Publié

COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin kaldırılması

Bu ilke danışma görüşü, Meta'nın COVID-19 ile ilgili olarak belirli kategorilerdeki yanlış bilgileri kaldırmaya devam etmesinin mi doğru olacağını yoksa daha az kısıtlayıcı bir yaklaşımın mı değerleriyle ve insan hakları sorumluluklarıyla daha paralel olacağını incelemektedir.

Plate-forme

Plate-forme
Facebook

I. Yönetici özeti

Temmuz 2022'de Gözetim Kurulu, COVID-19 ile ilgili olarak belirli kategorilerdeki yanlış bilgileri kaldırmaya devam etmesinin mi doğru olacağını yoksa daha az kısıtlayıcı bir yaklaşımın mı değerleriyle ve insan hakları sorumluluklarıyla daha paralel olacağını değerlendirmesi için Meta'dan gelen bir isteği kabul etmiştir. Bu ilke danışma görüşü, söz konusu isteğe Kurulun yanıtıdır.

Kurul geniş kapsamlı bir araştırma ve kamuoyu fikir alışverişi süreci yürütmüştür. Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik tek bir küresel yaklaşım benimseme noktasındaki ısrarı doğrultusunda Kurul, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) COVID-19'u bir uluslararası halk sağlığı krizi olarak ilan etmeye devam ettikçe Meta'nın şu anki ilkesini uygulamayı sürdürmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Yani şirket, COVID-19 ile ilgili olarak olası ve ciddi fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan yanlış bilgileri kaldırmaya devam etmelidir. Ancak Kurul, Meta'nın daha geniş bir paydaş grubuyla etkileşim kurarak, şu anda kaldırmakta olduğu 80 iddianın her birini yeniden değerlendirmek üzere bir süreç başlatması gerektiği görüşündedir. Şirket ayrıca, yaşanacak yeni koşullar altında ifade özgürlüğünü ve diğer insan haklarını korumak amacıyla, WHO'nun ilanı kaldırıldığında uygulayacağı önlemleri şimdiden hazırlamalıdır. Kurul, Meta'nın COVID-19 içeriklerini kaldırmaya yönelik devlet talepleri hakkında bilgi yayınlamasını, platformlarında bağımsız araştırmaları desteklemek üzere harekete geçmesini, platformlarının mimarisi ile yanlış bilgiler arasındaki bağlantıyı incelemesini ve tüm dünyada COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin daha iyi anlaşılmasını sağlamasını önemle tavsiye etmektedir.

Arkaplan

Meta, 2020 yılının başlarında COVID-19 pandemisi dünyayı etkisi altına almaya başladığında, şirket tarafından COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi olduğu tespit edilen bazı iddiaları Facebook ve Instagram'dan kaldırmıştır. COVID-19 ile ilgili olarak şirketin kaldırdığı iddiaların listesi, pandemi boyunca değişim geçirmiştir. Şu anda Meta, Kurulun "COVID tedavisi iddiası" kararındaki tavsiyelerine yanıt olarak oluşturulan Yanlış Bilgiler Topluluk Standardının bir alt kısmı olan "Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler" ilkesi uyarınca, COVID-19 ile ilgili olarak yaklaşık 80 ayrı yanlış bilgi iddiasını kaldırmaktadır. Bu ilke danışma görüşünde yalnızca Meta'nın COVID-19 pandemisi sırasında "Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler"ilkesi uyarınca gerçekleştirdiği eylemlere odaklanılmaktadır. Meta'nın COVID-19 pandemisi sırasında diğer ilkeler uyarınca gerçekleştirdiği eylemler ele alınmamaktadır.

"Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler" ilkesi uyarınca Meta, "halk sağlığıyla ilgili acil durumlarda, halk sağlığı kurumları bilgilerin yanlış olduğu sonucuna vardığında ve olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı olduğunda yanlış bilgileri" kaldırmaktadır. Meta, bu standardın karşılanıp karşılanmadığını belirlerken sadece halk sağlığı kurumlarını dayanak almıştır. COVID-19'un varlığını reddetme ve COVID-19 aşılarının manyetizmaya yol açtığını öne sürme, şirketin şu anda kaldırmakta olduğu 80 iddiadan bazılarıdır. Meta, Mart 2020 ile Temmuz 2022 arasında Facebook ve Instagram'dan COVID-19 ile ilgili 27 milyon yanlış bilgi kaldırmıştır ve bunlardan 1,3 milyonu itiraz sonucunda geri yüklenmiştir. COVID-19 ile ilgili olarak kaldırma standartlarını karşılamayan yanlış bilgiler haber doğrulama sürecinden geçebilmekte, etiketlenebilmekte veya sıralamada aşağıya düşürülebilmektedir. Haber doğrulayıcılar içerikleri değerlendirmektedir (ör. "asılsız" veya "bağlam eksik" olarak). Meta bunun üzerine içeriği bu şekilde etiketlemekte ve haber doğrulayıcının bu konuya dair makalesine bağlantı vermektedir. Şirket ayrıca haber doğrulayıcıların etiketlediği içerikleri sıralamada aşağı düşürmekte yani bu içeriklerin kullanıcıların akışlarında görünme sıklığını ve belirginliğini çeşitli etkenlere dayalı olarak azaltmaktadır. Meta, COVID-19 ile ilgili içeriklere "nötr etiketler" de uygulamaktadır. Etiketler "onaylanmamış bazı COVID-19 tedavileri ciddi zarara yol açabilir" gibi ifadeler içermektedir ve insanları Meta'nın önlem amaçlı tedbirler, aşılar ve kaynaklar hakkında halk sağlığı kurumlarının yayınladığı bilgilere yer verdiği COVID-19 bilgi merkezine yöneltmektedir.

Meta, Kuruldan bulunduğu istekte, COVID-19 ile ilgili belirli yanlış bilgileri kaldırmaya devam etmesinin gerekli olup olmadığını sormuştur. Şirket, kaldırmaya alternatif olarak; içerikleri sıralamada aşağı düşürebileceğini, üçüncü taraf haber doğrulayıcılara gönderebileceğini veya etiketleyebileceğini söylemiştir. Meta, ülkeye veya bölgeye göre farklı yaklaşımlar benimsemek yerine, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik tek bir küresel yaklaşım benimsemekte ısrar etmektedir. Şirkete göre ilke için geniş ölçekte yerelleştirilmiş bir yaklaşımın benimsenmesi, kullanıcılar açısından netliği azaltacak ve yaptırım kalitesini düşürecektir. Dahası, şirket böyle bir yaklaşımı benimsemek için yeterli kapasiteden yoksun olduğunu dile getirmektedir. Kurul bu isteği göz önünde bulundururken geniş kapsamlı bir kamuoyu fikir alışverişi süreci yürütmüştür. Bu kapsamda, sivil toplum ortaklığıyla dünyanın dört bir yanından bir dizi sanal yuvarlak masa toplantısı organize edilmiştir. Kurul bu toplantılarda geniş bir yelpazeden uzmanların ve paydaşların görüşlerini dinlemiştir.

Önemli bulgular ve tavsiyeler

Kurul, küresel bir halk sağlığı krizi sırasında COVID-19 ile ilgili olarak "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" yanlış bilgileri kaldırmaya devam etmenin, Meta'nın değerleriyle ve insan hakları sorumluluklarıyla örtüşeceği görüşündedir. Kurul en başta, Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik olarak geniş ölçekte yerelleştirilmiş bir yaklaşım benimsemesinin tercih edilip edilmeyeceğini irdelemiştir. Ancak Meta, bu yaklaşımı benimsemenin kullanıcılar açısından netliği ve adaleti zedeleyeceği ve ilkenin uygulanmasındaki hataları önemli ölçüde artıracağı noktasında ısrarcı olmuştur. Meta'nın endişeleri haklı olabilir. Ancak bu seçeneği reddetmek suretiyle Meta, COVID-19 ile ilgili zararlı yanlış bilgilerin ifade özgürlüğü başta olmak üzere insan haklarına uygun bir şekilde nasıl en iyi şekilde ele alınacağı noktasında paydaşların ve Kurul Üyelerinin karşıt bakış açılarını çözümlemek üzere Kurulun yürüttüğü çalışmalara mani olmuştur. Bu ilke danışma görüşünde bulunan ve çoğu aşağıda özetlenen 18 tavsiye, bu kısıtlama dahilindedir.

