da dahil edilmiştir. Meta, bu paydaş etkileşiminden elde edilen önemli bulgulara göre "shaheed" teriminin anlamının bağlama dayalı olduğunu ve "bazı durumlarda bu terimin duyarsız ve övgüyle bağlantısız hale" geldiğini açıklamıştır. Aynı zamanda, "shaheed" sözcüğünün belirlenmiş bir kişiyi övecek şekilde kullanıldığı ve anlaşıldığı durumlar da vardır. Tek bir gönderideki niyet farklılıklarının belirlenmesi, özellikle de geniş ölçekte çalışırken özü itibarıyla zorlayıcıdır. Meta, talepte bulunurken ana hatlarıyla belirttiği üzere, "shaheed" sözcüğünü şu anki ele alma biçimine alternatif olabilecek iki ilke seçeneği belirlemiştir. Ancak hangi seçeneğin daha iyi olduğu konusunda paydaşlar arasında fikir birliğine varılamamıştır ve Meta yeni bir yaklaşım belirlememiştir. Şirket, platformlarındaki içerik hacmi nedeniyle, değiştirilen ilkenin geniş ölçekte uygulanıp uygulanamayacağının önemli bir endişe kaynağı olduğunu vurgulamaktadır.
III. Meta'nın Kuruldan Göz Önünde Bulundurmasını İstediği İlke Değişiklikleri
10. Meta, "övgü" yasağını "yüceltme" ve "muğlak atıflar" yasağıyla değiştirmeden önce, Kurulun göz önünde bulundurması için aşağıdaki ilke seçeneklerini sunmuştur:
1) Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında tehlikeli olarak belirlenen bir kişiden bahsetmek için "shaheed" sözcüğünü kullanan içerikleri kaldırmaya devam etme.
2) Şu koşullar karşılandığında, belirlenen bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan içeriklere izin verme: (i) Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında izin verilen bir bağlamda kullanılması (ör. kınama, haberleştirme, akademik tartışma, sosyal ve siyasi söylemler); (ii) belirlenen bir kişiye ilişkin ek bir övgü, temsil veya önemli ölçüde destek olmaması (ör. gönderinin bir terör saldırısı failini açıkça övmemesi veya şiddetini meşrulaştırmaması) ve (iii) içerikte herhangi bir şiddet sinyalinin olmaması. Meta'nın önerdiği sinyaller şunlardır: bir mühimmatın görsel tasviri; bir mühimmat/silah kullanma veya taşıma yönünde niyet veya savunuculuk ifadesi; askeri dile atıfta bulunma; kundaklamaya, yağmalamaya veya mal veya mülkün tahrip edildiği diğer eylemlere atıfta bulunma; gerçek dünyadaki bilinen şiddet olaylarına atıfta bulunma; insanlara yönelik şiddeti temsil eden, destekleyen veya savunan niyet ifadeleri veya eylem çağrıları.
3) Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamında tehlikeli olarak belirlenen bir kişiye atıfta bulunurken "shaheed" sözcüğünü kullanan içerikleri, sadece ek bir övgü, temsil veya önemli ölçüde destek olması ya da şiddet sinyallerinin olması durumunda kaldırma. Bu sinyaller, ikinci seçenek kapsamında belirtilen sinyallerle aynıdır.
11. Hem ikinci hem de üçüncü seçenek, "shaheed" sözcüğünün kullanımını daha bağlama dayalı şekilde anlamaya çalışmaktadır ve ikisinin amaçladığı sonuçlarda pek fazla farklılık yoktur. Bu iki seçenek, Meta'nın genel olarak övgü (yeni haliyle yüceltme) yasağına getirdiği bağlamsal istisnaların kapsamını genişletmiş olması ölçüsünde birbirine daha da yakın görünmektedir (yukarıdaki paragraf 8'e bakın). Meta'ya uygulamadaki farklılıklar ve bu iki seçeneğin sonuçları hakkında sorular sorduktan sonra Kurulun anladığı kadarıyla, aralarındaki temel fark şu şekildedir: ikinci seçenek, Meta'nın istisnalardan (haber yapma, nötr şekilde tartışma, kınama) birinin içerik için geçerli olup olmadığını araştırmasını ve teyit etmesini gerektirecektir, üçüncü seçenek ise bu adımı göz ardı edecek ve sadece gönderide ek övgü (yeni haliyle "yüceltme" veya "muğlak atıflar") ya da listelenen altı şiddet sinyalinden birinin olup olmadığını göz önünde bulunduracaktır. Meta'nın önerdiği tüm seçeneklerde bu ilke, tehlikeli olduğu belirlenmiş kişilerin isimlerine veya tasvirlerine yer veren ve niyeti muğlak veya belirsiz olan her türlü içeriğin varsayılan olarak ihlalde bulunduğuna karar verecek şekilde uygulanacak, dolayısıyla niyeti netleştirme sorumluluğunu kullanıcıya yükleyecektir. Aralık 2023'te yapılan değişiklikler, bu uygulamayı Tehlikeli Örgütler ve Kişiler Topluluk Standardına dahil ederek, 1. Kategori örgütler, kişiler ve olaylar için ilkenin "belirlenmiş kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini yüceltmeyen muğlak mizahi içerikler, açıklamasız atıflar ve olumlu atıflar" dahil olmak üzere "muğlak veya bağlamsız atıfları" yasakladığını açıklamaktadır. Örneğin, belirlenmiş bir kişinin başka herhangi bir söz veya yorum olmadan paylaşılan bir fotoğrafı, kullanıcının niyeti yeterince açık olmadığından, muğlak atıfları yasaklayan ilke kapsamında kaldırılacaktır.
12. Kurul Meta'nın sunduğu seçenekler dışında başka seçenekleri de göz önünde bulundurmuş ve Aralık 2023 tarihli ilke değişikliklerini hesaba katmıştır. Meta'nın Kuruldan talepte bulunurken direkt olarak gelecekte benzer zorlukları ele almak için ilke tavsiyeleri istediğini göz önünde bulunduran Kurul, bu ilke danışma görüşünde belirgin olan ancak hem ifade özgürlüğü hem de daha geniş anlamda diğer insan hakları açısından da etkileri olan alanlarda Meta'nın yaptırım ve şeffaflık uygulamalarını ilgilendiren bağlantılı meseleleri de değerlendirmiştir.
IV. Kurulun Meta'ya Sorduğu Sorular
13. Kurul Meta'ya yazılı olarak 41 soru sormuştur. Sorular şunlarla ilgili olmuştur: Tehlikeli Örgütler ve Kişiler Topluluk Standardının ardındaki ilke gerekçesi, Meta'nın platformlarında "övgü" içeriklerine izin vermenin yol açabileceği zarara dair kanıtlar, Meta'nın insanlar aracılığıyla ve otomatik olarak yürüttüğü yaptırım süreçleri, Meta'nın belirleme süreci ve belirlenmiş örgüt ve kişilerin listesi, Meta'nın ihtar sistemi, iki veya üç numaralı ilke seçeneğini benimsemenin pratikte yarattığı sonuçlar. Kurul Ekim 2023'te, 7 Ekim'de İsrail'e yapılan terör saldırılarıyla ve İsrail'in devam eden askeri müdahalesiyle ilgili olarak "shaheed" kelimesi için içerik trendlerini ve Meta'nın görüş talebinde bulunurken Kurula sunduğu ilke seçeneklerine ilişkin analizinin mevcut kriz ışığında değişip değişmediğini sormuştur. Kurul, Meta'nın 29 Aralık 2023 tarihli ilke güncellemesi hakkında üç ek soru daha sormuştur. Toplam 40 soru tamamen, biri ise kısmen cevaplanmıştır. Meta sadece 1. Kategori belirlenmiş örgüt ve kişilerin listesini Kurula sunmuş; "övgü" içeriklerinin sadece 1. Kategoriye atıfta bulunurken yasaklandığını söyleyerek 2. Kategori ve 3. Kategori örgüt ve kişilerin listesini paylaşmamıştır.
2. Paydaş Etkileşimi
14. Gözetim Kurulu, bildirim koşullarını karşılayan 101 adet herkese açık yorum almıştır. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan 72, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'dan 15, Avrupa'dan sekiz, Asya Pasifik ve Okyanusya'dan üç, Latin Amerika ve Karayipler'den iki ve Orta ve Güney Asya'dan bir yorum gönderilmiştir. Hepsi 10 Nisan 2023 tarihinden önce alınmıştır. Yayınlama onayıyla gönderilen herkese açık yorumları okumak için buraya tıklayın.
15. Bildirimler birçok konuyu kapsamıştır. Birçoğu, "shaheed" kelimesinin birden fazla anlamını ve dolayısıyla, Meta'nın bu terimi "övgü" olarak nitelemesinin, özellikle de siyasi söylem ve insan hakları belgeleri açısından ifade özgürlüğü üzerindeki olumsuz etkisini açıklamıştır. Gönderiler, otomasyonun yaptırım alanındaki kullanımına ilişkin endişelere ve ayrıca Meta'nın belirlenen örgüt ve kişiler listesine, şeffaflık sorunlarına ve belirleme sürecindeki potansiyel önyargılara da değinmiştir. Diğer bildirimler de ilke değişikliklerinin terörist grupların normalleştirilmesine ve başta İsrail ve İşgal Altındaki Filistin Topraklarında olmak üzere şiddeti artırmasına yol açabileceğinden endişe duyduğunu dile getirmiştir.
16. Kurul; Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika, Sahra Altı Afrika ve Güneydoğu Asya için paydaşlarla üç tane bölgesel yuvarlak masa toplantısı düzenlemiştir. Buna ek olarak, biri içerik moderasyonunda otomasyon, biri de terörle mücadele ve insan hakları konularında olmak üzere, konu uzmanlarıyla iki yuvarlak masa toplantısı yapılmıştır. Katılımcılar, "shaheed" sözcüğünün birçok anlamı olduğu perspektifini pekiştirmiştir. Kişilerin terör eylemleri gerçekleştirirken ölmesi dahil olmak üzere görev uğruna ölme anlamı elbette yaygındır, ancak "shaheed" sözcüğü bu saldırılardaki şiddet kurbanlarını betimlemek gibi diğer bağlamlarda da sıklıkla kullanılmaktadır. Etkilenen toplulukların üyeleri, terörle mücadele uzmanları ve içerik moderasyonu uzmanları dahil olmak üzere birçok katılımcı, ilkedeki önyargı hakkındaki endişelerini dile getirmiş ve bunun başta Arapça konuşanlar ve "shaheed" sözcüğünü kullanan diğer topluluklar için olmak üzere ifade özgürlüğünü olumsuz yönde etkilediğini dile getirmiştir. Ulusal güvenlik ve terörle mücadele uzmanları tarafından da vurgulandığı üzere, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunma ile gerçek dünyadaki zarar arasında neden-sonuç ilişkisi olduğunu gösteren kanıtların olmaması, tartışılan temalardan biri olmuştur. Aynı şekilde, terimin hiç modere edilmemesinin, belirlenmiş kişi ve örgütlerin normalleştirilmesine ve bunların sosyal medyayı taraftar toplamak ve diğer şekillerde önemli ölçüde destek almak için kullanmasına zemin hazırlayacağına dair endişeler de mevcuttur. Meta'nın bu terime ilişkin içerik moderasyonunda kullandığı otomasyonun kalitesiyle ilgili endişeler ve hem otomasyonun kullanımı hem de Meta'nın belirlenmiş örgüt ve kişi listesi ile bunların belirlenme süreçleri hakkında daha fazla şeffaflık için katılımcılardan gelen çağrılar, diğer konu başlıkları arasında yer almıştır.
17. Paydaş Etkileşimi amaçlı Yuvarlak Masa Toplantılarımız hakkında bir rapor için lütfen buraya tıklayın (Arapça versiyonu için lütfen buraya tıklayın).
3. Gözetim Kurulunun Yetkisi ve Kapsamı
18. Meta, Kuruldan ilke danışma görüşleri talep edebilir (Tüzük Madde 3, Kısım 7.3) ve Kurul, takdir hakkını Meta'nın taleplerini kabul etme veya reddetme yönünde kullanabilir (İç Yönetmelikler Madde 2, Kısım 2.1.3). Bu görüşler tavsiye niteliğindedir (Tüzük; Madde 3, Kısım 7.3). Meta'nın, yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde bu görüşe yanıt vermesi gerekmektedir (İç Yönetmelikler Madde 2, Kısım 2.3.2). Kurul, Meta'nın harekete geçmeyi taahhüt ettiği tavsiyelerin uygulanma sürecini izlemektedir ve vaka kararlarında önceki tavsiyeleri takip edebilir.
4. Yetki ve Rehberlik Kaynakları
I. Gözetim Kurulunun Önceki Tavsiyeleri
19. Önceki vakalarda Kurul, Meta'ya Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin kapsamını netleştirmesini ve daraltmasını tavsiye etmiş ve yaptırıma ilişkin süreci ve şeffaflığı iyileştirmeye sevk etmiştir.
20. Kurul, ilkenin netliğini artırmak ve kapsamını daraltmakla ilgili olarak, Meta'ya şu tavsiyelerde bulunmuştur:
- Değerlendirme görevlilerine verilen Bilinen Sorular rehberliğindeki "övgü" tanımını daraltma (Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi, tavsiye no. 3).
- Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesindeki "habercilik" istisnasının haber kapsamında belirlenmiş kişi veya örgütler hakkında olumlu beyanlarda bulunmaya izin verdiğine ve bunun yasaklanan "övgü" unsurlarından nasıl ayırt edileceğine açıklık getirerek dahili rehberliğini revize etme (Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi, tavsiye no. 4).
- Nötr tartışma, kınama ve haber istisnalarının daha iyi anlaşılması amacıyla, ilkesine kriterler ve açıklayıcı örnekler ekleme (Paylaşılan Al Jazeera gönderisi, tavsiye no. 1).
- İfade özgürlüğüne ve diğer insan haklarına saygının Meta'nın emniyet değerini ilerletebileceğini yansıtacak ve ilkenin önlemeye ve durdurmaya çalıştığı, söz hakkı değeri bastırıldığında ortaya çıkabilen "gerçek hayatta oluşabilecek zararları" daha detaylı bir şekilde belirtecek şekilde ilke gerekçesini güncelleme (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 4).
- Gönderilerin ilke istisnalarından yararlanabilmesi amacıyla, kullanıcıların gönderilerin arkasındaki niyeti nasıl netleştirebileceğini açıklama (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 6).
- Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinde kullanılan "övgü" gibi anahtar terimleri açıklama, bunların uygulanma biçimlerine dair örnekler verme ve kullanıcılara niyetlerini nasıl daha açık hale getirebileceklerine ilişkin daha net rehberlik sağlama (Nazi Alıntısı, tavsiye no. 2).
21. Kurul, Meta'nın ihtar sistemiyle ilgili olarak Meta'ya şu tavsiyelerde bulunmuştur:
- Facebook ve Instagram'da profilleri, sayfaları, grupları ve hesapları kısıtlarken kullandığı ihtar ve ceza sürecini açık, kapsamlı ve erişilebilir bir şekilde açıklama (ABD Eski Başkanı Trump'ın Hesabının Askıya Alınması, tavsiye no. 15).
- İki ayrı yoldan oluşan ihtar sistemini herkese açık olarak daha kapsamlı ve erişilebilir şekilde açıklama ve "ağır ihtarlar" hakkında daha fazla arkaplan bilgisine yer verme (Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi, tavsiye no. 2).
- Kullanıcılara kendilerine verilenihlal, ihtar ve ceza sayısı ile gelecekteki ihlallerin yol açacağı sonuçlar hakkında erişilebilir bilgiler sağlama (ABD Eski Başkanı Trump'ın Hesabının Askıya Alınması, tavsiye no. 16).
22. Kurul, şeffaflıkla ilgili olarak Meta'ya şu tavsiyelerde bulunmuştur:
- Belirlenen örgütler ve kişiler listesini herkese açık şekilde paylaşma veya en azından belirlenmiş örgüt ve kişiler için açıklayıcı örnekler verme (Nazi Alıntısı, tavsiye no. 3).
- Bilgilerin bölge ve ülkeye göre kırılımlarıyla birlikte olacak şekilde profil, sayfa ve hesap kısıtlaması sayılarına (içerik kaldırma kararlarına ek olarak) yer vererek, yaptırım raporlarını iyileştirme (ABD Eski Başkanı Trump'ın Hesabının Askıya Alınması, tavsiye no. 17).
- Bölgeye ve dile göre kırılımlarıyla birlikte olacak şekilde, tehlikeli kişi ve örgütlerin "övülmesi" ve "desteklenmesi" hakkındaki kuralların uygulanmasına ilişkin hata oranları üzerine daha kapsamlı bilgilere yer verme (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 12).
- Hata oranlarına dair kamuya sunulan bilgi miktarını artırma ve bunları her bir Topluluk Standardı için ülkeye ve dile göre görüntülenebilir hale getirme (Hindistan'ın Pencap Bölgesinde RSS ile İlgili Endişeler, tavsiye no. 3).
23. Kurul, otomasyonla ilgili olarak Meta'ya şu tavsiyelerde bulunmuştur:
- İçerikleri üzerinde yaptırım işlemi uygulamak için otomasyonun kullanıldığı durumlarda kullanıcıları bilgilendirme ve bunun ne anlama geldiğine dair erişilebilir açıklamalara yer verme (Meme Kanseri Semptomları ve Çıplaklık, tavsiye no 3).
- Şeffaflık raporlarını genişleterek, her bir Topluluk Standardı kapsamında alınan otomatik kaldırma kararlarının sayısı ve sonrasında gerçekleştirilen insan değerlendirmesi sonucunda bu kararlardan geri çevrilenlerin oranı hakkında verileri açıklama (Meme Kanseri Semptomları ve Çıplaklık, tavsiye no. 6).
- Medya Eşleştirme Hizmeti bankalarına yanlışlıkla eklenen içeriklerin hata oranlarını, her içerik ilkesine göre kırılımlarıyla birlikte şeffaflık raporlarında yayınlama. Bu raporlar, içeriklerin bankalara nasıl girdiğine ve şirketin bu süreçteki hataları azaltma çalışmalarına dair bilgiler içermelidir (Kolombiyalı Polis Karikatürü, tavsiye no. 3).
- İtirazlara uygulanan otomatik öncelik verme ve kapatma süreçlerini herkese açık bir şekilde açıklama (İran Protesto Sloganı, tavsiye no. 7).
24. Bu tavsiyenin son halini aldığı an itibarıyla söz konusu eski tavsiyelerin uygulanma durumunu görüntülemek için lütfen buraya tıklayın (Arapça versiyonu için lütfen buraya tıklayın).
II. Meta'nın Değerleri ve İnsan Hakları Sorumlulukları
25. Kurulun bu ilke danışma görüşündeki analizi ve tavsiyeleri, Meta'nın değerleri ve insan hakları sorumlulukları ışığında gerçekleştirilmiştir.
26. Meta, "çok önemli" olduğunu dile getirdiği söz hakkı değerinin, diğer dört değere hizmet etmek üzere sınırlanabileceğini dile getirmektedir. Bu ilke danışma görüşü için bunlardan en alakalı olanı emniyet değeridir. Meta, "emniyet" değerini korumak üzere, "kişilerin fiziksel güvenliğine zarar verme riskine katkıda bulunabilecek içerikleri" kaldırdığını ifade etmektedir. Şirket, "başkalarını korkutma, dışlama veya susturma potansiyeline" sahip olduğundan, "insanları tehdit eden içeriklere" de izin vermemektedir.
27. 16 Mart 2021 tarihinde Meta, BM İş Dünyası ve İnsan Haklarına Dair Rehber İlkeler (BM Rehber İlkeleri) kapsamında haklara uyma taahhüdünü ana hatlarıyla dile getirdiği Kurumsal İnsan Hakları İlkesi'ni duyurmuştur. 2011 yılında BM İnsan Hakları Konseyi tarafından desteklenen BM Rehber İlkeleri, özel işletmelerin insan haklarına yönelik sorumlulukları için gönüllülük esasına dayalı bir çerçeve tesis etmektedir. Bu sorumluluklar gereği, şirketlerin yapması gereken şeylerden biri de "başkalarının insan haklarını ihlal etmekten kaçınmak ve dahil oldukları olumsuz insan hakları etkilerini ele almaktır" (İlke 11, BM Rehber İlkeleri). Şirketlerden beklentiler şu yöndedir: "(a) Kendi faaliyetleri aracılığıyla olumsuz insan hakları etkilerine yol açmaktan veya bunlara katkıda bulunmaktan kaçınma ve meydana geldiklerinde bu etkileri ele alma; (b) Kendileri ilgili etkilere doğrudan katkıda bulunmamış olsalar bile iş ilişkileri tarafından operasyonlarıyla, ürünleriyle veya hizmetleriyle doğrudan bağlantılı olan olumsuz insan hakları etkilerini önlemeye veya azaltmaya çalışma" (İlke 13, BM Rehber İlkeleri).
28. Meta'nın Kuruldan talepte bulunurken de kabul ettiği üzere, şirketin içerik moderasyonu uygulamaları, ifade özgürlüğünü olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) Madde 19, paragraf 2, siyasi söylem bakımından arz ettiği önemi de hesaba katarak bu hak için geniş koruma öngörmektedir. İnsan Hakları Komitesi, söz konusu hakkın son derece rahatsız edici olabilecek ifadeleri de koruduğuna dikkat çekmiştir (Genel Yorum No. 34, paragraf 11, 13 ve 38). Bir devlet tarafından ifade özgürlüğüne getirilecek her türlü kısıtlama yasalara uygun olma, meşru amaç ve gerekli ve orantılı olma koşullarını karşılamalıdır (Madde 19, paragraf 3, ICCPR). Bu gereklilikler sıklıkla "üç bölümden oluşan test" olarak anılmaktadır. Kurul, hem değerlendirilmekte olan içerik kararının kendisiyle ilgili olarak hem de Meta'nın genel içerik yönetişimi yaklaşımını ele alarak, Meta'nın gönüllü olarak verdiği insan hakları taahhütlerini yorumlamak üzere bu çerçeveyi kullanmaktadır. Fikir ve ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü'nün dile getirdiği gibi, "şirketler devletlerle aynı yükümlülükleri taşımasa da etkileri gereği kullanıcıların ifade özgürlüğünü koruma noktasında aynı soruları değerlendirmeleri gerekir" (Rapor A/74/486, paragraf 41).
29. İfade özgürlüğü hakkı, tüm insanlara eşit şekilde garanti edilmektedir. Bu hakka getirilen kısıtlamalar ayrımcı olmamalıdır (dine, inanca, konuşulan dile veya milli kökene dayalı ayrımcılık dahil) (Madde 2 ve 26, ICCPR).
Yasalara Uygun Olma (Kuralların Netliği ve Erişilebilirliği)
30. İfade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama, hangi içeriklere izin verildiğine ve hangilerinin yasaklandığına ilişkin olarak kullanıcılara ve içerik değerlendirme görevlilerine rehberlik sağlamak için yeterince erişilebilir ve kapsam, anlam ve etki bakımından net olmalıdır. Netliğin veya kesinliğin yeterli olmaması, kuralların tutarsız ve keyfi şekilde uygulanmasına yol açabilir (BM Özel Raportörü raporu A/HRC/38/35, paragraf 46). Kurul daha önce Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin net olmamasını eleştirmiş ve Meta'ya ilkesini iyileştirmesi yönünde tavsiyelerde bulunmuştur (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 4 ve no. 6; Paylaşılan Al Jazeera Gönderisi, tavsiye no. 1; Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi, tavsiye no. 3 ve no. 4). Meta daha sonra, Kurulun tavsiyelerini uygulamış ve övgü tanımını netleştirmiştir.
31. Ancak Meta'nın Aralık 2023'te Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesindeki güncellemesi, yasalara uygun olma açısından yeni endişeleri gündeme getirmektedir. Meta "temsil," "destek" ve "yüceltme" yasağını ihlal eden gönderilere örnekler vermesine rağmen, ihlalde bulunan "muğlak atıflara" örnekler vermemektedir. Kurulun bu ilke danışma görüşündeki tavsiyeleri, Meta'nın kurallarının netliğini ve erişilebilirliğini daha da iyileştirmeyi amaçlamaktadır.
Meşru Amaç
32. ICCPR Madde 19, paragraf 3, ifade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlamanın, hem başkalarının haklarının hem de milli güvenlik gibi daha geniş toplumsal çıkarların korunması dahil olmak üzere meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini öngörmektedir (ayrıca bkz. Genel Yorum 34, paragraf 21 ve 30). Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler Topluluk Standardına ilişkin ilke gerekçesi, şirketin "gerçek hayatta yaşanabilecek zararları önlemeyi ve durdurmayı" hedeflediğini açıklamaktadır. Kurul daha önce çeşitli vakalarda bu gerekçeyi, yaşama hakkı dahil olmak üzere başkalarının haklarının korunması yönündeki meşru amaca paralel bulmuştur (Madde 6, ICCPR). Kurul, belirlenmiş örgüt ve kişilere yapılan övgülerin başkalarının haklarına zarar verme riski oluşturabileceğini ve Tehlikeli Örgütler ve Kişiler Topluluk Standardındaki övgü yasağıyla bu zararları azaltmanın meşru bir amaca hizmet ettiğini de daha önce kabul etmiştir (Haberlerde Taliban'dan bahsedilmesi).
Gerekli ve Orantılı Olma
33. İfade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama "koruyucu işlevini yerine getirmeye uygun olmalıdır; koruyucu işlevini yerine getirebilecek araçlar arasında en az müdahaleci olanı olmalıdır; korunanların çıkarı açısından orantılı olmalıdır" (Genel Yorum 34, paragraf 34).