Kurulun Meta'ya tavsiyeleri şu yöndedir:

COVID-19 ile ilgili olarak "devam etmekte olan küresel bir halk sağlığı krizi sırasında olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" asılsız içerikleri kaldırmaya devam etme ve bir yandan da şu anda kaldırmakta olduğu 80 iddia üzerinde şeffaf ve kapsayıcı bir değerlendirme ve yeniden inceleme başlatma. Küresel bir halk sağlığı krizi, sağlık üzerinde ciddi ve doğrudan bir tehlike oluşturmaktadır. Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik tek bir küresel yaklaşım benimseme ısrarı doğrultusunda Kurul, Meta'nın yanıtının halk sağlığı kurumlarınca belirlendiği üzere olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan yanlış bilgileri kaldırma şeklindeki istisnai önlemler olmasının haklı olduğu görüşündedir. Meta, ilgili halk sağlığı kurumlarına dönerek onlardan kaldırdıkları iddiaları yeniden değerlendirmelerini istememiştir. Şirket, tekil iddiaları veya genel olarak ilkeyi yeniden değerlendirmek üzere paydaşlarla ve uzmanlarla daha geniş danışmanlık çalışmaları da yürütmemiştir. Meta henüz ilkesini değiştirmek üzere gerekli özeni gösterme sürecini (bu ilk olarak Meta'nın sorumluluğundadır) başlatmadığından, Kurul henüz en savunmasız olanları orantısız şekilde etkileyebilecek bir ilke değişikliği tavsiye edecek pozisyonda değildir.

Ancak krizin ilk aşamalarını atlatmış olduğumuz hesaba katıldığında; Meta, insan hakları sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla, ilkelerinde belirtilen kaldırma eşiğinin karşılanmaya devam edip etmediğini düzenli olarak değerlendirmelidir. Bu nedenle şirket, geniş bir yelpazeden paydaşlara danışarak, kaldırma işlemine tabi olan 80 iddiayı düzenli bir şekilde gözden geçirmek üzere şeffaf bir süreç başlatmalıdır. Bir iddianın kaldırma işlemine tabi iddialar listesine dahil olması, ancak paydaşlar iddianın olası fiziksel zarara yol açma potansiyelini açıkça kanıtlayabildiğinde gerçekleşmelidir. Meta bu periyodik değerlendirmelerin neticelerini herkese açık bir şekilde paylaşmalıdır.

Yaklaşımını yerelleştirme olasılığını irdeleme. Meta, WHO COVID-19'u küresel sağlık krizi olarak sınıflandırmaya son verdiğinde ancak yerel halk sağlığı kurumları bu hastalığı halk sağlığı krizi olarak görmeye devam ettiğinde ne yapacağını planlamalıdır. Kurul, böyle bir senaryoda şirketin hangi önlemleri alacağını belirlemesi için bir risk değerlendirmesi süreci başlatmasını tavsiye etmektedir. Bu önlemler, küresel çapta ifade özgürlüğünden ödün vermeden, gerçek hayatta ciddi ve olası zarara doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan yanlış bilgileri ele almalıdır. Risk değerlendirmesi kapsamında, bu ilkelerin yaptırımının yerelleştirilmesinin uygulanabilir olup olmayacağı da değerlendirilmelidir.

Platformlarının mimarisinin etkisini değerlendirme. Uzmanlar, Meta'nın platformlarının mimarisinin sağlıkla ilgili zararlı yanlış bilgilerin etkisini daha da güçlendirdiğine dair endişelerini dile getirmiştir. Bu iddialar ışığında Kurulun Meta'ya tavsiyesi, tasarım seçimlerinin insan hakları etkisini değerlendirmesi yönündedir. Şirket; haber kaynağının, tavsiye algoritmalarının ve diğer özelliklerinin sağlıkla ilgili zararlı bilgilerin etkisini nasıl güçlendirdiğine dair bir insan hakları etki değerlendirmesi yaptırmalıdır.

Devlet talepleriyle ilgili şeffaflığı artırma. Pandeminin zirve yaptığı noktada, Meta'nın COVID-19 ile ilgili içerikleri devletlerin emri üzerine değerlendirdiğiyle ilgili endişeler dile getirilmiştir. Bu özellikle de devletlerin barışçıl protestocuları veya insan hakları savunucularını bastırmak, pandeminin çıkış noktası hakkındaki konuşmaları kontrol altında tutmak ve devletlerin halk sağlığı krizine yanıtlarını eleştiren veya sorgulayan kişileri susturmak üzere taleplerde bulunduğu durumlarda sorunlu bir meseledir. Birleşmiş Milletler, bazı devletlerin pandemiyi demokrasinin getirilerini kısmen de olsa ortadan kaldırmak için bahane olarak kullandığı yönündeki endişelerini dile getirmiştir. Meta, devlet aktörlerinin "Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler" ilkesi uyarınca bulunduğu içerik değerlendirme talepleri konusunda şeffaf olmalıdır ve bunları düzenli olarak raporlamalıdır.

Bağımsız araştırmaları destekleme ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin anlaşılmasına katkıda bulunma. Kurulun uzmanlardan aldığı görüşler, Meta'nın verilerine ve araştırmalarına yeterli erişim sağlanamamasının, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri ve şirketin bunlara yanıtının etkililiğini anlama çalışmalarına mani olduğu yönünde olmuştur. Yeterli verinin olmaması, bu ilke danışma görüşü talebinin getirilerini değerlendirme noktasında Kurul için de zorluklar yaratmıştır. Kurul, diğer sosyal medya şirketlerine kıyasla, Meta'nın harici araştırmacılarla veri paylaşmak üzere önemli adımlar attığının bilincindedir. Bu araştırmacıların birçoğu; CrowdTangle ve Facebook Açık Araştırma ve Şeffaflık (FORT) gibi Meta araçlarının önemini Kurula iletmiştir. Bununla birlikte araştırmacılar, FORT gibi araçlara erişmenin zorluğundan da şikayet etmiştir. Meta bu araçları kullanıma açmaya devam etmeli, erişilebilirliklerini iyileştirmeli ve harici araştırmacıların herkese açık olmayan verilere erişmesine olanak tanımalıdır. Kurul ayrıca şirkete COVID-19 ilkelerini uygulama çalışmaları hakkında araştırma yürütüp verilerini yayınlamasını ve Kurulla paylaşılan "nötr etiketler" araştırmasının bulgularını yayınlamasını tavsiye etmektedir. Kurulun son olarak Meta'ya tavsiyesi, şirket verilerinin erişimini Küresel Çoğunluk (diğer adıyla Küresel Güney) araştırmacılarına ve üniversitelerine genişletmesi ve dünya genelindeki dijital okuryazarlık programlarını desteklemesi yönündedir.

COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin kaldırılması noktasında adaleti, netliği ve tutarlılığı artırma. Meta ayrıca, insan hakları sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla, kurallarının kullanıcılar açısından net olmasını sağlamalıdır. Şirket bu doğrultuda, kaldırdığı her bir kategorideki COVID-19 iddialarının olası fiziksel zarar riskine nasıl katkıda bulunduğuna açıklık getirmelidir. Şirket ayrıca bir iddianın asılsız olduğu yönündeki değerlendirmesinin dayanağını açıklamalı ve kaldırdığı iddiaların listesinde yapılan tüm değişiklikleri kayıt altında tutmalıdır. Şirket, kurallarının farklı dil ve bölgelerde tutarlı bir şekilde uygulanmasını desteklemek üzere; içerik moderatörlerine sağladığı dahili rehberliği, faaliyet gösterdiği dillere çevirmelidir. Meta ayrıca, kullanıcıların haber doğrulayıcı etiketlerine itiraz etme imkanını genişleterek ve bu itirazların baştaki kararı veren haber doğrulayıcı tarafından değerlendirilmemesini sağlayarak, kullanıcıların çözüm yoluna başvurma hakkını korumalıdır.

II. Meta'nın isteği

1. Bu ilke danışma görüşü isteği, Meta'nın Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinde ana hatlarıyla belirtildiği üzere, şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi ilkesiyle ilgilidir. Bu ilke, Yanlış Bilgi Topluluk Standardının bir parçasıdır. Temmuz 2022'de bu ilke danışma görüşü için Kuruldan talepte bulunan Meta, bu ilke kapsamında COVID-19 ile ilgili belirli içerikleri kaldırmaya devam etmesinin mi doğru olacağını yoksa daha az kısıtlayıcı bir yaklaşımın şirketin değerlerine ve insan hakları sorumluluklarına daha paralel mi olacağını sormuştur.

2. Göndermiş olduğu talepte Meta, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi uyarınca, halk sağlığıyla ilgili bir acil durumda, "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" yanlış bilgileri kaldırdığını açıklamıştır. Bu ilke, aşağıdaki Kısım III'te daha detaylı olarak açıklanmıştır. Şirket, yanlış bilgilerin bu standardı karşılayıp karşılamadığını belirlerken, belirli iddiaların yanlış olup olmadığını ve olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma risklerinin yüksek olup olmadığını değerlendirecek bilgi ve uzmanlığa sahip olan halk sağlığı kurumlarıyla ortak çalışmaktadır. Bu değerlendirme, küresel düzeyde yapılmaktadır. Meta, bu ilkeyi uygularken geniş ölçekte yerelleştirilmiş bir yaklaşım benimsemenin kullanıcılar açısından netliği ve adaleti zedeleyeceğini ve ilkenin uygulanmasındaki hataları önemli ölçüde artıracağını Kurula açıkça ifade etmiştir. Meta, bu yüksek eşiğe ulaşamayan yanlış bilgilerde ise sıralamada aşağı indirme, etiketleme veya haber doğrulama gibi diğer önlemleri kullanmaktadır.

3. Meta, Ocak 2020 ile Şubat 2021 arasında COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler yaklaşımını geliştirme sürecinde (aşağıdaki Kısım III'e bakın) halk sağlığı ve bulaşıcı hastalık uzmanları, ulusal güvenlik ve kamu emniyeti uzmanları, dezenformasyon ve yanlış bilgi araştırmacıları, haber doğrulayıcılar, ifade özgürlüğü uzmanları ve dijital haklar uzmanları dahil olmak üzere birçok farklı alandan 180'i aşkın uzmana danışmıştır. Meta, bölgesel paydaşlara da danışmıştır. Meta, aşağıda daha ayrıntılı açıklandığı üzere, dünyanın çeşitli bölgelerinden farklı alanların uzmanlarının ve farklı paydaşların birbirinden farklı ve bazen birbiriyle çelişen tavsiyeler ve bakış açıları sunduğuna dikkat çekmiştir. Meta, COVID-19 pandemisinin oluşturduğu küresel halk sağlığı krizi ışığında şu anki ilkesini benimserken, belirli yanlış bilgilerle ilişkili risklerin, kaldırma kararlarını gerekli kılacak kadar ciddi olduğunu belirlediğini ifade etmiştir. Kuruldan bulunduğu istekte Meta, iki yılı aşkın bir süre önce COVID-19 ile ilgili belirli yanlış bilgileri kaldırmaya karar verdiğinden beri, COVID-19'u çevreleyen şartların değiştiğini açıklamıştır. Bu değişiklikler, şirketi bu tür yanlış bilgileri kaldırmanın hâlâ gerekli olup olmadığını göz önünde bulundurmaya itmiştir. Meta, Kurulun göz önünde bulundurması için üç değişikliğe dikkat çekmiştir.

4. İlk olarak, Meta'ya göre COVID-19 bilgi ekosisteminde bir değişiklik söz konusudur. Pandeminin başında resmi yönergelerin gerektiği kadar yaygın olmaması, yanlış bilgilerin yayılmasını teşvik eden bir bilgi boşluğu oluşturmuştur. Şirket, günümüzde birçok şeyin değiştiğine dikkat çekmiştir. İnsanlar virüs hakkında güvenilir bilgilere ve risk altındakileri bilgilendirip davranışlarını değiştirebilecek halk sağlığı kurumlarına erişebilmektedir.

5. Meta ikinci olarak, aşıların varlığı ve hastalık varyantlarının evrimi nedeniyle, COVID-19'un 2020'nin başlarına kıyasla daha az ölümcül olduğuna işaret etmiştir. Etkili aşıların geliştirilmesi ve dağıtılması sayesinde, artık COVID-19 belirtilerini önlemenin veya bunların şiddetini azaltmanın bir yolu vardır. Dahası, halk sağlığı uzmanlarına göre günümüzdeki varyantlar öncekilere kıyasla daha hafif hastalıklara sebep olmaktadır ve tıbbi tedaviler hızla evrimleşmektedir.

6. Üçüncü olarak Meta, halk sağlığı yetkililerinin aktif bir şekilde COVID-19'un daha az önem arz eden bir safhaya geçip geçmediğini değerlendirdiğini dile getirmiş ve "bazı halk sağlığı kurumları, dünyadaki bazı bölgelerin pandemide daha hafif bir evreye geçiş yapmaya başladığına işaret ediyor" sözlerini kullanmıştır. (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 14) Meta bu gözlemi desteklemek üzere Amerika Birleşik Devletleri'nde Dr. Anthony Fauci'nin, Avrupa Komisyonunun ve Tayland Halk Sağlığı Bakanının beyanlarına vurgu yapmıştır.

7. Ancak Meta, dünyanın farklı yerlerinde pandeminin gidişatının da farklı olduğunu kabul etmiştir. Kurula ilettiği istekte şirket şunları yazmıştır:

Aşılara, tıbbi tedavilere ve resmi yönergelere erişim yüksek gelirli ülkelerde giderek artmakla birlikte, uzmanlar sağlık sistemleri görece az gelişmiş olan düşük gelirli ülkelerde yaşayanlar için bu erişimin gecikeceğini tahmin ediyor. Şu anda en önemli varyasyon, gelişmiş ülkeler (...) ve görece az gelişmiş ülkeler arasındadır. (...) Yüksek gelirli ülkelerdeki kişilerde en az bir doz aşı yaptırma oranı yüzde seksen iken bu oran düşük gelirli ülkelerde insanların sadece yüzde 13'üne denk geliyor. Düşük gelirli ülkelerde sağlık sistemlerinin daha düşük kapasiteli olması, ekonomilerin daha güçsüz olması ve devlet yönergelerine daha az güven duyulması olasılığı da daha yüksek. Tüm bunlar, insanları aşı yaptırmaya ikna etmenin ve COVID-19'a yakalananları tedavi etmenin önündeki engeller olarak öne çıkıyor.

(Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 3)

Meta'nın Kurula sorduğu sorular

8. Yukarıdaki hususlar doğrultusunda Meta, göz önünde bulundurması için aşağıdaki ilke seçeneklerini Kurula sunmuştur. Bu önlemler hakkında daha fazla detay, aşağıdaki Kısım III'te verilmektedir:

  • COVID-19 ile ilgili belirli yanlış bilgileri kaldırmaya devam etme: Bu seçenek, Meta'nın "halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında olası fiziksel zarar riskine katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" yanlış içerikleri kaldırma yönündeki mevcut yaklaşımını devam ettirmesi anlamına gelecektir. Bu seçenek kapsamında Meta, şirketin artık olası fiziksel zarar oluşturmadığı bir noktada yanlış bilgileri kaldırmayı durduracağını bildirmekte ve şirketin bu kararı nasıl vermesi gerektiğine dair Kuruldan rehberlik istemektedir.
  • Acil durumlar için geçici azaltma önlemleri: Bu seçenek kapsamında Meta, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırmayı durduracak ve bunun yerine dağıtımını azaltacaktır. Şirket bunu geçici bir önlem olarak görmekte ve benimsediği takdirde bu önlemi uygulamayı ne zaman durduracağı konusunda Kuruldan rehberlik istemektedir.
  • Üçüncü taraf haber doğrulama: Bu seçenek kapsamında, şu anda kaldırma işlemine tabi olan içerikler, değerlendirme için bağımsız üçüncü taraf haber doğrulayıcılara gönderilecektir. Kurula iletmiş olduğu istekte Meta şuna dikkat çekmektedir: "içerikleri değerlendirebilecek haber doğrulayıcı sayısı daima sınırlı olacaktır. Meta bu seçeneği uygularsa haber doğrulayıcılar platformlarımızdaki tüm COVID-19 içeriklerine bakamayacaktır ve bazıları doğruluk bakımından kontrol edilemeyecek, alt sıralara taşınamayacak ve etiketlenemeyecektir." (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 16)
  • Etiketler: Bu seçenek kapsamında Meta, kullanıcıların içeriği görmesine mani olmayan ancak güvenilir bilgilere doğrudan bağlantılar sağlayan etiketler ekleyecektir. Meta bunu geçici bir önlem olarak görmekte ve bu etiketleri kullanmayı durdurmaya karar verirken hangi etkenleri göz önünde bulundurması gerektiği konusunda Kuruldan rehberlik istemektedir.

9. Meta, bu seçeneklerden her birinin özellikle ölçeklenebilirlik, doğruluk ve etkilenen içerik sayısı açısından avantaj ve dezavantajları olduğunu dile getirmiştir. Şirket, ilkenin hem her bölge için uygun hem de küresel bakımdan tutarlı ve elverişli olması gerektiğini önemle vurgulamıştır. Ülkeye özgü ilkelerle ilgili olarak Meta şunu ifade etmiştir: "Teknik nedenlerle, COVID-19 ile ilgili olarak ülkeye veya bölgeye özgü ilkeler yerine, tüm ilkelerin küresel olmaya devam etmesini önemle tavsiye ediyoruz." Kurula ilettiği istekte Meta şunu söylemiştir: "İlkelerin ülke düzeyinde uygulanması, hem bir pazarın değerlendirme görevlileri birden fazla ülkeyi kapsadığında gereğinden fazla yaptırıma hem de içerikler birden fazla ülkeye ve bölgeye yayılabildiği için gereğinden az yaptırıma yol açabilir." (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 17, dipnot 37.) (Geniş ölçekte yerelleştirilmiş yaptırım hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki paragraf 61'e bakın.)

III. Meta'nın Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi

10. COVID-19 pandemisiyle ve şirketin platformlarında gözlemlenen yanlış bilgilerin ani bir artış göstermesiyle birlikte Meta, Ocak 2020'de COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırmaya başlamıştır. Şirketin ilkesi ve kaldırılmaya tabi olan iddia türleri iki yıllık süreçte değişmeye devam etmiştir ve şu anda Yanlış Bilgi Topluluk Standardının Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler kısmı ve buna eşlik eden Yardım Merkezi sayfası olarak yürürlüktedir.