34. BM Güvenlik Konseyi Kararı 1624 (2005), gerekli ve uygun olduğu durumlarda, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleri doğrultusunda, devletlere "terör eyleminde veya eylemlerinde bulunmaya teşviki kanunlarla yasaklama" çağrısında bulunmaktadır (paragraf 1a) ve sonrasındaki kararlar, internetin terör örgütleri tarafından kullanımına ilişkin endişelerini dile getirmiştir (BM Güvenlik Konseyi Kararı 2178 (2014) ve BM Güvenlik Konseyi Kararı 2396 (2017)). Bu kararlar, devletlerin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülükleri doğrultusunda terörizmi ele alması ve önlemesi gerektiğini teyit etmektedir. Yine de terörle mücadele ederken insan hakları ve temel özgürlüklerin artırılması ve korunması hakkında BM Özel Raportörü, devletlerin yükümlülüklerini (internetteki ifadelere ilişkin yükümlülükler dahil) yerine getirmek üzere çıkardığı yasaların hem muğlak olmasına hem de konuşmacının niyetine veya konuşmanın başkalarına etkisine odaklanmak yerine konuşmanın içeriğine odaklanmasına ilişkin endişelerini gündeme getirmiştir (Rapor A/HRC/40/52, paragraf 37). Özel Raportörün vardığı sonuca göre, terör propagandasının suç ilan edilebilmesi, "söz konusu ifadenin bir terör eylemini başarıyla teşvik etmesi ve dolayısıyla yasaklanan sonucun gerçekleşmesine ilişkin neden-sonuç ilişkisi veya gerçek risk tesis etmesi yönünde makul bir olasılık" gerektirmektedir (aynı belge). İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü'nün, Medya özgürlüğü hakkında OSCE Temsilcisi'nin ve İfade özgürlüğü hakkında OAS Özel Raportörü'nün 21 Aralık 2005 tarihli İnternet ve Terörle Mücadele Önlemleri Hakkında Ortak Bildirisi, söz konusu konuşmanın başkalarını terör eylemlerine doğrudan ve kasten sevk etme çağrısı oluşturduğunu ve bir terör eyleminin gerçekleşme olasılığını doğrudan artırdığını açıkça göstermeden, bir devletin ifade özgürlüğünü kısıtlamayacağını ve konuşmalara yönelik cezai önlemler uygulayamayacağını dile getirmektedir (s. 39). Özel Raportör ayrıca A/HRC/17/27 (16 Mayıs 2011, paragraf 36) numaralı raporda ifade özgürlüğü hakkında yüksek bir eşik belirlemiştir ve ifadelerin sadece şu durumlarda milli güvenlik veya terörle mücadele amacıyla sınırlı olması gerektiğine dikkat çekmiştir: "(a) ifadenin olası şiddeti teşvik etme niyeti taşıyor olması; (b) bu tür bir şiddet eylemini teşvik etme olasılığının yüksek olması ve (c) ifade ile bu tür bir şiddet eylemi arasında doğrudan ve yakın bir bağlantı olması." İnsan Hakları Komitesi'ne göre, terörle mücadele önlemlerinin belirli konuşmaları yasakladığı durumlarda "teşvik etme," "yüceltme" ve "övme" gibi terimler "dar bir şekilde tanımlanmalıdır" ve "medyanın halkı terör eylemleri hakkında bilgilendirme noktasındaki önemli rolünü haksız yere kısıtlamamalıdır" (Genel Yorum 34, paragraf 30 ve 46).
35. Bu prensipler ve standartlar Kurulun analizi için önemli bir başlangıç noktası olmakla birlikte, uluslararası insan hakları hukukunun devletlere yüklediği yükümlülükler ve sınırlamalar, özel bir şirketin bu alanda sahip olabileceği sorumluluklarla ve takdir yetkileriyle aynı değildir. Bir devlet tarafından cezai yaptırımların uygulanması, bir sosyal medya platformunda içeriklerin modere edilmesiyle eşdeğer değildir. Kurulun da farkında olduğu üzere, bir devlet değil özel bir şirket olan Meta, hem kendi şirket değerlerini (yukarıdaki paragraf 27 - 28'e bakın) hem de geniş ölçekte içerik moderasyonunun kendine özgü zorluklarını hesaba katarak, ifade özgürlüğü için bir devletin gerekçelendirebileceğinden daha kısıtlayıcı bir yaklaşım benimseyebilir ve bazen de benimsemektedir. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü'ne göre: "Şirket kurallarıyla uluslararası standartlar arasında farklılıklar olduğunda, şirketler varyasyonu da dile getirerek, ilke farklılığını makul bir şekilde önceden açıklamalıdır" (İfade özgürlüğü hakkında Özel Raportör'ün çevrimiçi nefret söylemine ilişkin raporu, A/74/486, 9 Ekim 2019, paragraf 48). Kurul, bu ilke danışma görüşünde de yerine getirmeyi amaçladığı orantılı olma gerekliliğini değerlendirirken, önceki kararlarının birçoğunda, devletler için tasarlanmış uluslararası standartları bir şirketin insan hakları sorumluluklarına uygun şekilde nasıl dönüştürebileceğini irdelemiştir.
36. Kurulun Tehlikeli Örgütler ve Kişiler Topluluk Standardıyla ilgili önceki kararları, belirlenmiş örgütlerin ve kişilerin "övülmesi" konusunda Meta'nın insan hakları sorumluluklarını da incelemiştir. Meta'nın platformlarının belirlenmiş örgütler ve kişiler tarafından şiddeti teşvik etmek, taraftar toplamak ve diğer maddi destek biçimleriyle iştigal etmek amacıyla kötüye kullanılmasını önlemek meşru bir amaçtır. Bununla birlikte Kurul, "övgü" yasağının fazla geniş olmasının veya yeterince kesin olmamasının, kullanıcıların ifade özgürlüğünü gereksiz ve orantısız bir şekilde kısıtladığı çeşitli örnekler tespit etmiştir. Örneğin Kurul, Urduca yayın yapan bir gazetede, Taliban'ın kadınlar ve kızlar için eğitim kurumlarını yeniden tesis etme planlarıyla ilgili duyurusunu içeren gönderinin "övgü" olmadığını tespit etmiş ve gönderiyi kaldırma kararını bozmuştur (Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi). Kurul benzer şekilde, gönderinin Nazi ideolojisini övmekten ziyade Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi tartışmalara katıldığını netleştirecek yeterli bağlam var olduğundan, bir kullanıcının bir alıntıyı hatalı şekilde Joseph Goebbels ile ilişkilendiren gönderisini (Nazi Alıntısı) kaldırma yönünde Meta'nın verdiği kararı da geri çevirmiştir. Kurul ayrıca, belirlenmiş bir terörist grubun şiddet tehdidini bildiren ve platformda kalması gereken bir Al Jazeera haberini paylaşan gönderiyi kaldırma yönünde Meta'nın vermiş olduğu kararı bozmuştur (Paylaşılan Al Jazeera Gönderisi) ve bu durum, Meta'nın ilkelerinin ayrımcılığa yol açabilecek etkileri hakkında endişelere yol açmıştır. Kurul, özet ve hızlandırılmış kararlarında da, belirlenmiş kişileri övdüğü gerekçesiyle bazı Facebook ve Instagram gönderilerini kaldırma yönünde Meta'nın başta verdiği birkaç kararı da geri çevirmiş veya geri çevrilmesine zemin hazırlamıştır (Sömürgecilik Karşıtı Lider Amílcar Cabral; Lübnanlı Aktivist; Yahudi Karşıtlığına Yanıt; Nijerya'daki Federal Seçim Bölgesi; Afganistan'daki Kızların Eğitim Görmesi; Eş-Şebab'dan Bahsedilmesi; Allah'a Hamdolsun; İsrail'den Kaçırılan Rehineler). Meta'nın yakınlarda Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinde yaptığı değişikliklere rağmen, bu kararların birçoğu hâlâ alakalıdır. Kurul, yüceltme ve "muğlak atıflar" hakkındaki yeni hükümler dahil olmak üzere, gelecekteki vakalarda bu ilkeyi incelemeye devam edecektir.
6. Tavsiyeler ve Analizler
37. Gözetim Kurulu, Meta'ya içerik ilkesi, yaptırım ve şeffaflık açısından yedi tavsiye vermektedir. Kurul, bu tavsiyelerin geniş ölçekte uygulanabilir olduğuna ve bir yandan Meta'nın söz hakkı ve emniyet değerlerine bağlılığını ilerletirken bir yandan da ifade özgürlüğüne, diğer insan haklarına ve şeffaflığa olan saygısını da artıracağına inanmaktadır.
6.1 Meta'nın "Shaheed" ilkesi
Tavsiye 1 – İçerik İlkesi: Meta, belirlenmiş bir kişiye veya belirlenmiş bir örgütün ismi verilmeyen üyelerine atıfta bulunurken "shaheed" (şehit) sözcüğünün kullanılmasının her zaman ihlalde bulunduğunu ve ilke istisnalarına uygun olmadığını varsaymaya son vermelidir. Belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan içerikler, sadece iki durumda "muğlak atıf" oldukları gerekçesiyle kaldırılmalıdır. Birincisi, üç şiddet sinyalinden biri veya birkaçı mevcut olduğunda: bir mühimmatın/silahın görsel tasviri, bir mühimmat/silah kullanma veya taşıma yönünde niyet veya savunuculuk ifadesi veya belirlenmiş bir olaya atıfta bulunulması. İkincisi, içerik Meta'nın ilkelerini başka sebeplerden ihlal ettiğinde (ör. yüceltme amacıyla ya da belirlenmiş bir kişiye yapılan atıf, "shaheed" sözcüğünün kullanımı dışındaki nedenlerle muğlak kaldığı için). Her iki senaryoda da içerik, "haber yapma, nötr şekilde tartışma ve kınama" istisnalarına uygun olmalıdır.
Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın listelenen üç şiddet sinyalinden biri veya birkaçı mevcut olduğunda, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunulmasına izin verilmediğini belirtmek üzere herkese açık Topluluk Standartları'nı güncellemesi olacaktır.
Tavsiye 2 – İçerik İlkesi: Meta, "muğlak atıflar" yasağını netleştirmek amacıyla, hem belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan hem de 1 numaralı tavsiyede belirtilen üç şiddet sinyalinin bir veya birkaçını içeren bir gönderi dahil olmak üzere, ihlal teşkil eden içeriklerin birkaç örneğine yer vermelidir.
Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın "muğlak atıf" örnekleri vererek herkese açık Topluluk Standartları'nı güncellemesi olacaktır.
Tavsiye 3 – Yaptırım: Meta'nın dahili ilke rehberliği de, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunmanın şiddet sinyalleri eşlik etmedikçe ihlal olmadığını ve bu sinyaller mevcut olduğunda bile içeriğin "haber yapma, nötr şekilde tartışma veya kınama" istisnalarından yararlanabileceğini açıkça belirtmek üzere güncellenmelidir.
Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın değerlendirme görevlilerine verdiği rehberliği "shaheed" sözcüğünün haber yapma, nötr şekilde tartışma veya kınama istisnalarından yararlanmasına izin verecek şekilde güncellemesi ve bu revize edilmiş rehberliği Kurulla paylaşması olacaktır.
38. Meta, içerik moderasyonu ilkelerinin meşru bir amacı olarak, platformlarının terörist şiddet eylemlerini teşvik etmek amacıyla kullanılmasını önlemek zorundadır. Buna rağmen, Meta'nın insan hakları sorumlulukları gereği; ifade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama, özellikle de şiddetten etkilenen topluluklardaki insanların söz hakkına saygı duyacak şekilde gerekli ve orantılı olmalıdır. Her ne kadar "shaheed" kelimesinin bir anlamı İngilizce "martyr" kelimesine karşılık gelse ve bu şekilde kullanılsa da Kurul, Meta'nın sırf belirlenmiş kişilere atıfta bulunurken "shaheed" sözcüğünü kullandığı için tüm içerikleri kaldırmasının gerekli veya orantılı olmadığı görüşündedir. Kategorik yasağın terimin dilbilimsel karmaşıklığını hesaba katmaması, konuşmaların gereğinden fazla kaldırılmasına yol açması, medya özgürlüğünü ve kamusal alanı haksız şekilde kısıtlaması ve eşitlik ve ayrımcılığa maruz kalmama açısından ciddi olumsuz neticelere yol açması, bunun sebepleri arasındadır. Buna ek olarak, bu tavsiyenin kabul edilmesi ve uygulanması halinde, Meta'nın "yüceltme" ve "muğlak atıflar" yasaklarını içeren ilkesinin detayları daha genel anlamda geçerliliğini koruyacaktır. Bu nedenle Meta, sırf "shaheed" kelimesinin varlığına dayalı olarak içerikleri kaldırmaya son vermelidir. Meta bunun yerine, daha bağlamsal bir yaklaşım benimsemeli ve "shaheed" sözcüğünün zararlı olarak yorumlanmasına yol açacak şiddet sinyallerini net ve dar bir şekilde tanımlamalıdır. Kurul, aşağıda açıklandığı üzere, Meta'nın talepte bulunurken önerdiği altı sinyalden sadece ikisini desteklemekte ve üçüncü bir sinyalin de daraltılmasını tavsiye etmektedir. Meta'nın önerdiği ve ayrı bir ilke olan Şiddet ve Suça Teşvik ilkesini uygulayan değerlendirme görevlilerine rehberlik olarak verilen diğer üç öneri, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin amaçları için fazla geniştir. Kurul aynı zamanda Meta'ya, şiddet sinyalleri mevcut olduğunda bile, belirlenmiş bir örgütü veya kişiyi haber yapan, kınayan veya nötr şekilde tartışan içerikler için istisnalar uygulamasını tavsiye etmektedir. Yukarıdaki tavsiyeler, "shaheed" sözcüğünün tekil ve çoğul halleri ve bu terimin geçtiği diğer birçok dildeki varyantları için geçerlidir.
39. Kurul, Meta'nın platformlarında belirlenmiş örgütlere veya kişilere "shaheed" terimiyle atıfta bulunan içeriklere izin vermenin potansiyel zararlarını değerlendirmek için uzmanlara ve paydaşlara danışmıştır. Bazı paydaşlar, Meta'nın platformlarının teröristlerin propaganda ve taraftar toplama çalışmalarını kolaylaştırmasından ve Yahudi halkı aleyhine ayrımcılık veya şiddet eylemlerini beslemesinden endişe duymuştur (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11123 – CyberWell Ltd; PC-11153 – Stop Antisemitism Now; PC-11194 – Committee for Accuracy in the Middle East; PC-11068 – Canadian Antisemitism Education Foundation). "Shaheed" sözcüğü ile bu tür şiddet veya ayrımcılık eylemlerinin artması arasında somut bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu gösteren herhangi bir araştırma olmamasına rağmen (Meta'nın yönlendirmesinin 10. sayfasında ve Meta'nın ilke danışma görüşünü talep etmeden önce bizzat yürüttüğü uzman ve paydaş etkileşimlerinin üzerine daha önce belirtildiği üzere), görev uğruna ölme arzusu ile şiddet eylemleri arasında ilişki kuran tekil vakalar mevcuttur. Daha genel anlamda, sosyal medyanın şiddet yanlısı örgütler tarafından taraftar toplamak ve terör eylemlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak, terörü normalleştirmek ve aşırı uç faaliyetlere zemin hazırlamak için kullanılabileceğine dair endişeler yaygındır. Terörle mücadele uzmanlarının yer aldığı bir yuvarlak masa toplantısı (bkz. Paydaş Etkileşimi amaçlı Yuvarlak Masa Toplantıları) da dahil olmak üzere Kurul tarafından yürütülen geniş paydaş katılımı ve danışma oturumları, bu varsayımları ve endişeleri teyit etmiştir.
40. Kurula uzmanlar ve paydaşlar tarafından gönderilen çok sayıda bildirim, "shaheed" terimini kullanan içeriklerin kaldırılmasının ifade özgürlüğüne olumsuz etkilerini betimlemiştir (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11196 – Integrity Institute; PC-11164 – SMEX, PC-11183 ECNL EFF, PC-11190 – Brennan Centre; PC-11188 – Digital Rights Foundation). Belirlenmiş örgüt veya kişileri övmek veya yüceltmek için değil, teröristlerin veya diğer belirlenmiş örgütlerin şiddet eylemlerini haber yapmak ya da belirlenmiş kişileri siyasi veya akademik bağlamda tarafsız bir şekilde tartışmak için "shaheed" terimini kullanan konuşmaların kaldırılması da buna dahildir.
41. Meta'nın belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan içerikleri kaldırma yaklaşımı için aşağıdakiler örnek gösterilebilir:
- Bir hükümet, Meta'nın platformlarında, kişinin adının yanında onurlandırıcı "shaheed" sözcüğünü kullanarak, belirlenmiş bir kişinin ölümünü teyit eden bir basın açıklaması paylaşmaktadır. Bunun tarafsız bir tartışma olduğunu gösteren bağlam olsa bile Meta "shaheed" teriminin ihlalde bulunduğunu varsaydığından, bu gönderi kaldırılacaktır.
- Bir kullanıcı, protestonun amacını izah eden net bir açıklama olmadan, katıldığı bir protestonun fotoğrafını paylaşmaktadır. Birkaç pankartta, hayatını kaybeden belirlenmiş bir kişinin adı "shaheed" ifadesiyle birlikte yer almaktadır. Meta, belirlenmiş kişinin adının "shaheed" terimiyle birlikte yer aldığı pankartları içeren görselin ihlalde bulunduğunu varsaydığı için bu gönderi kaldırılacaktır.
- Bir insan hakları savunucusu; belirlenmiş bir kişinin devlet tarafından yargısız infazının tasvirini içeren, kendisine "shaheed" şeklinde atıfta bulunan ve hükümetin terörle mücadele politikasını kınayan bir gönderi paylaşmaktadır. Haber bağlamı olsa bile Meta "shaheed" teriminin ihlalde bulunduğunu varsaydığından, bu gönderi kaldırılacaktır.
- Bir vatandaş, adını onurlandırıcı "shaheed" sıfatıyla birlikte belirlenmiş bir kişiden alan yerel bir yolun durumu hakkında şikayette bulunmaktadır. Belirlenen kişi sırf yerel meseleler hakkındaki bir tartışmada tesadüfi olarak bahis konusu olmuş olsa bile Meta "shaheed" teriminin ihlalde bulunduğunu varsaydığından, bu gönderi kaldırılacaktır.
- Bir aile üyesi, terör saldırısında öldürülen bir sevdiğine "shaheed" şeklinde atıfta bulunmakta ve belirlenmiş kişiler olan saldırganları kınamaktadır. Bu gönderi ihlal teşkil etmeyecektir ancak hem faillerin isimlerinin verilmesi hem de "shaheed" sözcüğünün kullanılması, Meta'nın kategorik yaklaşımının hatalı kaldırma kararlarına davetiye çıkardığı içeriklere örnek teşkil etmektedir.
42. Bazı paydaşlar, "shaheed" kullanımına yönelik daha az kısıtlayıcı bir yaklaşımın, kümülatif etkide bulunarak terörün normalleştirilmesine yol açabileceğinden endişe duyduğunu dile getirmiştir. Bazı durumlarda "shaheed" sözcüğünün bir kişiye ve o kişinin şiddet eylemlerine yönelik onay veya destek ifade ettiği inkar edilemez olmakla birlikte; Kurul, ilkenin bu sözcüğe getirdiği genel yasağın bu gerekçeyle haklı çıkarılabileceğini düşünmemektedir. Kurul, terörle mücadele uzmanları dahil olmak üzere paydaşlardan ve Meta'nın önceki araştırma ve paydaş danışma toplantılarından aldığı bilgiler ışığında; mevcut ilkenin ifade özgürlüğü üzerindeki somut olumsuz etkisinin, bu tür durumların önemli miktarda kümülatif zarara yol açabileceğine dair endişelerden ağır bastığı sonucuna varmıştır. Ayrıca Kurulun tavsiyeleri yerine getirilse bile, teröristlerin ve destekçilerinin Meta'nın platformlarını özgürce kullanmasına izin vermenin yol açabileceği şiddet eylemlerini ve diğer zararları önleme hedeflerini ilerletecek ciddi bariyerler yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
43. Kurul, "shaheed" sözcüğünün çeşitli anlamlara geldiğini ve genellikle şiddeti veya nefreti teşvik etmek için değil, kamuyu ilgilendiren meseleleri bildirmek için kullanıldığını da göz önünde bulundurmuştur. Genel bir yasağın uygulanması, Meta'nın ilkelerinin azaltmayı amaçladığı zararlara yol açmayan birçok içeriğin kaldırılması anlamına gelmektedir. Geniş ölçekte içerik moderasyonu bazen yaptırım hatalarının belirli bir yüzdesini kabul etmeyi gerektirse de, Meta'nın tüm insan hakları sorumluluklarına dayalı olarak artıları ve eksileri tartma sorumluluğu vardır. Kurul, göz önünde bulundurulan tüm bu noktalara dayalı olarak, önerdiği yaklaşımın Meta'nın genel insan hakları sorumlulukları arasında en doğru dengeyi kurduğu sonucuna varmaktadır.
"Shaheed" kelimesinin kültürel ve dini önemi ve anlam çeşitliliği
44. Kültürel ve dini açıdan önemli bir terim olan "shaheed" sözcüğü, birçok farklı bağlamda kullanılır ve çeşitli anlamlara sahiptir. Kurula gönderilen herkese açık yorumlar ve Kurul tarafından yaptırılan araştırmalar, terim hakkında daha fazla bilgi sağlamıştır. "Shaheed" sözcüğü "to bear witness" (şahitlik etmek) ve "to testify" (tanıklık etmek) anlamına gelebilmektedir. İslami topluluklarda ad olarak, Batı Asya ve Kuzey Afrika dahil olmak üzere bazı bölgelerde de soyadı olarak kullanılmaktadır (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11196 – Integrity Institute; PC-11164 – SMEX). "Shaheed" sözcüğü, dini bir görevi yerine getirirken hayatını kaybeden insanlara atıfta bulunurken de kullanılmaktadır. İnsanlar, belirlenen örgütlerin karıştığı olaylar dahil olmak üzere silahlı çatışmalarda veya şiddet saldırılarında hayatını kaybeden şiddet ve terör kurbanlarına da "shaheed" şeklinde atıfta bulunabilmektedir (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11164 – SMEX; PC-11197 numaralı yorumda Yeni Zelanda hükümeti, Christchurch saldırısı kurbanlarından "shaheed" sözcüğünün çoğulu olan "shuhada" (şüheda) şeklinde bahsetmiştir; PC-11196 numaralı yorumda Integrity Institute, Rohingya halkı dahil olmak üzere bazı ülkelerdeki ötekileştirilmiş Müslüman topluluklarının, dine veya inanca dayalı zulüm nedeniyle Myanmar'dan kovulan mültecilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunduğunu vurgulamaktadır). Kurulun Meta'nın platformlarında paylaşılan ve kalmaya devam eden içerikler üzerinde Memetica'ya yaptırdığı nicel araştırmalara göre "shaheed" terimi en yaygın anlamıyla; ülkesine hizmet ederken, davasına hizmet ederken veya sosyopolitik şiddetin ya da doğal afetlerin beklenmedik şekilde kurbanı olarak hayatını kaybeden bireylere atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Bu gönderilerin hepsi "shaheed" kelimesini belirlenmiş bir kişi ile ilişkilendirmemiş olsa da, daha önce verilen örnekler (bkz. paragraf 41) bu bağlamda "shaheed" sözcüğünün birçok anlama ve kullanıma sahip olmasının ne kadar alakalı olduğunu göstermektedir.
45. Kurul, Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik terör saldırıları ve ardından İsrail'in Gazze'de yürüttüğü askeri harekat sonrasında, "shaheed" sözcüğünün kullanımı hakkındaki içerik trendleri hakkında ek araştırmalar yürütmüştür. Bu analizde değerlendirilen 12.000'den fazla herkese açık gönderiden sadece ikisinin Hamas'ı desteklediği görülmektedir. Kullanımların neredeyse tümü, belirlenmiş herhangi bir örgütten veya kişiden bahsetmeden, Gazze şeridinde hayatını kaybeden Filistinlilerin betimlemeleriyle ilgili olmuştur. Gönderiler arasında sevdiklerinin yasını tutan Filistinliler, yaralı Filistinli çocuklar ve/veya Gazze'deki hava saldırılarının ardından yaşananlar yer almıştır. Araştırmacıların içerik trendlerine erişimi, platformda kalan herkese açık içeriklerle sınırlıdır ve Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırdığı içerikleri kapsamamaktadır. Bu nedenle Meta'ya ek sorular sorulmuştur. Meta'nın yanıtı, araştırmanın bulgularını pekiştirmiştir. Şirketin görüşüne göre, kriz sırasındaki içerik trendleri, bu olaylardan öncesine kıyasla "shaheed" sözcüğünün kullanımı veya anlaşılması açısından herhangi bir değişiklik göstermemiştir.
46. Bu anlam çeşitliliğinin gösterdiği üzere, Meta'nın "shaheed" kullanımının ihlalde bulunduğu, gerçek dünyada zarara yol açtığı ve dolayısıyla her zaman kaldırılması gerektiği varsayımı, ifade özgürlüğüne küresel anlamda engeller oluşturmaktadır ve bu engellerin kaldırılması gerekmektedir. Meta, "shaheed" kelimesinin platformlarında muhtemelen en çok moderasyona tabi tutulan sözcük olduğunu açıklamıştır ve çeşitli paydaşlar, belirlenmiş hem örgüt ve kişiler hem de şiddet hakkında haber yapan içeriklerin genellikle Meta tarafından kaldırıldığını gözlemlemiştir (ilke danışma görüşü talebi, sayfa 3). Bu "shaheed" yaklaşımı, şirketin geniş ölçekte yaptırım için bariz ayrımlara öncelik vermesinin bir örneğidir. Geniş ölçekte içerik moderasyonu her yaklaşımın avantajları ve dezavantajları arasında zorlu seçimler yapma ihtiyacını beraberinde getirdiğinden, prensipte bu tür ayrımlar bazen uygun olabilmektedir. Ancak Kurul bu vakada, belirlenmiş bir kişi ile bağlantılı olarak "shaheed" sözcüğünü barındıran içeriklerin her zaman kaldırılması gerektiği varsayımının haklı olmadığı ve bırakılması gerektiği sonucuna varmıştır. Meta'nın da kabul ettiği üzere, şirketin dilbilimsel ve kültürel bağlamı hesaba katmayacak şekilde tasarlanmış olan yaklaşımı, iki şekilde aşırı yaptırıma yol açmaktadır. İlk olarak, övgü veya yüceltme niyeti taşımayan ancak sırf Meta "shaheed" ifadesinin her zaman ihlalde bulunduğunu varsaymayı seçtiği için ilkeyi ihlal eden içeriklerin kaldırılmasıyla sonuçlanmaktadır. İkincisi, bu yaklaşım kategorik ele alma alışkanlığını iyice sağlamlaştırdığı ve daha bağlamsal değerlendirmeleri caydırdığı için, belirlenmiş kişi olmayan kişilerle bağlantılı olarak "shaheed" sözcüğünü kullanan içerikleri hatalı şekilde kaldırma oranlarının daha yüksek olmasına zemin hazırlamaktadır.