11. Yanlış Bilgiler Topluluk Standardı, Meta'nın yanlış bilgi yaklaşımını açıklayan bir ilke gerekçesiyle başlamaktadır. Birer yaptırım önlemi olarak kaldırma, haber doğrulama, sıralamada aşağı indirme ve etiket kullanımları da buna dahildir. Şirket yalnızca "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" yanlış bilgileri kaldırdığını söylemektedir. İlkenin devamında, kaldırma işlemine tabi olan dört yanlış bilgi türü tanımlanmaktadır: (1) fiziksel zarar veya şiddet; (2) Sağlıkla İlgili Zararlı Yanlış Bilgiler; (3) seçmenlere veya nüfus sayımına müdahale etme ve (4) üzerinde oynanmış medya içerikleri (kalın yazılan kısmı özellikle vurgulamaktayız).

12. Yanlış Bilgiler Topluluk Standardının Sağlıkla İlgili Zararlı Yanlış Bilgiler kısmında üç alt kategori mevcuttur: (i) Aşılar hakkındaki yanlış bilgiler; (ii) Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ve (iii) Sağlık sorunlarına yönelik zararlı mucize tedavileri tanıtma veya savunma (kalın yazılan kısmı özellikle vurgulamaktayız). COVID-19 ile ilgili iddialara diğer topluluk standartlarının da uygulanması mümkün olmakla birlikte, bu ilke danışma görüşü yalnızca COVID-19 pandemisi bağlamında, Yanlış Bilgiler ilkesinin Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler kısmına odaklanmaktadır. Diğer ilkeleri de ele alıyormuş gibi yorumlanmamalıdır.

COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi iddialarının kaldırılması

13. Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinde şu ifade yer almaktadır:

Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında yanlış bilgileri, halk sağlığı kurumları bilginin yanlış olduğu ve olası fiziksel zarara doğrudan katkı yapma (bireylerin zararlı bir hastalığı kapma veya yayma ya da hastalığın aşısını reddetme riskine katkıda bulunma dahil) olasılığının yüksek olduğu sonucuna vardığında kaldırırız. Halk sağlığı acil durumlarını, küresel ve yerel sağlık yetkilileriyle ortaklıklarımız kapsamında tespit ederiz. Buna şu anda COVID-19 hakkında virüsün varlığı veya önem derecesi, nasıl tedavi edileceği veya önleneceği, virüsün nasıl bulaştığı ve kimlerin bağışıklık sahibi olduğu konusunda uzman sağlık yetkililerince doğrulanmış asılsız iddialar ile COVID-19 ile ilgili doğru sağlık uygulamalarından (test yaptırma, sosyal mesafeyi koruma, yüz maskesi takma ve COVID-19 aşısı yaptırma gibi) vazgeçiren asılsız iddialar dahildir. COVID-19 ve aşılar hakkında hangi yanlış bilgilere izin vermediğimizi belirleyen kuralların tamamı içinburayatıklayın.

14. Meta, bu ilke kapsamında şu üç unsur karşılanıyorsa yanlış bilgileri kaldırmaktadır: 1) bir halk sağlığı krizi varsa; 2) iddia yanlışsa ve 3) iddianın olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksekse. Meta, COVID-19 bağlamında bu standardı uygularken, halk sağlığı kurumlarının vardığı sonuçları dayanak alarak, kaldırma işlemine tabi tutulacak yaklaşık 80 ayrı iddia tespit etmiştir. Periyodik olarak güncellenen bu iddialara ve ilkenin nasıl uygulandığına ilişkin yaygın sorulara bu Yardım Merkezi sayfasından ulaşılabilmektedir.

15. İlkede belirtildiği üzere, bu 80 iddia aşağıdaki beş kategori altında sınıflandırılmıştır: (1) COVID-19'un varlığı veya şiddeti hakkındaki iddialar - COVID-19'un varlığını reddeden veya şiddetini hafife alan iddialar (ör. hiç kimsenin COVID-19 yüzünden ölmediğine dair iddialar) buna dahildir; (2) COVID-19 bulaşıcılığı ve bağışıklığı - COVID-19'un 5G teknolojileriyle bulaştığına yönelik iddialar buna dahildir; (3) COVID-19 için garantili şifa veya önleme yöntemleri - topikal kremlerin koronavirüs enfeksiyonunu iyileştirebileceğini veya önleyebileğini ileri süren iddialar buna örnek verilebilir; (4) doğru sağlık uygulamalarının aksini teşvik etme - yüz maskelerinin zararlı nano kurtçuklar içerdiğine veya COVID-19 aşılarının insanların DNA'sını değiştirdiğine veya manyetizmaya yol açtığına ilişkin iddialar buna örnek verilebilir; (5) Temel sağlık hizmetlerine erişim - hastanelerin daha fazla para almak veya insanların organlarını satmak için hastaları öldürdüğüne ilişkin iddialar buna dahildir.

16. Bulunmuş olduğu istekte Meta, bir halk sağlığı krizinin var olup olmadığını belirlemek için aşağıdakileri dayanak aldığını açıklamıştır: (1) Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) halk sağlığı krizi ilan etmiş olup olmaması; (2) WHO'nun hastalığı bulaşıcı, ölümcül veya yüksek riskli olarak belirlemiş olup olmaması veya (3) WHO risk değerlendirmesi mevcut olmadığı takdirde Meta, ilgili ülke için yerel sağlık kurumlarının halk sağlığı krizi ilan etmiş olup olmamasına bakar. Meta'nın açıkladığı üzere, WHO'nun şirkete tavsiyesi, kriz ilanı devam ettiği sürece "maruziyet riski, bulaşıcılık oranı, maruziyet ile risk arasındaki ilişki, hastalık oranları ve ölüm oranları olağandışı şekilde yüksekken kişilere yönelik geri dönüşü olmayan fiziksel zarar riski yüksektir" şeklinde olmuştur. (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 6) WHO, 30 Ocak 2020 itibarıyla COVID-19 salgınını "Bütün Dünyayı İlgilendiren Bir Halk Sağlığı Krizi" ilan etmiştir.

17. Uygulamakta olduğu ilkeye göre halk sağlığı krizleri bağlamında Meta, bir ifadenin asılsız olup olmadığını ve bir asılsız iddianın "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığının yüksek" olup olmadığını belirlemek için uzman halk sağlığı kurumlarını dayanak almaktadır. Meta, şu anda kaldırma işlemine tabi tutulan iddiaları değerlendirirken WHO ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) gibi halk sağlığı uzmanlarını dayanak aldığı konusunda Kurulu bilgilendirmiştir. Meta geçmişte UNICEF ülke başkanları ve Pakistan Milli Sağlık Bakanı gibi yetkililere de danışmıştır (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 6). Meta ile bir halk sağlığı kurumu arasında yapılan yazışmalardan Kurulun gözden geçirdiği örneklere dayalı olarak; kaldırılması gereken iddiaları halk sağlığı kurumlarının bizzat tespit etmesinden veya tanımlamasından ziyade, Meta'nın platformlarını izleyerek ve diğer yöntemlerle iddiaları tespit ettiği ve değerlendirme için bunları halk sağlığı kurumlarına gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmeyi sağlayan bir halk sağlığı kurumu ile yapılan bir yazışma örneğinde, Meta bir iddiayı (COVID-19 aşılarının kalp krizine neden olduğu iddiası) tespit etmiş ve halk sağlığı kurumuna iddianın asılsız olup olmadığını ve aşıyı reddetme davranışına yol açıp açmayacağını sormuştur. Halk sağlığı kurumu, "COVID-19 aşılarının kalp krizine yol açtığına dair bir kanıt yoktur" sonucunu destekleyen kaynaklarla ve analizlerle yanıt vermiştir. Kurum, ergen ve genç yetişkin erkeklerde başta olmak üzere, aşılama sonrası miyokardit (kalp kası iltihabı) raporlanan vakalara işaret etmiştir. Halk sağlığı kurumu ayrıca "aşıların kalp krizine (miyokard enfarktüsü) veya diğer kalp rahatsızlıklarına yol açtığı hakkında temelsiz korkular, aşıyı reddetme davranışına yol açabilir" sonucuna varmıştır.

18. Meta'nın yanlış bilgiler ilkesi, şirketin belirli konuşma türlerini kaldırma işlemlerinden muaf tuttuğu istisnalar içermektedir. Örneğin, siyasete veya siyasi kararlara odaklanan beyanlara (ör. "COVID zorunlulukları işe yaramıyor" veya "aşı şirketlerinin cüzdanlarını doldurmaktan başka bir niyeti yok") izin verilmektedir. Açıkça mizah ve hiciv ile paylaşılan içerikler (ör. COVID'i ancak Brad Pitt'in kanı tedavi edebilir [gülmekten gözünden yaş gelen iki ifade simgesi]) ilkeyi ihlal etmemektedir. Şu şartların hepsi karşılandığında, kişisel bir anekdotu veya deneyimi ifade eden iddialara izin verilmektedir: içerikte belirli bir kişinin kişisel bir deneyiminin paylaşılması; gönderide kişinin kimliğinden açıkça bahsedilmiş olması; içeriğin kategorik bir iddiada bulunmaması veya eylem çağrısı içermemesi. Spekülasyon yapan, sorgulayan veya belirsizliği ifade eden içeriklere de (ör. Aşılar otizme neden olur mu?) izin verilmektedir.