47. Kurul, "shaheed" sözcüğünün anlam çeşitliliğinden bağımsız olarak, Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler yasağı kapsamında daha önce verilen örneklerin farklı pazarlar için bağlamsal hale getirilmediğine ve bu örneklerin fazlasıyla basit ve direkt şekilde çevrildiğine dikkat çekmektedir. Topluluk Standartları'nda Meta'nın "shaheed" sözcüğünü barındıran içeriklere yönelik yaklaşımına ilişkin tek gösterge, şirketin genel övgü yasağı kapsamında, hüküm giymiş bir teröristi "martyr" olarak adlandıran bir sözcük öbeğidir. Aynı örnek farklı dillerde de kullanılmıştır ve terimler birbirine tam anlamıyla denk olmamasına rağmen "shaheed" çevirisi tercih edilmiştir. Kurul, bu örneğin Aralık 2023'teki ilke güncellemesinde kaldırıldığına dikkat çekmektedir. Bu örnekteki çeviri yanlış olmayabilir, ancak "shaheed" sözcüğünün "martyr" sözcüğüne her zaman denk olduğunu iddia etmek için bu örneğin tek başına kullanılması doğru değildir.
48. Tersten bakıldığında da yine aynı nedenlerden dolayı, Kurulun bu ilke danışma görüşünde "shaheed" sözcüğü hakkında vardığı sonuçlar, "martyr" terimine ve bu terimin diğer dillere yapılan tüm çevirilerine de otomatik olarak aktarılmamalıdır. "Martyr" ve "shaheed" kelimeleri tam anlamıyla birbirine denk değildir. "Martyr" kelimesi İngilizcede, İngilizcenin konuşulduğu bölgelerde ve bu bölgeler arasında anlam açısından daha az değişkenlik göstermektedir. Meta, bu ilke danışma görüşünde belirtilen rehberliği göz önünde bulundurarak, Meta'nın "yüceltme" eşiğini hangi terimlerin karşıladığını her dilde ayrı ayrı değerlendirmelidir. Kurul her halükarda, "shaheed" terimini, bu terimin kullanıldığı gönderilerin daha geniş bağlamından izole eden genel yasakları desteklememektedir. Gözetim Kurulunun emsaline uygun olarak, bu gönderiler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Buna ek olarak Meta, herkese açık ilkeleriyle tutarlı olarak; ilke istisnalarının, "martyr" terimi (ve diğer dillerde bunlara tam anlamıyla karşılık gelen yüceltme veya olumlu atıf terimleri) kullanıldığında, belirlenmiş kişilerin "haber yapılmasına, kınanmasına veya nötr bir şekilde tartışılmasına" izin vermesini sağlamalıdır. Bu durum, değerlendirme görevlilerine verilen dahili rehberliğin yerel bağlama ve değerlendirilen dilin kendine özgü dilbilimsel hususlarına adapte edilmesinin önemine vurgu yapmaktadır (Kurulun Myanmar İdari İşlem Botu kararında dile getirdiği benzer endişelere ve bu doğrultuda verilen 1 numaralı tavsiyeye bakın).
49. Kurul, birkaç vakada Meta'yı, geniş ölçekte uygulanabilen bariz kurallar ile yaptırım için bağlama daha fazla dikkat edilmesi gereken ve genellikle ifade özgürlüğünü ve kullanıcıların söz hakkını gözeten ilkeler arasındaki avantajları ve dezavantajları yeniden düzenlemeye sevk etmiştir (ör. belirlenmiş örgütler ve kişiler hakkında haber yapma için bkz. Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi ve Paylaşılan Al Jazeera Gönderisi). Önceki vakalar "shaheed" sözcüğünün kullanımını doğrudan ele almamış olmakla birlikte; Kurul, belirlenmiş örgüt ve kişilere atıfta bulunan insanların bunu kötü niyetle yaptığı varsayımlarına karşı uyarıda bulunmuştur (bkz. Nazi Alıntısı). Çeşitli herkese açık yorumların vurguladığı üzere, Meta'nın "shaheed" sözcüğünü her zaman "övgü" ile eş tutma varsayımı, geniş ölçekte faaliyet gösteren moderatörler veya otomasyon sistemleri tarafından yapılan hatalar sonucunda, terör saldırılarının kurbanlarını anan kişilere karşı gereğinden fazla yaptırım uygulanmasına yol açabilmektedir (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11164 – SMEX, s. 1; yorum PC-11197, Yeni Zelanda hükümeti). Bu tür içeriklerin kaldırılması, terörist şiddet eylemlerinin tartışılmasını ve bu tür şiddet eylemlerinin ardındaki ideolojilerle mücadele çabalarını önleyebileceğinden, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin amaçlarına ters düşebilir (örneğin bkz. PC-11164 – SMEX).
Medya özgürlüğüne ve kamusal alana saygı duyma
50. Kurul, Meta'nın yaklaşımının gazeteciliği ve vatandaşlık söylemini etkilemesinden özellikle endişe duymaktadır. Bu etkiler, teröristlerin veya diğer belirlenmiş örgütlerin şiddet eylemlerinin daha yaygın olduğu yerlerde ve belirlenmiş örgütlerin bölgesel kontrole sahip olduğu veya siyasi iktidarı elinde bulundurduğu yerlerde son derece şiddetlidir. Çeşitli herkese açık yorumlar bu endişeleri gündeme getirmiştir (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11196 – Integrity Institute; PC-11157 – Palestine Institute for Public Diplomacy). Medya kuruluşları ve diğer yorumcular, sayfaların ya da grupların kaldırılması veya hesapların devre dışı bırakılması dahil olmak üzere ağır yaptırımlarla sonuçlanabilecek içerik kaldırma işlemlerinden kaçınmak isteyeceğinden, belirlenmiş örgüt ve kişiler hakkında haber yapmaktan imtina edebilir. Bir devlet aktörü aleyhine yapılan ve insanların bu devlet aktörü tarafından öldürülen belirlenmiş kişilere destek veren pankartlar taşıdığı bir protestonun haber yapılması gibi bazı vakalarda, bu durum tahmin edilemez olabilir. Dilbilimsel, kültürel veya dini gelenekler, şiddet eylemleri gerçekleştirirken ölen kişiler dahil olmak üzere, bu durumlarda öldürülen kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunulmasını dikte edebilir.
51. Silahlı çatışma, yabancıların işgaline karşı direniş ve toplumsal karmaşa olarak nitelendirilebilecek durumlar dahil olmak üzere, belirlenmiş örgüt ve kişilerin şiddet eylemlerine karışabileceği durumlar son derece karmaşık olabilmektedir. Basın organlarının bir yandan Meta'nın içerik ilkelerine uyarken bir yandan da o bölgenin dilbilimsel, kültürel veya dini geleneklerine hassas olması gerektiğinden; medya, bu durumlar hakkında haber yaparken ciddi zorluklarla karşılaşabilmektedir. Meta'nın belirlenmiş örgüt ve kişiler listesinin şeffaf olmaması ve kullanıcıların listede kimlerin olduğunu bilmemesi, bu endişeleri bir kat daha yoğunlaştırmaktadır. Bu durumlar hakkında yapılan haberler, bir mühimmatın tasviri gibi; haber yapma, nötr tartışma veya kınama istisnalarının bağlamı dışında bir ilke ihlalinin göstergesi olabilen şiddet sinyallerini de içerebilir. Dolayısıyla, içeriğin belirlenmiş örgüt veya kişiyi haber yaptığı, nötr bir şekilde tartıştığı veya kınadığı durumlarda, Meta'nın bir ilke istisnası uygulaması önemlidir.
52. Bu yasak, belirlenmiş örgüt ve kişilerin siyasi iktidarı kullandığı veya elinde bulundurduğu bağlamlarda yaşayan kullanıcıların görüşlerini ve eleştirilerini dile getirmesini de zorlaştırabilir. Bu bağlamlardaki kullanıcılar, yetkililerle karşı karşıya gelmekten ve emniyet risklerinden kaçınmak amacıyla, yorumlarını saygı çerçevesinde, övgü olarak anlaşılmaması mümkün olacak şekilde toparlayabilir. Sosyal medya, özellikle de çatışma bölgelerinde ve basın özgürlüğünün sınırlı olduğu ülkelerde tartışma için önemli bir forum sağladığından, bu tür konuşmalara yaptırım uygulanması özellikle endişe vericidir.
Eşitlik ve ayrımcılığa maruz kalmama
53. "Shaheed" sözcüğünün kullanımı özellikle Arapça konuşanlar ve "shaheed" sözcüğünün Arapçadan geçtiği diğer dilleri konuşanlar (bunların çoğu Müslümandır) arasında son derece yaygın ve değişken olduğundan, Meta'nın ilkesi bu toplulukları orantısız şekilde etkilemektedir. Tüm kullanıcılar, ifade özgürlüğü haklarını kullanırken eşit olma ve ayrımcılığa maruz kalmama hakkına sahiptir ancak bu durum, şirketin bu hakka saygı duyma sorumluluğu konusunda önemli endişeleri gündeme getirmektedir. Bu, birçok herkese açık yorumun da odak noktası olmuştur (örneğin bkz. PC-11183 ECNL EFF, PC-11190 – Brennan Centre; PC-11188 – Digital Rights Foundation; PC-11196 – Integrity Institute; ayrıca bkz. Meta'nın İsrail ve Filistin'e Etkisi hakkındaki BSR raporu). BM Kalkınma Programı (UNDP), "aşırı uçlara götüren yolculuğu kesintiye uğratma" raporunda, aşırı uç yanlısı şiddetin kök nedenlerinden bazılarını "eşitsizlik, dışlanma, fırsat eksikliği ve adaletsizlik algıları" şeklinde listelemektedir. Kurul, Meta'nın ilke yaklaşımının, bazı toplulukların yaşadığı ötekileştirme ve dışlama deneyimlerini daha da yoğunlaştırabileceğinden ve hatta şiddeti azaltma amacına ters düşebileceğinden endişe duymaktadır. BM Kalkınma Programı, çevrimiçi platformlardaki içerik moderasyonuyla ilgili olarak, şirketlerin aşırı uç yanlısı şiddet eylemlerini önleme çalışmalarının "kişilerin kasıtsız olarak damgalanmasına ve hedeflenmesine yol açmaması" gerektiğini vurgulamaktadır.
Zararı önlemenin daha az müdahaleci yolları
54. İlkenin gerekliliğine ve orantılılığına ilişkin değerlendirme yaparken, söz konusu meşru amaca ulaşmanın daha az kısıtlayıcı yolları olup olmadığına dair bir analiz de yapılmalıdır. Meta, Kurulun bu görüşteki tavsiyelerini yerine getirdiği takdirde, belirlenmiş kişilere atıfta bulunmak için "shaheed" sözcüğünü kullanan tüm içerikleri kategorik olarak kaldırmayı bırakmak zorunda kalacaktır. Yine de bu terimi kullanan ve zarar ile arasında daha açık ve belirgin bir ilişki bulunan içerikler, daha kısıtlı şartlar altında kaldırılabilecektir. Bu tavsiyeler doğrultusunda Meta, diğer ilke ihlalleri (ör. yüceltme veya muğlak atıflar) eşlik ettiğinde ya da içerik belirli şiddet sinyalleri içerdiğinde, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunan içerikleri kaldırmaya devam edebilecektir. Böylece bir yandan belirli dilleri konuşan veya belirli dinlere mensup olan gruplara karşı gereğinden fazla yaptırım uygulanması dahil olmak üzere ilkenin olumsuz etkileri azalırken bir yandan da istenmeyen davranışlar önemli ölçüde kısıtlanabilecektir.
55. Hem şiddet sinyallerinin var olması hem de belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunulması, gönderinin kişiye sırf şiddetle ilişkisi nedeniyle olumlu bir şekilde atıfta bulunma niyeti taşıdığının daha net bir göstergesidir (haber yapma, nötr bir şekilde tartışma veya kınama istisnaları geçerli olmadığı sürece). Meta, iletmiş olduğu talepte, Şiddet ve Suça Teşvik ilkesinin dahili rehberliğinden aldığı aşağıdaki şiddet sinyallerini önermiştir: (1) bir mühimmatın görsel tasviri; (2) bir mühimmat/silah kullanma veya taşıma yönünde niyet veya savunuculuk ifadesi; (3) askeri dile atıfta bulunma; (4) kundaklamaya, yağmalamaya veya mal veya mülkün tahrip edildiği diğer eylemlere atıfta bulunma; (5) gerçek dünyadaki bilinen şiddet olaylarına atıfta bulunma; (6) insanlara yönelik şiddeti temsil eden, destekleyen veya savunan niyet ifadeleri veya eylem çağrıları. Kurul, bu sinyallerden bazılarının, sırf "shaheed" sözcüğünün kullanımından anlaşılamayacak şekilde zarara yol açabilecek içeriklere ilişkin faydalı göstergeler sağladığı görüşündedir. Ancak diğer sinyaller pek faydalı görülmemektedir. Herkese açık Şiddet ve Suça Teşvik ilkesinde, "şiddet [...] riskinin yükseldiğini gösteren geçici sinyaller" ifadesine üç kez atıfta bulunulmaktadır ve bunların her biri, oy kullanma noktaları ve protestolar gibi belirli konumlara ve zamanlara özgü olaylardaki şiddet risklerini ele almak üzere tasarlanmış kurallarla ilgilidir. Tüm bu sinyallerin "shaheed" sözcüğüne tüm bağlamlarda yapılan atıflara uygulanacak yaptırım faaliyetlerine rehberlik etmek üzere toplu şekilde uygulanması, zarar olasılığının o kadar da yakın veya olası olmaması nedeniyle, orantısız yaptırım riski taşımaktadır.
56. Kurul, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin genel bağlamında, daha dar bir sinyal kümesinin uygun olacağı görüşündedir. Hem bir mühimmatın görsel tasviri sinyali hem de bir mühimmat/silah kullanma veya taşıma yönünde niyet veya savunuculuk ifadesi sinyali, zarara katkıda bulunma olasılığı daha yüksek olan içeriklerin göstergeleri olarak yorumlanmalıdır. Ancak Kurul, "gerçek dünyadaki bilinen şiddet olaylarına atıfta bulunma" sinyalinin aşırı geniş olduğu ve belirlenmiş örgütlerin veya kişilerin şiddet eylemleri nedeniyle kaldırılabilecek aşırı yüksek sayıda senaryoyu kapsadığı görüşündedir. Bu nedenle daha dar bir şekilde tanımlanmalı ve terör saldırıları, nefret olayları, birden çok mağduru olan şiddet eylemleri veya birden çok mağduru olan şiddet eylemi girişimleri, seri cinayetler ve nefret suçları dahil olmak üzere Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler İlkesi kapsamında belirlenen olaylarla kısıtlı olmalıdır. Kurulun tavsiye ettiği üç sinyal, "shaheed" sözcüğünün terörist şiddet eylemlerine daha açık bir şekilde atıfta bulunan belirgin kullanımlarının kaldırılabilmesi amacıyla, daha fazla bağlamsal nüansa imkan tanımaktadır.
57. Meta'nın önerdiği diğer sinyaller olan "askeri dile atıfta bulunma" ve "kundaklamaya, yağmalamaya veya mal veya mülkün tahrip edildiği diğer eylemlere atıfta bulunma" sinyalleri aşırı geniştir ve isabetsiz yaptırımlara yol açacaktır. Önerilen son sinyal olan "insanlara yönelik şiddeti temsil eden, destekleyen veya savunan niyet ifadeleri veya eylem çağrıları" sinyali, Şiddet ve Suça Teşvik Topluluk Standardını zaten ihlal eden içeriklerin işaretlenmesine yol açacak ve dolayısıyla şiddet sinyali olarak dahil edildiği takdirde mükerrer ve gereksiz olacaktır.
58. Kurul, Meta'nın üçüncü ilke seçeneğinden farklı olarak, belirlenmiş kişilere yapılan atıflar bu şiddet sinyalleriyle birlikte olduğunda bile, bu kişileri veya eylemlerini yüceltme niyeti taşımayabileceğine dikkat çekmektedir. Meta, bulunmuş olduğu talepte (sayfa 9 – 10), Pakistan'daki medya haberciliği uygulamalarına atıfta bulunarak gereğinden fazla yaptırım uygulama potansiyelini açıklamaktadır. Kurulun görüşüne göre, belirlenmiş bir şahsın ölümüne atıfta bulunurken kendisinin mühimmatla çekilmiş görüntülerine yer vermek ve/veya bu kişinin eylemlerini yüceltmeden, eylemlerinin neden olduğu yıkımın görüntülerini göstermek, medya için yaygın bir uygulamadır. Bu nedenle, örgüt veya kişi hakkında haber yapma, kınama veya tarafsız bir şekilde tartışma niyeti net olduğu sürece, geniş ölçekte çalışan değerlendirme görevlilerinin içerikleri yayında bırakmaları yönünde eğitilmesi gerekmektedir.
59. Dahası, Kurulun tavsiye ettiği ilke değişiklikleri, teröristlerin ve destekçilerinin gerçek dünyada zarara yol açmak için Meta'nın platformlarını kullanmasını önlemeyi amaçlayan geniş bir yelpazedeki diğer içerik ilkelerini sağlam bir şekilde bırakacaktır. 1. Kategori olarak belirlenmiş bir kişiye "shaheed" sözcüğüyle atıfta bulunan gönderiler, aşağıdaki durumlarda kaldırılacaktır:
- Yukarıda belirtilen üç şiddet sinyalinden biriyle veya birkaçıyla birlikte olduğunda.
- Gönderi, diğer Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilke ihlallerinden birini (ör. belirlenmiş bir kişiyi temsil etme, destekleme veya yüceltme) içerdiğinde. Örneğin, yüceltme eylemi, belirlenmiş bir kişinin şiddet veya nefret eylemlerini meşrulaştırmayı veya savunmayı ya da kendisinin şiddet veya nefret eylemlerini bir başarı olarak kutlamayı içerecektir.
- Gönderi, nefret söylemi veya şiddet ve suça teşvik dahil olmak üzere başka herhangi bir ilke ihlali içerdiğinde.
- Gönderide "muğlak veya bağlamsız" atıflar yer aldığında. Belirlenmiş kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini yüceltmeyen muğlak mizahi içerikler, açıklamasız atıflar ve olumlu atıflar da buna dahildir.
60. Dolayısıyla Kurulun tavsiyeleri, Meta'nın 1. Kategori olarak belirlenmiş bir kişiye "shaheed" sözcüğüyle atıfta bulunurken kullanıcılardan niyetlerini açıkça ifade etmelerini şart koşmasına engel olmayacaktır. Sadece, Meta'nın bir gönderinin ihlalde bulunduğunu iddia etmek için tek başına "shaheed" terimine bel bağlamasını önlemektedir. Meta'nın Global Internet Forum to Counter Terrorism forumuna aktif olarak dahil olması ve bu forumun hash eşleştirme veritabanını kullanması da gerçek dünyada zarara yol açabilecek içeriklerin kaldırılmasını güvence altına almaktadır. Kurulun tavsiyeleri bir yandan şiddet risklerini artırabilecek içeriklere karşı daha net, daha bağlamsal ve orantılı yaptırım işlemlerine imkan tanırken, bir yandan da ifade özgürlüğü ve ayrımcılığa maruz kalmama haklarına daha fazla saygı duyulmasını sağlayacaktır.
Alternatif ilke seçeneklerinin değerlendirilmesi
61. Kurul bu nedenlerden dolayı, Meta'nın bir seçenek olarak Kurula sunduğu üzere ilkeyi olduğu gibi bırakmanın ifade özgürlüğünü haksız şekilde kısıtlayacağı ve bu kısıtlamaların Arapça konuşanları, ilgili dil topluluklarını ve Müslümanları orantısız bir şekilde etkileyeceği sonucuna varmıştır. Meta'nın önerdiği ikinci ilke seçeneği, "shaheed" sözcüğünün kullanımını bağlamsal olarak incelemeyi ve tehlikeli kişilerle bağlantılı olarak belirli şekillerde kullanımına izin vermeyi amaçladığından, Kurulun tavsiye ettiği üçüncü ilke seçeneğiyle benzerlik göstermektedir. Aslında Meta'ya göre 29 Ağustos 2023 tarihli ilke değişiklikleri; barış anlaşmaları, seçimler, insan haklarıyla ilgili meseleler, habercilik ve akademik, nötr ve kınama amaçlı tartışmalar dahil olmak üzere belirli durumlarda daha fazla sosyal ve siyasi söyleme izin vermektedir. Bu, ikinci ve üçüncü seçeneklerde aranan ilke sonuçlarını birbirine daha da yakın hale getirmektedir. Aralarındaki en önemli fark, teknik açıdan hayata geçirilebilir ve geniş ölçekte uygulanabilir olmalarıyla ilgilidir. İkinci seçenek, Meta'nın önce izin verilen istisnalardan birinin geçerli olduğunu kesin olarak teyit etmesini ve ardından ilke ihlalleri veya şiddet sinyalleri içerip içermediğini incelemesini şart koşmaktadır. Üçüncü seçenekte ise direkt olarak ilke ihlallerinin veya şiddet sinyallerinin var olup olmadığı incelenmektedir. Meta'ya göre, her biri bağlamsal değerlendirme gerektiren çok sayıda istisnanın (hatta yakınlardaki ilke değişikliklerinin ardından bu sayı daha da artmıştır) göz önünde bulundurulmasını şart koştuğundan, ikinci seçeneğin tasarımı ve uygulanması teknik açıdan çok daha zahmetli olacaktır. Bu değerlendirmeleri doğru ve tutarlı bir şekilde yapmanın zorluğu nedeniyle, büyük olasılıkla çok daha fazla insan değerlendirmesine ihtiyaç duyulacak ve çok daha fazla sayıda yaptırım hatası yapılacaktır.
62. Kurul, var olan istisnalar dışında, Meta'nın "shaheed" sözcüğünün belirlenmiş kişilerle ilgili tüm kullanımlarını daha eşit bir şekilde inceleyen ve bu kullanımları ancak diğer ilke ihlalleriyle veya 1 numaralı tavsiyede listelenen üç şiddet sinyaliyle birlikte olduklarında kaldıran bir yaklaşım benimsemesini tercih etmektedir. Kurulun da tavsiye ettiği üzere, ilkeyi Meta'nın üçüncü önerisindeki gibi "shaheed" kelimesini sadece diğer ilke ihlalleri veya belirli şiddet sinyalleri mevcut olduğunda yasaklı bir atıf olarak ele alma önerisine daha yakın bir duruş benimseyecek şekilde değiştirmek; hatalı tespitlerin (ihlalde bulunmayan içeriklerin yanlışlıkla kaldırılması) azaltılmasına, kamuyu ilgilendiren söylemi, medya özgürlüğünü ve vatandaşlık söylemini daha iyi korumaya ve etkilenen gruplar arasında eşitlik hakkının ve ayrımcılığa maruz kalma hakkının maruz kalacağı olumsuz etkiyi azaltmaya yardımcı olacaktır. Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları ve devamındaki çatışmalar sonrasında Kurulun sorduğu sorulara yanıt olarak Meta, bu olayların, başlangıçta talepte bulunurken sunduğu seçeneklerin ölçeklenebilirliğine ilişkin analizini değiştirmediğini onaylamıştır. Kurulun görüşüne göre "haber yapma, nötr şekilde tartışma ve kınama" ilke istisnaları mevcut olduğu sürece, Meta'nın üçüncü seçeneğine dayalı olarak yapılan öneriler, bu büyüklükteki bir kriz ortaya çıktığında potansiyel hatalara karşı en yüksek direnci sergileyecektir. Kurul, bu ilke istisnalarını kullanılabilir hale getirmenin, Meta'nın üçüncü seçenek olarak önerdiği ilkenin ölçeklenebilirliğine biraz daha fazla karmaşıklık kattığının bilincindedir. Yine de Kurul, bu istisnaların, "shaheed" kelimesini kullanan içeriklerin modere edilmesiyle bağlantılı olarak ifade özgürlüğünün yeterli şekilde korunması açısından zaruri olduğu sonucuna varmıştır.
63. Kurul Üyelerinin azınlıkta kalan kısmı bu görüşe katılmamakta ve mevcut durumun korunmasını ya da Meta'nın önerdiği ikinci seçeneğin benimsenmesini tavsiye etmektedir. Bazıları, "shaheed" kelimesinin terör örgütleri tarafından şiddet eylemleri yürüten insanları övmek ve yüceltmek için gerçekten de kullanıldığını ve bunun, radikalleşme ve taraftar toplama açısından teşvik oluşturabileceğini vurgulamaktadır. Bu Kurul Üyelerine göre bu olgular, ifade özgürlüğünün zarar göreceğinin bilincinde olmalarına rağmen, gerçek dünyada oluşabilecek zararlar açısından büyük tehlike arz etmektedir ve bu tehlike, mevcut kategorik yasağı sürdürmeyi haklı çıkaracak seviyededir. Diğerleri, Meta'nın platformlarında "shaheed" sözcüğünün kullanımıyla ilişkili olarak gerçek dünyada oluşan zararın kapsamı ve ilke kapsamında gereğinden fazla yaptırım uygulanmasının yaygınlığı hakkında yeterli verinin bulunmamasını, daha tedbirli bir yaklaşım benimseyerek emniyete daha fazla ağırlık vermeyi tercih etmenin nedeni olarak görmektedir. Bazı Kurul Üyeleri, teknik zorluklarının ve geniş ölçekte uygulanabilirliğinin getireceği sıkıntılara rağmen, önerilen ikinci seçeneğin (yani Meta'nın "shaheed" sözcüğünün anlamını ve kullanımını ancak belirli istisnalar uygulanabileceği belirlendiği zaman göz önünde bulundurması) daha dar şekilde uyarlanmış bir uzlaşma pozisyonu olduğuna inanmaktadır. Kurul bu alternatifleri kapsamlı bir şekilde göz önünde bulundurmuş ve tartışmıştır. Kurulun çoğunluğu, önceki kısımlarda ana hatlarıyla belirtilen nedenlerden dolayı, Meta'nın üçüncü seçeneğine dayalı tavsiyelerin tercih edilen dengeyi sunduğu sonucuna varmaktadır.