19. Meta, yanlış bilgiler ilkesi kapsamında listelenen iddiaları kaldırmak için otomatik araçların (diğer adıyla sınıflandırıcıların) oluşturduğu olağan geniş ölçekli yaptırım sisteminden, içerik moderatörlerinden ve dahili üst birime iletme ekiplerinden yararlanmaktadır. Kurula verdiği bilgide şirket, bu ilkenin olası ihlallerini tespit etmek için 19 dilde sınıflandırıcılar eğittiğini ifade etmiştir. Yanlış bilgiler ilkesini uygulayan içerik moderatörlerine dahili yönergeler verilmektedir. Yardım Merkezi sayfasında açıklandığı üzere mizah, hiciv veya kişisel anekdot olduğu için platformda kalması gereken içerikleri tespit etmeye yönelik rehberlik buna dahildir. Bir içerik kaldırıldığında, kullanıcının "karara katılmama" seçeneği mevcuttur. Değerlendirme garanti edilmemektedir ancak kapasite varken bazı kararlar itiraz sonrasında değerlendirilebilmektedir. Kurula verdiği bilgide Meta, Mart 2020 ile Temmuz 2022 arasında, şirketin Facebook ve Instagram'dan COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi olduğu gerekçesiyle 27 milyon içeriği kaldırdığını dile getirmiştir. Kaldırılan 27 milyon içerikten 1,3 milyonu, şirketin değerlendirebildiği itirazlar aracılığıyla geri yüklenmiştir.

Üçüncü taraf haber doğrulama ve yanlış bilgileri sıralamada aşağı indirme

20. Kaldırma işlemine tabi iddialar listesinin kapsamında olmayan ancak COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi olabilecek içerikler, üçüncü taraf haber doğrulamaya tabi tutulmaktadır. Makine öğrenimi teknolojisi, yanlış bilgi olma olasılığı yüksek olan gönderileri saptar ve üçüncü taraf haber doğrulayıcılara gönderir. Meta, içerikleri gözden geçirmek ve etiketlemek için bağımsız haber doğrulama kuruluşlarıyla ortak çalışmaktadır. Şirket, haber doğrulayıcıların performansını değerlendirmemektedir. Şirket, kuruluşları değerlendirme ve kaliteden emin olma noktasında Uluslararası Haber Doğrulama Ağı'nı (IFCN) dayanak almaktadır. Haber doğrulama kuruluşları; tarafsızlık ve adalet taahhüdünü, kaynakların şeffaflığını, para kaynaklarının şeffaflığını ve düzeltmelerde açıklık ve dürüstlük ilkesini içeren Çalışma Kuralları ile uyumluluk bakımından IFCN tarafından değerlendirilmektedir.

21. Viral olmakta olanlar başta olmak üzere haber doğrulama kuyruğuna gönderilen içerikler, değerlendirilene kadar geçici olarak kullanıcıların akışlarında daha aşağıda görünebilir. Meta, haber doğrulayıcılara gönderilen içeriklere öncelik vermek için bir sıralama algoritması kullanmaktadır. Haber doğrulayıcıların kuyruklarında viral içeriklere öncelik verilmektedir. Meta, Kurulun sorusuna yanıt olarak, haber doğrulama için kuyruğa gönderilen içeriklerin çok büyük bir çoğunluğunun haber doğrulayıcılar tarafından değerlendirilme şansı bulamadığını Kurula bildirmiştir. Meta'ya göre kuyruktaki içeriklerin çoğunluğu asılsız değildir ancak Meta bu iddia için destekleyici herhangi bir kanıt temin etmemiştir. Meta'ya göre haber doğrulama ortakları; güncel, gündemde ve önemli olmaları şartıyla, asılsızlığı kanıtlanabilen iddialara veya açıkça uydurma haberlere öncelik vermektedir. Haber doğrulayıcılar ayrıca Meta'nın sağladığı kuyruk haricinde, içerikleri kendi inisiyatifleri doğrultusunda da bulup gözden geçirebilmektedir.

22. Siyasetçilerin gönderileri ve reklamları haber doğrulama için uygun değildir. Meta, "siyasetçi" terimini "seçimlerde aday olan, kamu görevinde bulunan siyasetçiler ve bu siyasetçilerin kurullarına atadığı pek çok görevli ile siyasi partiler ve bu partilerin liderleri" olarak tanımlamaktadır. Meta, bu ilkenin yürürlükte olmasının sebebini "bağımsız basına sahip gelişmiş demokrasilerde siyasi söylemler en iyi irdelenen konuşmalardır" ve "siyasi söylemleri sınırlamamız insanların seçilmiş yetkililerinin söyledikleri konusunda daha az bilgi edinmesine neden olur ve siyasetçilerin söyledikleri sözlere ilişkin sorumluluğunu azaltır" şeklinde dile getirmektedir.

23. Haber doğrulayıcılar içerikleri "asılsız," "üzerinde oynanmış," "kısmen asılsız" veya "bağlam eksik" şeklinde değerlendirebilmektedir. Meta içeriği buna göre etiketlemekte ve haber doğrulayıcının konuyla ilgili makalesine bağlantı vermektedir. Makaleyi okumak isteyen kullanıcının Facebook'tan çıkıp başka bir sayfaya gitmesi, bunun için de ilave veri kullanması gerekmektedir. Bu nedenle, Meta'nın platformlarının ücretsiz veriyle kullanılabildiği (yani kullanıcıların Meta'nın uygulamalarına mobil veriyle erişmek için veri ücreti veya başka bir ücret ödemek zorunda olmadığı) ülkelerde ikamet eden bazı kullanıcıların ilave ücret ödemesi anlamına gelmektedir. "Asılsız" ve "üzerinde oynanmış" şeklinde etiketlenen içeriklerin üstü, içeriği kapatan ve kullanıcıların içeriği görmek için tıklamasını gerektiren bir uyarı ekranıyla kapatılmaktadır. "Kısmen asılsız" ve "bağlam eksik" olarak etiketlenen içeriklerin üstü kapatılmamaktadır. Kurula verdiği bilgide Meta, 9 Aralık 2022'den önceki 90 günlük dönemde "asılsız" veya "üzerinde oynanmış" olarak etiketlenen ve içeriği gizleyen bir ekranla kapatılan gönderilerde, içeriği görüntülemek üzere gönderinin üzerini açan kullanıcı oranının Facebook için %10 ve Instagram için %43 olduğunu iletmiştir. Meta, aynı dönemde "asılsız," "üzerinde oynanmış," "kısmen asılsız" veya "bağlam eksik" etiketi alan gönderiler için "Nedenini Gör" istemine tıklama oranının Facebook kullanıcıları için %3 ve Instagram kullanıcıları için %19 olduğunu raporlamıştır. Bu bağlantı, kullanıcıyı içeriğin neden değerlendirildiğine dair bilgi sağlayan ve haber doğrulayıcının makalesine bağlantı veren ayrı bir ekrana götürmektedir.

24. Bir içerik haber doğrulayıcılar tarafından etiketlendiğinde, Meta bu içeriği kullanıcı akışlarında daha aşağıya taşımaktadır. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi olarak değerlendirilip "asılsız," "üzerinde oynanmış" ve "kısmen yanlış" olarak etiketlenen içerikler, "bağlam eksik" olarak etiketlenenlere kıyasla sıralamada daha fazla aşağı indirilmiştir. Meta'ya göre, bir içeriğin kullanıcının akışının neresinde görüneceğini belirleyen sıralamada aşağı indirme etkisi değişiklik göstermektedir. Bir kullanıcının göreceği içerikler, Meta'nın iddiasına göre kullanıcıya kendisinin en çok ilgileneceği içerikleri göstermek üzere, kullanıcı için kişiselleştirilmektedir. Bir içeriğin sıralamada aşağı indirilmesi, içeriğin sıralama puanının azalmasına yol açmaktadır. İçeriğin belirli bir sayı veya yüzde kadar daha az görüntüleme alacağı anlamına gelmemektedir. Bir kullanıcının sıralamada aşağı indirilen bir içeriği görme olasılığı, ilgili içeriğin sıralama puanının, kullanıcının akışındaki diğer içeriklere kıyasla ne kadar yüksek olduğuna bağlı olacaktır. Sonuç olarak sıralamada aşağı indirme cezaları, kullanıcıya ve kullanıcının içerik envanterine dayalı olarak, aynı içeriği farklı şekillerde etkilemektedir. Bir grubun içerisinde veya çok sayıda takipçisi olan bir kullanıcı tarafından paylaşılan bir içerik, söz konusu grubu ya da sayfayı takip edenler ve bu grupla ya da sayfayla düzenli etkileşimde bulunanlar için büyük olasılıkla akıştaki diğer içeriklere kıyasla yakın veya daha yüksek sıralama puanına sahip olacaktır. Dolayısıyla sıralamada aşağı indirme cezası, beklenen etkiyi yaratamayabilir.