İhtarlar ve cezalar
64. Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesi kapsamındaki diğer kısıtlamaların gerekçelendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Meta bu kısıtlamaların ve ihlaller için uygulanan her türlü yaptırımın orantılı olduğundan emin olmalıdır. Meta, daha önceki "övgü" yasağı dahil olmak üzere Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin tüm ihlalleri için her zaman ağır ihtarlar uygulamakta olduğunu Kurula bildirmiştir. Ağır ihtarlar; zamana dayalı özellik sınırlamaları, hesabın askıya alınması ve profillerin veya sayfaların kalıcı olarak kapatılması gibi hesap düzeyindeki cezalara daha hızlı bir şekilde yol açabilmektedir. Bu önlemler, kullanıcıların ifade özgürlüğü haklarını ciddi şekilde kısıtlayabilir (herkese açık yorumlarda da vurgulanmıştır, bkz. PC-11190 – Brennan Centre). Kurul daha önce Meta'ya, ihtar sisteminin netliğini ve şeffaflığını artırmasını tavsiye etmiştir (Haberlerde Taliban'dan Bahsedilmesi, tavsiye no. 2; ABD Eski Başkanı Trump'ın Hesabının Askıya Alınması, tavsiye no. 15). Buna yanıt olarak Meta, Şeffaflık Merkezi'nde ihtar sistemi hakkında bilgi sağlamıştır ve kullanıcılara Meta'nın hesaplarına hangi cezaları uyguladığını gözden geçirme imkanı tanımaktadır. Meta, standart ihtarlar için sistemini daha orantılı hale getirmek üzere yakınlarda güncellemiştir ancak bu adım, Meta'nın "ağır ihtarlar" yaklaşımının da uyarlanıp uyarlanmadığını herkese açık şekilde açıklığa kavuşturmamaktadır.
65. Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesiyle ilgili yaptırım sisteminde yapmayı planladığı değişiklikler üzerinde çalıştığını belirten Meta'nın Aralık 2023'teki ilke güncellemesi açıklaması, yaptırım sisteminin değişip değişmeyeceğini veya nasıl değişeceğini (ör. ağır ihtarlarla ilgili olarak) açıklamamaktadır. Kurul, önceki Kurul tavsiyelerine paralel olarak, ihlalde bulunduğu doğru şekilde tespit edilen içerikler için daha orantılı cezalarla sonuçlanması halinde, yaptırım sisteminde yapılacak değişiklikleri memnuniyetle karşılamaktadır. Ağır ihtarlar, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin görece hafif ve anlamsal açıdan görece muğlak ihlalleri için orantısız kalan ve sonuç olarak, ilkenin kullanıcılara karşı gereğinden fazla yaptırım ve haksız muamele oranlarının yüksek kalmasına yol açan cezalardır.
6.2 Şeffaflığı İyileştirme ve Listeyi Denetleme
Tavsiye 4 – Şeffaflık: Meta, belirlenmiş örgüt, kişi ve olaylar listesinin şeffaflığını artırmak amacıyla; örgüt, kişi ve olayların belirlenme prosedürünü daha detaylı bir şekilde açıklamalıdır. Şirket ayrıca, her bir kategorideki örgüt ve kişi sayısı ve son bir yıl içinde her bir kategorideki eklenen ve kaldırılan toplam örgüt ve kişi sayısı dahil olmak üzere, belirlenenler listesinde düzenli bir şekilde toplu bilgiler yayınlamalıdır.
Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın talep edilen bilgileri Şeffaflık Merkezi'nde yayınlaması olacaktır.
Tavsiye 5 – Yaptırım: Şirket, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler listesindeki örgüt ve kişilerin güncel olmasını ve Meta'nın belirleme kriterlerini artık karşılamayan örgüt, kişi ve olayları içermemesini sağlamak amacıyla, yapılan belirlemeleri düzenli şekilde denetlemek ve yayınlanan kriterleri artık karşılamayanları kaldırmak için net ve etkili bir süreç başlatmalıdır.
Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu tür bir denetim süreci oluşturması ve süreci Şeffaflık Merkezi'nde açıklaması olacaktır.
66. Meta'nın önceki Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesine göre, "övgü" kavramı ve "shaheed" teriminin kullanımı, sadece Meta tarafından 1. Kategori tehlikeli kişi olarak belirlenen bir kişiye (belirlenen "ihlalde bulunan şiddet olaylarının" failleri dahil) atıfta bulunması halinde yasaklanmıştır. Aralık 2023 güncellemesinin ardından, ilke şu anda belirlenmiş tüm 1. Kategori örgüt ve kişilere yönelik "muğlak atıfları" ve yüceltme ifadelerini yasaklamaktadır. "Muğlak atıflar," "belirlenmiş kişi veya örgütün şiddet veya nefret eylemlerini yüceltmeyen muğlak mizahi içerikleri, bağlamsız atıfları ve olumlu atıfları" içerebilmektedir. Bu tür yasakların ifade özgürlüğüne potansiyel olumsuz etkileri, Meta'nın kimleri 1. Kategori örgüt veya kişi olarak belirlediğine ve hangi "ihlalde bulunan şiddet olaylarını" belirlediğine bağlıdır. Yuvarlak masa toplantılarında ve herkese açık yorumlarda birçok paydaş, listedeki şeffaflık ve işlem süreci eksikliğini eleştirerek, Meta'nın listeyi yayınlaması gerektiğini savunmuştur (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11164 – SMEX, s. 3; PC-11157 – Palestine Institute for Public Diplomacy). Bir paydaş, listenin geniş bir kitleyle paylaşılmasının emniyet riskleri yaratabileceğini savunarak bu konudaki endişelerini dile getirmiştir. Şirket, Meta'nın ilkelerinin kapsamının anlaşılmasında listenin çok büyük bir payı olması nedeniyle, Kurula 1. Kategori belirlenmiş örgüt ve kişiler listesini ve belirleme süreçlerinin açıklamasını temin etmiştir (aşağıda da bahsedildiği üzere Kurul bunları derinlemesine incelemiştir).
67. Yukarıda da belirtildiği üzere, Meta'nın 1. Kategori örgüt ve kişileri belirlerken kaynak aldığı listelerin birçoğu, Amerika Birleşik Devletleri hükümeti tarafından herkese açık olarak yayınlanmaktadır. Bunlar arasında "özel olarak belirlenmiş uyuşturucu kaçakçıları (SDNTK)," "yabancı terör örgütleri (FTO)" ve "özel olarak belirlenmiş küresel teröristler" yer almaktadır. Bu listeler geniş kapsamlıdır, birkaç farklı kıtada son derece siyasi bağlamlardaki örgütleri (ve üyelerini) içermektedir ve terör örgütleriyle sınırlı değildir. Bu genişlik ve çeşitlilik, belirlenmiş kişilere "shaheed" şeklinde atıfta bulunmanın kategorik olarak yasaklanması ve bu yasakların etkisi de dahil olmak üzere, Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilke yasaklarının erişebileceği sınırların bir göstergesidir.
68. Meta, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler listesine eklenecek örgüt ve kişileri değerlendirme ve onaylama sürecinin "bir dizi dahili uzmana danışılması ve hem dahili verilerin hem de harici araştırmaların değerlendirilmesi" aracılığıyla gerçekleştiğini dile getirmiştir. Meta'nın "zaten belirlenmiş olan örgütlerle ve kişilerle ilgili üye, takma ad, sembol, slogan, alt grup veya medya kanadı eklemelerini" belgeleme süreci de mevcuttur. Şirket 2022 yılında, Meta'nın kendi platformlarındaki Tehlikeli Örgütler ve Kişiler açısından yürüttüğü tehdit değerlendirmesine dayalı olarak 1000'den az örgüt ve kişi belirlemiştir. Suç örgütleri en fazla sayıda belirlemeyi oluşturmuş, bunları sırasıyla terör örgütleri ve nefret yayan örgütler yakından takip etmiştir. Meta ilke kapsamında bir listeden silme süreci tesis etmiştir. Bu süreç, bir örgüt veya kişinin tehlikeli bir örgüt veya kişi olarak belirlenmesi için aranan ilke eşiğini karşılamaya devam edip etmediğini incelemekte ve "bir örgüt veya kişinin şiddet eylemlerini durdurmak ve barış arayışında olmak için attığı aktif adımları" göz önünde bulundurmaktadır. Süreç şu anda yeniden geliştirilme sürecindedir ancak 2022 yılında 10 defadan az uygulanmıştır. Meta, belirlemeleri mümkün olduğunca güncel tutma ve tehlikeli örgüt ve kişilerin tehditlerini doğru bir şekilde yansıtma yönündeki devamlı çalışmalarının bir parçası olarak, önceki belirlemeleri denetlediğini dile getirmiştir.
69. Meta, belirlenmiş örgüt, kişi ve olaylar listesini herkese açık şekilde paylaşmanın ya da bir örgüt veya kişi listeye eklendiğinde kendilerine bildirimde bulunmanın, yaptırımın etkililiği ve birçok Meta çalışanının emniyeti açısından bazı riskler oluşturabileceğini açıklamıştır. Belirlendiğini öğrenen bazı örgüt veya kişiler, Meta'ya karşı yasal işlem başlatmıştır (bkz. Facebook - CasaPound davası, 29 Nisan 2020, Roma Mahkemesi, İtalya; analizi burada bulabilirsiniz). Kurul, Meta'nın bazı durumlarda medyanın sorularına yanıt olarak bazı grupların belirlenme durumunu açıkladığına ve bu belirlemelerin Gözetim Kurulu kararları aracılığıyla paylaşıldığına dikkat çekmektedir.
70. Kurul daha önce Meta'ya, belirlenen örgütler ve kişiler listesini herkese açık şekilde paylaşmasını veya en azından açıklayıcı örnekler vermesini tavsiye etmiştir (Nazi Alıntısı, tavsiye no. 3). Meta listeyi yayınlamamış ve bir uygulanabilirlik değerlendirmesinin ardından bu tavsiye hakkında başka güncellemeler sunmamıştır. Meta bu tavsiyeyi uygulamayı geri çevirmeye devam ettiği takdirde, en azından listenin şeffaflığını artırmak için başka önlemler almalıdır. Toplu veriler yayınlamak, belirleme sürecinin şeffaflığını artırmak ve belirlenenler listesinden silme sürecini daha etkili hale getirmek, kullanıcıların Meta'nın kuralları ve süreçleri hakkındaki farkındalığını artırabilir. Bu adım, hem Meta'nın yaptığı belirlemelerin hem de ifade özgürlüğü ve diğer insan hakları açısından ortaya çıkan neticelerin daha incelenebilir ve hesap verebilir olmasına katkıda bulunacaktır. Meta, bir yandan listenin gizliliğini korurken bir yandan da şeffaflığı artırmak için araştırmacıların verilere erişmesini kolaylaştırmayı da göz önünde bulundurabilir.
6.3 Yaptırım Doğruluğunun Değerlendirilmesi ve Sınıflandırıcıların Test Edilmesi için Veriler
Tavsiye 6 – Şeffaflık: Meta, pazarlar ve diller arasındaki bölgesel farklılıklar dahil olmak üzere yaptırım faaliyetlerinin şeffaflığını artırmak amacıyla, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin uygulanmasıyla ilgili olarak, insan değerlendirmesinin doğruluğunu ve otomatik sistemlerin performansını tayin etmek için kullandığı yöntemleri açıklamalıdır. Şirket, söz konusu ilkeyi uygularken kullanılan sınıflandırıcılar üzerinde yürütülen performans değerlendirmelerinin sonuçlarını da periyodik olarak paylaşmalıdır ve elde edilen sonuçları, değerlendirmelerin diller ve/veya bölgeler arasında karşılaştırılmasına imkan tanıyacak şekilde sağlamalıdır.
Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu bilgilere Şeffaflık Merkezi'nde ve Topluluk Standartları Uygulama Raporunda yer vermesi olacaktır.
Tavsiye 7 – Şeffaflık: Meta, paydaşları bilgilendirmek amacıyla, sınıflandırıcıların ilke ihlalleri hakkında tahminlerde bulunmak için nasıl kullanıldığına ilişkin net bir dille açıklamalar yapmalıdır. Meta ayrıca hiçbir işlem yapmamak, içeriği insan değerlendirmesi kuyruğuna eklemek ya da içeriği kaldırmak için şirketin eşik noktalarını nasıl belirlediğini, ilgili eşiklerin belirlenme süreçlerini tarif ederek açıklamalıdır. Bu bilgiler, şirketin Şeffaflık Merkezi'nde sağlanmalıdır.
Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın talep edilen bilgileri Şeffaflık Merkezi'nde yayınlaması olacaktır.