25. Bir haber doğrulayıcı; bir sayfanın veya grubun oluşturduğu bir içeriğin şirketin yanlış bilgiler ilkesini ihlal ettiğini belirlediğinde, sayfa yöneticileri veya grup yöneticileri itirazda bulunabilmektedir. Facebook profilleri, bir haber doğrulama etiketine itirazda bulunma seçeneğine sahip değildir. Grup ihlallerine IOS ve Android üzerinde Facebook uygulaması aracılığıyla ya da internet tarayıcısı vasıtasıyla itirazda bulunmak mümkündür. Sayfa ihlallerine internet tarayıcısı aracılığıyla itirazda bulunulamamaktadır. Facebook Yardım Merkezi'ne göre "bu ürün içi itiraz özelliği şu anda yalnızca belirli ülkelerdeki grup yöneticilerine ve Sayfa yöneticilerine sunulmaktadır. Bunun dışındaki herkes haber doğrulayıcılara e-posta aracılığıyla itiraz göndermeye devam edebilmektedir."

26. Kurula iletmiş olduğu istekte Meta, içerikleri değerlendirebilecek haber doğrulayıcı sayısının daima sınırlı olacağına açıklık getirmektedir. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri ele alırken kullanılabilecek farklı yaklaşımları değerlendirmesini isterken Meta, yalnızca veya ağırlıklı olarak haber doğrulama sistemini dayanak aldığı takdirde, haber doğrulayıcıların platformlardaki tüm COVID-19 içeriklerine bakmasının mümkün olmayacağını açıklamıştır. Dolayısıyla bazı yanlış bilgiler doğruluk açısından kontrol edilemeyecek, sıralamada aşağı indirilmeyecek ve etiketlenmeyecektir.

Etiketleri uygulama

27. Meta ayrıca, "nötr bilgilendirme uygulaması" adını verdiği uygulamanın iki ayrı türünü uygulamaktadır: nötr uygulama etiketleri ve X Hakkındaki Gerçekler bilgilendirme uygulamaları (FAXIT). Bunlar haber doğrulayıcılardan bağımsız olarak, doğrudan Meta tarafından uygulanmaktadır. FAXIT uygulamaları, kullanıcıyı bilgi merkezine yöneltmeden önce, gönderide paylaşılan içerik hakkında kişiselleştirilmiş bir beyanda bulunmaktadır. Meta'nın iki FAXIT etiketi mevcuttur: (1) "COVID-19 aşıları, güvenlik ve etkililik açısından birçok teste tabi tutulur ve ardından yakından izlenir" ve (2) "Onaylanmamış bazı COVID-19 tedavileri ciddi zarara yol açabilir." Bir sınıflandırıcının COVID-19'dan bahsettiğini tespit ettiği tüm içeriklere bir etiket yerleştirilir. İçerik doğru ya da yanlış olabilir ve bu etiket, içerik özelinde herhangi bir beyanda bulunmamaktadır. Tüm nötr bilgilendirme uygulamaları (NIT) kullanıcıları Meta'nın COVID-19 bilgi merkezine yöneltmektedir.

28. Bu ilke danışma görüşü isteğiyle ilgili tartışmalar sırasında Meta, 19 Aralık 2022'den itibaren nötr bilgilendirme uygulamalarını (NIT) azaltmaya başlayacağını Kurula iletmiştir. Bu karar, nötr bilgilendirme uygulamalarının (NIT) COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin platformdaki yaygınlığını sınırlamadaki etkililiği üzerine Meta'nın Ürün ve Bütünlük ekipleri tarafından yürütülen küresel bir deneye dayalı olarak alınmıştır. Testte, hiçbir sınırlama olmadan COVID-19 nötr bilgilendirme uygulamalarını (NIT) görmeye devam eden bir kontrol grubu yer almıştır. Bunun yanında; birincisi COVID-19 nötr bilgilendirme uygulamalarından (NIT) her birini her üç günde bir görebilen bir grup, ikincisi COVID-19 nötr bilgilendirme uygulamalarından (NIT) her birini her 30 günde bir görebilen bir grup ve üçüncüsü hiçbir etiket görmeyen bir grup olmak üzere üç ek test grubu kurulmuştur. Şirkete göre, kontrol grubu dahil olmak üzere tüm gruplar arasında güvenilir bilgilere tıklama oranı ortalamada en yüksek olan grup, nötr bilgilendirme uygulamalarından (NIT) her birini her 30 günde bir görebilen ikinci grup olmuştur. Nötr bilgilendirme uygulamalarını (NIT) görüntüleyerek geçirilen sürenin en yüksek olduğu grup da bu grup olmuştur. Dahası, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin yaygınlığı açısından, kontrol grubu ile test grubu arasında "istatistiksel olarak anlamlı regresyon yoktur." Meta, deneyin sonuçlarına dayalı olarak, kullanıcıların platformlarında görebileceği COVID-19 nötr bilgilendirme uygulaması (NIT) sayısını 19 Aralık 2022'den itibaren her 30 günde bir her COVID-19 etiketinden bir adet olarak sınırladığını Kurula bildirmiştir. Sonrasında Meta, kullanıcıların etiketlere maruz kalma hacmini düşürmek amacıyla, şirketin tüm COVID-19 nötr bilgilendirme uygulamalarını (NIT) kullanmayı durdurduğunu Kurula iletmiştir. Bunun amacı, nötr bilgilendirme uygulamalarının (NIT) diğer halk sağlığı krizlerinde de etkili kalmasını sağlamaktır.

Cezalar

29. Meta, yanlış bilgilerin yayılmasını etkileyen, hesap düzeyinde ve grup düzeyinde cezalar uygulamaktadır. Bu ilke kapsamında kaldırılan ya da "asılsız" veya "üzerinde oynanmış" olarak etiketlenen içerikler paylaşan bir profil, sayfa veya grup, bunun sonucunda bir ihtar almaktadır. İhtar eşiğine ulaştığında tavsiyelerden kaldırılmakta, para kazanamamakta ve sayfayı veya grubu ziyaret edenlere bu sayfanın yanlış bilgiler paylaştığını bildiren açılır pencereler gösterilmektedir. Yardım Merkezi sayfasına göre, "COVID-19 ve aşı ilkelerini ihlal eden içerikler paylaşmış olan ve platformda insanları aşı yaptırmaktan vazgeçirmeye çalışan içerikler paylaşan" sayfalar, gruplar ve Instagram hesapları da kaldırılabilmektedir.

IV. Harici etkileşim

30. Bu ilke danışma görüşünün geliştirme sürecinde Gözetim Kurulu, hem paydaşlarla hem de Meta ile birkaç farklı yoldan etkileşim kurmuştur.

Herkese açık yorumlar

31. Gözetim Kurulu, bu ilke danışma görüşüyle ilgili olarak Ağustos 2022'de 181 adet herkese açık yorum almıştır. Yorumların dördü Latin Amerika ve Karayipler, beşi Orta ve Güney Asya, sekizi Asya Pasifik ve Okyanusya, 81'i Avrupa, 83'ü ise Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gönderilmiştir. Kurul, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Sahra Altı Afrika bölgelerinden herhangi bir herkese açık yorum almamıştır.

32. Bildirimlerin kapsadığı meselelerden bazıları şunlardır:

  • Malezya'daki bir ilke araştırma enstitüsü olan Khazanah Araştırma Enstitüsü'nün bir bildirimi (PC-10703), farklı ülkelerde güvenilir sağlık bilgilerine erişim düzeylerinin farklılıklarını ve yanlış bilgileri moderasyonsuz bırakmanın getirdiği farklı risk düzeylerini vurgulamıştır. Bildirimin küresel bir yaklaşım için Meta'ya tavsiyesi, şirketin olabildiğince dikkatli davranması ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırması yönündedir. Bu bildirim "olası fiziksel zarar" teriminin net bir şekilde tanımlanmamış olmasına ve bu standardın kullanım biçiminin etkili bir şekilde değerlendirilebilmesi için bağlamı anlamanın, sürekli izleme faaliyetlerinin ve yaptırım şeffaflığının önemine dair yorumlar da içermektedir.
  • ABD İnsan Hakları Birliği'nin (ACLU) bildirimi (PC-10759), geniş ölçekte çalışırken hem gerçek ve kurgu arasında hem de fikir, deneyim ve gerçek beyan arasında ayrım yapmanın zorluğu nedeniyle, Meta'nın izin verilmesi gereken ifadeleri bastıracağı endişesini gündeme getirmiştir.
  • ABD'deki kâr amacı gütmeyen Asian Americans Advancing Justice kuruluşunun başvurusu (PC-10751), Asyalı Amerikalılarının virüsü ABD'ye getirmekten sorumluymuş gibi "günah keçisi" görülmesine işaret etmiştir.
  • Edinburgh Üniversitesi'nden Prof. Dr. Simon Wood'un bildirimi (PC-10713), haber doğrulayıcıların karmaşık bilimsel makaleler ve kanıtlar üzerinde haber doğrulama yapmak için yeterli teknik bilgiye sahip olmadığına dair endişeleri vurgulamıştır.
  • Media Matters for America'nın bildirimi (PC-10758), Meta'nın çapraz kontrol sisteminin, yanlış bilgileri ele alma çalışmalarını zedelemekteki etkisine dikkat çekmiştir. Ünlülere, siyasetçilere, gazetecilere ve diğer önde gelen kullanıcılara içerik ihlalleri için "daha yavaş veya daha gevşek yaptırım lüksü verildiğinden," yanlış bilgilerin platformda kalmasına izin verilmiştir.
  • Birkaç bildirim, şirketin erişimi ve sistemlerinin yanlış bilgileri güçlendirmekteki rolü nedeniyle, Meta'nın kamu emniyetine yönelik riskleri ele alma sorumluluğuna işaret etmiştir. Etiketlerin ve sıralamada aşağı indirme cezalarının, zarar riskini ele almaktaki yeterliliği hakkında endişeler dile getirilmiştir. Örneğin, İnternet ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi başkan yardımcısının bildirimi (PC-10673), etiketlerin siyasetçiler ve önde gelen fenomenler tarafından yayılan yanlış bilgileri ele almaktaki yetersizliği hakkında endişeleri vurgulamıştır. Bunun sebebi şöyle ifade edilmiştir: "gönderiyi etiketlemekle yetinmek, potansiyel risk için yetersizdir. Ölüm veya ciddi hastalık ihtimalini artıran yanlış bilgilerin yayınlanmasına izin vermek, sorumluluktan kaçınmaya eşdeğerdir."
  • Birkaç bildirim, yanlış bilgileri kaldırmak yerine etiketleri ve sıralamada aşağı indirme cezalarını kullanmaya devam etmeyi tavsiye etmiştir. Northeastern Üniversitesi ve Universidad Nacional Autónoma de México (UNAM) kurumlarında çalışan Yard. Doç. Dr. Saiph Savage'ın bildirimi (PC-10519), kaldırma ilkesinin ve bununla ilişkili cezaların yerli topluluklar ve sesler üzerindeki etkisine dikkat çekmiş ve yerli toplulukların "dini inançları nedeniyle COVID-19'u tedavi etmeye yönelik en iyi uygulamalar hakkında kendilerini farklı şekilde ifade ettiğini" dile getirmiştir.

33. Bu ilke danışma görüşü için gönderilen herkese açık yorumları okumak isterseniz lütfen buraya tıklayın.

Bölgesel paydaşlarla yuvarlak masa toplantıları

34. Kurul, bölgesel paydaşlarla düzenlediği yuvarlak masa toplantıları aracılığıyla, paydaşlara danışma etkileşimlerini genişletmiştir. Sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışan Kurul; Kuzey Amerika, Latin Amerika, Afrika, Asya ve Avrupa'dan paydaşlarla altı ayrı yuvarlak masa görüşmesi gerçekleştirmiştir. Kurul, bu yuvarlak masa toplantıları aracılığıyla haber doğrulama kuruluşlarını, halk sağlığı kurum ve uzmanlarını, yanlış bilgi araştırmacılarını, dijital okuryazarlık ve iletişim uzmanlarını ve insan hakları savunucularını temsil eden yaklaşık 100 kişiyle konuşmuştur. Bu paydaş etkileşimleri, dürüst tartışma ortamını güvence altına almak ve katılımcıları korumak amacıyla Chatham House Kuralı kapsamında gerçekleştirilmiştir.

35. Bu danışma toplantılarında aşağıdaki tema ve sorunlar gündeme gelmiştir:

  • Tüm bölgelerde yaygın olan meselelerden bazıları şunlardır: Meta'nın verilerine ve dahili araştırmalarına erişim yetersizliği nedeniyle, hem yanlış bilgilerin ülkelerdeki ölçeği hem de Meta'nın mevcut ilkelerinin etkileri hakkında yeterli verinin olmaması ve bunları ölçmenin zorluğu; virüsün önem derecesi hakkındaki yanlış bilgilerin, evde yapılabilen ilaçların veya alternatif tedavilerin (çamaşır suyu önerileri dahil), pandemi önlemleriyle 5G teknolojisi arasındaki bağlantının ve aşı karşıtı yanlış bilgilerin çokluğu; kaldırma ilkesinin ifade özgürlüğünü bastırabilecek ölçüsüz yaptırım işlemlerine yol açabileceğine dair endişeler; Facebook'un yanlış bilgilerin yayılmasına zemin hazırlayan mimarisini ele alma ihtiyacı; yanlış bilgileri yaymaktan en çok sorumlu olanların, bu içeriklerin yayılmasından finansal ve/veya siyasi kazanç elde ediyor olması; COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin halk sağlığı krizini şiddetlendirmekle kalmayıp aynı zamanda insanlara kurumlara, bilimsel iletişime ve aşılar gibi bilimsel ve tıbbi tedavilere duyduğu güveni zedelemesi.
  • Latin Amerika'daki paydaşların tespit ettiği meselelerden bazıları şunlardır: haber doğrulama etkili olabilse bile, yanlış bilgilerin genellikle içerik zaten hedef kitleye eriştikten sonra işaretleniyor olması; haber doğrulamanın ölçeklenebilir olmaması ve İngilizce haricindeki dillerde kapsamın çok daha dar olması hakkında dile getirilen endişeler; yanlış bilgileri yalanlayan bilim insanlarına karşı organize taciz; bireysel haber doğrulayıcıların tehdit ve taciz edilmesi, bazılarının fiziksel emniyetleri için ülkelerinden veya bölgelerinden kaçmış olması; haber doğrulama kuruluşlarının haber doğrulama faaliyetleri için dava edilmiş olması ve zaten sınırlı olan kaynaklarını bu davalara karşı kendilerini savunmak için kullanmak zorunda kalması; siyasetçilerin ve önde gelen figürlerin haber doğrulamaya tabi olmaması; halk sağlığı uzmanlarının ve sağlık personelinin, adı çıkmış fenomenler ve siyasi veya ekonomik çıkarları bulunan aktörler tarafından tanıtımı yapılanlar (ör. COVID-19'a karşı etkisi olmayan alternatif tedavilerin tanıtımının yapılması) başta olmak üzere, yanlış bilgi kampanyalarına etkili şekilde karşılık verecek bilgiye veya kapasiteye sahip olmaması.
  • Kuzey Amerika'daki paydaşların tespit ettiği meselelerden bazıları şunlardır: sağlık çalışanlarının bildirdiği üzere yanlış bilgilerin ele alınması noktasında sağlık hizmeti sağlayıcılarına yüklenen ciddi baskının önemli miktarda zaman ve kaynak ihtiyacı doğurması ve nihayetinde tükenmişliğe yol açması; içeriği kaldırılan kullanıcılara daha iyi ve daha adil itiraz mekanizmaları sunma ihtiyacı; yanlış bilgilerin yaygınlığını ve çeşitli müdahalelerin etkililiğini inceleyen araştırmaların büyük bir bölümünün ABD'ye ve Batı Avrupa'ya odaklanması noktasında dile getirilen endişeler; haber doğrulamanın ölçeklenebilir olmaması ve İngilizce haricindeki dillerde kapsamın çok daha dar olması hakkında dile getirilen endişeler; daha etkili hesap cezalarına duyulan ihtiyaç; yanlış bilgilerin kaldırılmasında yaşanan tutarsızlıkların mevcut komplo teorilerini doğrulayabileceğine dair endişeler; video formatlarında içerik moderasyonunun zorlukları.
  • Asya'daki paydaşların tespit ettiği meselelerden bazıları şunlardır: yanlış bilgilerin pandeminin başından beri yaygın olması ve hem geleneksel medya hem de sosyal medya aracılığıyla yayılması; birçok ülkedeki yanlış bilgi anlatılarının, göçmen işçiler veya dini azınlıklar gibi azınlık veya savunmasız popülasyonları virüsü yayanlar gibi resmederek hedef alması; haber doğrulamanın yanlış bilgilerin hızına yetişememesi ve genellikle çok geç kalması; devletlerin medya organlarını hedeflemek ve karşıt görüşleri bastırmak için yanlış bilgilerdeki tehditleri kullanması; haber doğrulamasından geçmiş makalelerin, yanlış bilgiler barındıran içerikler kadar erişilebilir veya ikna edici olmaması; aynı veya benzer anlatılar bir ülkeden diğerine yayıldığından, bölgedeki haber doğrulama kuruluşları arasında daha yüksek koordinasyonun faydalı olacağı; haber doğrulama kuruluşlarının, çoğu ülkedeki dil çeşitliliğini karşılayabilen haber doğrulama makaleleri sağlayacak yeterli kaynağa sahip olmaması.
  • Afrika'daki paydaşların tespit ettiği meselelerden bazıları şunlardır: Afrika'daki dini liderlerin yanlış bilgileri yayanlar arasında önde geliyor olması; devletlerin ve muhalefet partilerinin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri yayanlar arasında önde geliyor olması; devlete ve kamu kurumlarına duyulan güvensizliğin, yanlış bilgilerin kök salmasına zemin hazırlaması; halk sağlığı kurumlarının kamusal iletişimde büyük zorluklarla karşılaşmış olması, ayrıca halk sağlığı kuruluşlarının etkililiği ve kaynakların erişilebilirliği açısından ülkeler arasında büyük farklar bulunması; haber doğrulamanın tüm dillerde bulunmaması, dolayısıyla etkililiğinin sınırlı olması.
  • Avrupa'daki paydaşların tespit ettiği meselelerden bazıları şunlardır: yanlış bilgilerin etkilerinin dijital okuryazarlık seviyeleri, devlete ve halk sağlığı kurumlarına duyulan güven ve medya ortamının özgürlüğü doğrultusunda ülkeden ülkeye değişiklik göstermesi; yanlış bilgilerin kaldırılmasının, kamuyu ilgilendiren meselelerde açık tartışma ortamını bastırdığı yönünde dile getirilen endişeler; bağışıklığı baskılananlar, çocuklar, dijital okuryazarlığı düşük olanlar, farklı medya kaynaklarına erişimi düşük olanlar ve yeterli bir sağlık sistemine erişemeyenler gibi en savunmasız popülasyonların, yanlış bilgilerden en çok etkilenenler olduğuna dair dile getirilen argümanlar; yanlış bilgilerin insanların karar alma sürecindeki caydırıcı etkileri; insanların yüz maskesi kullanımı veya sosyal mesafe gibi halk sağlığı önlemlerini açıkça tartışmasına olanak tanıyacak önlemler benimseme ihtiyacına dair dile getirilen düşünceler; bir platformdan kaldırılan bir yanlış bilginin başka bir platforma kolayca taşınabildiği, dolayısıyla koordine bir yaklaşımın gerekli olduğu yönünde dile getirilen tespitler; dezenformasyona yönelik olarak tepkisel değil önleyici bir tasarıma duyulan ihtiyaç; Meta'nın platformlarında kaliteli ve doğru bilgilerin yayılması ihtiyacı.