71. Yuvarlak masa toplantılarında ve herkese açık yorumlarda birçok paydaş, Meta'nın Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesini uygulama şeklinin ve hem insan değerlendirmesinde hem de otomatik değerlendirmede "shaheed" sözcüğünün ele alınma biçiminin, sıklıkla Müslümanları ve ilgili dil topluluklarını orantısız şekilde etkileyen yaptırım hatalarıyla sonuçlandığını öne sürmüştür (bkz. herkese açık yorumlar, ör. PC-11183 ECNL EFF, PC-11190 – Brennan Centre; PC-11188 – Digital Rights Foundation; PC-11196 – Integrity Institute, ayrıca bkz. Meta'nın İsrail ve Filistin'e Etkisi hakkındaki BSR raporu). Meta, göndermiş olduğu talepte, bunun "shaheed" kelimesiyle ilgili ilkesinden kaynaklandığını da kabul etmiştir. Kurul, Meta'nın manuel ve otomatik yaptırım süreçlerinin daha şeffaf, isabetli ve adil olması amacıyla, yukarıdaki iki tavsiyede bulunmaktadır.
72. Meta, manuel ve otomatik yaptırım doğruluğunu düzenli bir şekilde ölçtüğünü açıklamıştır. Değerlendirme görevlileri Meta'nın harici ortakları tarafından periyodik denetimlere; bu denetimler de Meta'nın Küresel Operasyonlar ekibi tarafından ek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
73. Kurul daha önce Meta'ya, tehlikeli örgüt ve kişilere yönelik "övgü" ve "destek" hakkındaki bilgileri hem ülkeye ve dile (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 12) hem de her bir Topluluk Standardına (Hindistan'ın Pencap Bölgesinde RSS ile İlgili Endişeler, tavsiye no. 3) göre görüntülenebilir hale getirmek suretiyle hata oranlarına dair kamuya sunulan bilgi miktarını artırarak şeffaflık raporlarını iyileştirmesini tavsiye etmiştir. Yaptığı açıklamada Meta, uygulanabilirliğini değerlendirdikten sonra, bu tavsiyeyi geri çevirdiğini (Öcalan'ın Tecridi, tavsiye no. 12; Meta'nın Gözetim Kurulu ile İlgili Üç Aylık Güncellemesi, 2021 Dördüncü Çeyrek, sayfa 21) ve odak noktasını, doğruluk ölçümlerini hem profile, sayfaya ve hesap kısıtlamalarına dayalı olarak ve hem de dil yerine konuma dayalı olarak tanımlama amaçlı uzun vadeli çalışmalarına çevirdiğini bildirmiştir (Hindistan'ın Pencap Bölgesinde RSS ile İlgili Endişeler, tavsiye no. 3; Meta'nın Gözetim Kurulu ile İlgili Üç Aylık Güncellemesi, 2023 İkinci Çeyrek, sayfa 59). Meta'nın "shaheed" sözcüğüyle ilgili duruşunun ve Meta'nın faydalı yaptırım verilerinin açıklanmasındaki eksikliğinin gösterdiği üzere Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin orantısız bir şekilde uygulanmasına ilişkin geniş çaplı endişeleri göz önünde bulunduran Kurul, bu tavsiyeleri ve şirketin konuma göre yaptırım şeffaflığını iyileştirmesinin önemini bir kez daha dile getirmektedir.
74. Meta'nın şu anda Şeffaflık Merkezi'nde paylaştığı veriler, insan değerlendirmesinin doğruluğuna ve otomatik sistemlerin performansına dair yeterli bilgi sağlamamaktadır. Meta, yöntemlerinin incelenebilmesi amacıyla; Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesinin uygulanmasıyla ilgili olarak, insan değerlendirmesinin doğruluğunu ve otomatik sistemlerin performansını tayin etmek için kullandığı yöntemleri açıklamalıdır. Meta, sınıflandırıcıların performansına ilişkin şeffaflığı artırmak amacıyla, doğruluğu (ihlal olarak işaretlenen tüm içerikler arasında, ihlalde bulunduğu doğru şekilde tespit edilenlerin oranı) ve duyarlılığı (var olan ve ihlalde bulunan tüm içerikler arasında, sınıflandırıcının ihlalde bulunduğunu tespit ettiği içeriklerin yüzdesi) içeren ölçümleri paylaşmalıdır. Farklı bölgelerdeki insan değerlendirmesi faaliyetlerinin doğruluğuna ve sınıflandırıcıların farklı dillerdeki performansına ilişkin bilgilerin yayınlanması, Meta'nın insan hakları yükümlülükleri hakkında hesap verebilirliğe katkıda bulunabilir. Dolayısıyla Kurul, önceki tavsiyelerini tekrarlamakta ve Meta'yı önerilen değişiklikleri uygulamaya teşvik etmektedir.
75. Meta, Topluluk Standartlarını uygulamak için sınıflandırıcılar dahil olmak üzere otomatik sistemlere güvenmektedir. Sınıflandırıcı modelleri, bir dizi eğitim verisine dayalı olarak, verileri otomatik şekilde bir veya birden fazla "sınıf" (ör. ihlalde bulunur veya ihlalde bulunmaz) içerisinde kategorize etmektedir. Meta'nın içerikleri geniş ölçekte nasıl modere ettiğini değerlendirmek için bu sistemlerin nasıl çalıştığını ve ne kadar doğru olduğunu anlamak esastır. Meta, Şeffaflık Merkezi'nin yaptırım kısmında ihlalde bulunan içerikleri saptamak için otomatik sistemleri nasıl kullandığına dair bazı temel bilgiler sağlamakta, özellikler kısmında ise içeriklere uyguladığı sıralama ve derleme sürecini açıklamaktadır. Meta, şikayet edilmeden önce kaldırdığı (ör. otomatik saptamaya dayalı olarak) içeriklerin yüzdesine ilişkin bilgileri Topluluk Standartları Uygulama Raporlarında zaten yayınlamaktadır. Bu veriler otomatik saptamanın önemine işaret etmektedir ancak otomatik kaldırma işlemleri başta olmak üzere Meta'nın otomatik sistemlerinin kullanımı ve doğruluğu hakkında ayrıntılı ölçümler sağlama noktasında eksik kalmaktadır. Bu tavsiyeler, Meta'nın algoritma kullanımı hakkındaki şeffaflığı güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
76. Kurulun sorduğu sorulara yanıt olarak Meta, Meta'nın ilkelerine dayalı olarak yaptırım için ilk değerlendirmeyi "Genel Dil – Arapça" için Tehlikeli Örgütler ve Kişiler sınıflandırıcısının yaptığını açıklamıştır. Sınıflandırıcılar, bu ilkeleri ihlal edebilecek içerikleri saptamayı amaçlamaktadır. Kurula göre Meta, sınıflandırıcılara duyduğu bu bağımlılığı, Kurulun önceki kararlarıyla tutarlı bir şekilde, Şeffaflık Merkezi'nin yaptırım kısmında kullanıcılarına detaylı bir şekilde açıklamalıdır (bkz. Meme Kanseri Semptomları ve Çıplaklık, tavsiye no. 3; Kolombiyalı Polis Karikatürü, tavsiye no. 3). İçeriklerin işlem görüp görmeyeceğini ve içeriklerin insan değerlendirmesi kuyruğuna eklenip eklenmeyeceğini belirleyen yaklaşık güven eşiklerinin ve bu skorları belirleyen hususların veya faktörlerin şeffaf olması özellikle önemlidir.
77. Meta, doğruluk testlerinin ilke içerisindeki ayrı ihlal türlerine değil, bütün ilke alanındaki genel doğruluk oranlarına odaklandığını açıklamıştır. Meta, "geniş ölçekte düzenli şekilde ölçümleri izliyoruz ve doğruluk oranlarını denetliyoruz" demiştir. Kurul daha önce Meta'nın Topluluk Standartları'nı bir bütün olarak uygulama performansını değerlendirmenin yeterli olmadığını açıklamıştır (bkz. Wampum Kuşağı kararı). Ortalamaya bakıldığında yüksek performans gösteren sistemler, "shaheed" terimini kullanan içeriklerde olduğu gibi yanlış kararların insan haklarına ciddi olumsuz etkilerde bulunabileceği bazı içerik alt kategorilerinde çok kötü performans gösteriyor olabilir. Dolayısıyla, sistemlerinin insan hakları üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini tespit etmek ve en aza indirmek için gerekli özeni gösterdiğini kanıtlaması ve bu etkilerin incelenmesine imkan tanıyan bilgiler paylaşması, Meta için esastır.
78. Birçok paydaş, Meta'nın algoritmik yaptırım sistemlerinin bağlamı hesaba katamadığını, İngilizce dışındaki dillerde daha çok hata yaptığını ve bunun Müslüman topluluklara karşı orantısız etkide bulunduğunu savunmuştur (bkz. herkese açık yorumlar, örneğin PC-11190 – Brennan Centre).
79. Bazı paydaşlar, otomasyon şimdiye dek genel olarak bağlamı hesaba katamadığından, Meta'nın "shaheed" terimini modere etmek için otomasyonu kullanmayı tamamen bırakmasını tavsiye etmiştir. (örneğin bkz. herkese açık yorumlar, PC-11164 – SMEX, s. 4; PC-11157 – Palestine Institute for Public Diplomacy). Bazıları ise, Tehlikeli Örgütler ve Kişiler ilkesini ihlal eden içeriklere verilen ağır cezalar göz önünde bulundurulduğunda, otomasyonun sadece içerikleri değerlendirme kuyruğuna eklemek üzere kullanılması ve içerikleri otomatik olarak kaldırmaması gerektiğini savunmuştur (örneğin bkz. PC-11183 ECNL EFF, s. 4f). Paydaşlar, belirlenmiş bir kişiye "shaheed" şeklinde atıfta bulunan herhangi bir gönderinin "ideal şartlar altında, gönderinin paylaşıldığı konumun yerel bağlamına aşina olan insan moderatörler tarafından değerlendirilmesi" gerektiğini öne sürmüştür (bkz. PC-11188 – Digital Rights Foundation, s. 2). Bazıları, değerlendirme görevlilerinin ve otomatik değerlendirme sistemlerinin bağlamı daha iyi hesaba katabilmesi için içeriklerin coğrafi etiketli olması gerektiğini öne sürmüştür (örneğin bkz. PC-11165 – Taraaz, s. 1). Paydaşlar ayrıca Meta'ya otomatik yaptırımlarının doğruluğu hakkında daha fazla bilgi sağlama ve otomatik sistemlerinin İngilizce dışındaki dillerde iyileştirilmesine daha fazla para yatırma çağrısında bulunmuştur (ör. bkz. PC-11164 – SMEX, s. 5; PC-11190 – Brennan Centre). Paydaşlar Meta'yı, içerik moderasyonu faaliyetlerini "kullanıcı şikayetleri, işlem oranı, işlem türleri, azaltma tekniklerinin etkililiği, eğitim bilgileri ve itiraz oranları hakkında kapsamlı veriler dahil olmak üzere diller arasında tutarlı olacak şekilde" bildirmeye de sevk etmiştir (ör. bkz. PC-11196 – Integrity Institute).
80. Bazı uzmanlar, belirlenmiş bir örgüt veya kişiyle ilgili olarak ifade edilen "shaheed" teriminin otomatik sistemlerin içerikleri platformdan kaldırması için tekil bir referans noktası olarak kullanılması noktasında hemfikir olmamıştır ve bu terimin daha katmanlı bir moderasyon yaklaşımı kapsamında kullanılmasını teşvik etmektedir (ör. içeriğin Meta'nın ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla kuyruğa eklenmesi için kullanılmasını desteklemekte ancak sırf bu atıf yer aldığı için içeriğin kaldırılmasını desteklememektedir).
81. Kurul, geniş ölçekte içerik moderasyonu için algoritmik sistemlerden yararlanmanın gerekli olduğunu ve önerilen bu yaklaşımların çoğunun geniş ölçekte ve otomasyon kullanımıyla mümkün olmayacağını kabul etmektedir. Ancak Kurul, bu sistemlerin şeffaf ve adil olmasını sağlamak için Meta'nın yukarıda tavsiye edilenler dahil olmak üzere daha fazla adım atması gerektiği sonucuna varmaktadır.
*Prosedür Notu:
Gözetim Kurulunun ilke danışma görüşleri beş Üyeden oluşan alt kurullar tarafından hazırlanmaktadır ve Kurulun çoğunluğu tarafından onaylanma şartı aranmaktadır. Kurul kararları, tüm Üyelerin kişisel görüşlerini yansıtmayabilir.
Bu ilke danışma görüşünde, Kurul adına bağımsız araştırmalar yürütülmüştür. Hem merkezi Gothenburg Üniversitesi'nde bulunan ve altı kıtadan 50'yi aşkın sosyal bilimciden oluşan ekibiyle faaliyet gösteren bağımsız bir araştırma enstitüsü hem de dünyanın dört bir yanından 3200'ü aşkın ülke uzmanı Kurula yardımcı olmuştur. Jeopolitik, güven, emniyet ve teknolojinin kesişimine odaklanan Duco Advisors danışmanlık firması da Kurula yardımlarını sunmuştur. Sosyal medya trendleri hakkında açık kaynaklı araştırmalar yürüten Memetica kuruluşu da analizlerini sağlamıştır. Dil uzmanlığı; bünyesinde 350'den fazla dili akıcı konuşabilen ve dünyanın dört bir yanındaki 5000 farklı şehirden çalışan uzmanlar barındıran Lionbridge Technologies LLC şirketi tarafından sağlanmıştır.