Meta ile etkileşim

36. Meta bu ilke danışma görüşü talebini gönderdikten sonra Kurul, Temmuz - Aralık 2022 aralığında şirkete 50 adet yazılı soru göndermiştir. Bunlar Meta tarafından yazılı olarak ya da üç soru-cevap oturumunda sözlü olarak ele alınmıştır. Kırk soru tamamen, 10 soru da kısmen cevaplanmıştır. Kısmi cevaplar; verilerin bölge ve dile göre kırılımı, çeşitli yaptırım önlemlerinin etkililiği hakkında dahili araştırmalar ve şirketin ilkesini tasarlarken karşıt hususlara ve uzmanların tavsiyelerine nasıl ağırlık verdiğiyle ilgili isteklere karşılık olarak verilmiştir. Kurul şunlar hakkında sorular göndermiştir: Hem küresel olarak hem de ülkeye ve dile göre kırılımları dahil olmak üzere, Meta'nın platformlarında COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin yaygınlığı hakkında Meta'nın dahili verileri veya araştırmaları; kaldırma ilkesini uygulamak için kullanılan süreç ve önlemler ile kaldırma sayısına ilişkin veriler; yanlış bilgiler topluluk standardı için yaptırım verilerine ilişkin herkese açık raporlar; kaldırma ilkesinin geliştirilmesi ve uygulanması sürecinde halk sağlığı kurumlarının ve uzmanların rolü; COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin kaldırılmasının etkililiği ve etkisi hakkındaki araştırmalar; haber doğrulama, nötr etiketler ve sıralamada aşağı indirme cezaları dahil olmak üzere diğer önlemlerin etkililiği ve etkisi hakkındaki araştırmalar; üçüncü taraf haber doğrulama kuruluşlarının rolü; COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler için uygulanan cezalar; COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler ilkesinin uygulanmasına yönelik dahili yönergeler; çapraz kontrol programının COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler ilkesinin etkililiği üzerindeki etkisinin şirket tarafından değerlendirip değerlendirilmediği; bu ilkenin geliştirilmesi sırasında yürütülen paydaş etkileşimi süreci ve danışılan uzmanlar ile Meta'nın aldığı görüşleri nasıl değerlendirdiği; kaldırma işleminin bazı ülkelerde uygulanıp bazılarında uygulanmayacağı iki parçalı bir ilke yaptırımı yaklaşımını benimsemenin uygulanabilirliği; dijital okuryazarlık yatırımları dahil olmak üzere ek alternatif önlemler.

V. Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi hakkındaki Kurul analizinin ve değerlendirmesinin çerçevesi

37. Göndermiş olduğu talepte Meta, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamında COVID-19 ile ilgili belirli içerikleri kaldırmaya devam etmesinin mi doğru olacağını yoksa daha az kısıtlayıcı bir yaklaşımın şirketin değerlerine ve insan hakları sorumluluklarına daha paralel mi olacağını sormuştur. Bu soruyu cevaplamak üzere Kurul, ilkenin Meta'nın değerleriyle ve insan hakları taahhütleriyle tutarlı mı olduğunu (şu anda gerekli ve orantılı olup olmadığı dahil) yoksa şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri ele alırken daha az kısıtlayıcı bir yaklaşım benimsemesinin mi doğru olacağını analiz etmektedir. Bu analizden çıkarılan tavsiyeler, bu ilke danışma görüşünün son kısmında belirtilmiştir.

38. Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler hakkındaki ilkesini geliştirirken üstlendiği stratejiyi ana hatlarıyla açıklarken Meta, farklı alanların uzmanları ve farklı bölgelerdeki paydaşlar arasında risk değerlendirmesi ve azaltma önlemleri bakımından ciddi fikir ayrılıkları olduğuna dikkat çekmiştir. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri platformlarda bırakmanın riskleri ve çeşitli önlemlerin riskleri ele almaktaki etkililiği üzerine kendi araştırmalarını ve paydaş etkileşimlerini yürüten Kurul da karşıt ve birbiriyle çelişen duruşlar olduğunu görmüştür.

39. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler sorununun ve bu sorunun en savunmasızlar başta olmak üzere insan haklarına, yaşamına ve sağlığına getirdiği risklerin, üzerinde uzlaşılmış tek bir çözümü yoktur. Bölgesel olarak daha ayakları yere basan bir yaklaşım, yanlış bilgiler ile olası fiziksel zarar arasında kurulması gereken bağlantıyı daha sağlam şekilde tesis edecektir. Ancak Kurul, şirketin mevcut sistemlerinin sınırlamaları hakkında Meta'nın vermiş olduğu beyanları ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi anlatılarının dünya genelinde yayılma biçimini göz önünde bulundurmak zorunda kalmıştır. Kurul Üyeleri bu endişelere farklı şekillerde yanıt vermiştir ve bu ilke danışma görüşü, Kurulun çeşitli bakış açılarını mümkün olduğu kadar bir araya getirmektedir. Bu görüş, bir yandan Meta'nın öne sürdüğü teknik sınırlamaları da hesaba katarak, Küresel halk sağlığı krizi sırasında COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik hesaba katılması gereken farklı yaklaşımları dikkatli bir şekilde uzlaştırma çabasının sonucudur. Dolayısıyla bu görüş, her bir Kurul Üyesinin kişisel görüşlerini temsil etmeyebilir.

Meta'nın değerleri:

40. Meta'nın değerleri, Facebook Topluluk Standartları'nın girişinde vurgulanmaktadır. Burada "Söz Hakkı" değeri "çok önemli" olarak betimlenmektedir. Meta, "Söz Hakkı" değerini belirttiği diğer dört değer uğruna sınırlayabilmektedir. Bunların ikisi konuyla ilgilidir: "Emniyet" ve "Onur." Meta, "Emniyet" değerini korumak üzere, "kişilerin fiziksel güvenliğine zarar verme riskine katkıda bulunabilecek içerikleri" kaldırdığını ifade etmektedir. "Onur" değeri kapsamında "Tüm insanların eşit onura ve haklara sahip olduğuna inanıyoruz. İnsanlardan başkalarının onuruna saygı duymalarını, başkalarını taciz etmemelerini ve aşağılamamalarını bekliyoruz" ifadesi kullanılmaktadır.

41. Kurul, Meta'nın Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinin Meta'nın "Söz Hakkı," "Emniyet" ve "Onur" değerleriyle uyumlu olduğunu tespit etmiştir. Bir halk sağlığı krizi sırasında zarar riski önemli düzeydedir ve "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olan sağlıkla ilgili yanlış bilgiler için "Emniyet" değerine hizmet etmek üzere "Söz Hakkı" değeri sınırlanabilir. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin yol açtığı zararlar; bağışıklık yetmezliği yaşayan ve altta yatan diğer rahatsızlıkları bulunan kişiler, engellilik durumu bulunan kişiler, yoksul topluluklar, yaşlılar ve sağlık çalışanları dahil olmak üzere en savunmasız popülasyonları orantısız şekilde etkileyecektir.

Meta'nın insan hakları sorumlulukları

42. 16 Mart 2021 tarihinde Meta, BM İş Dünyası ve İnsan Haklarına Dair Rehber İlkeler (BM Rehber İlkeleri) kapsamında haklara uyma taahhüdünü ana hatlarıyla dile getirdiği Kurumsal İnsan Hakları İlkesi'ni duyurmuştur. 2011 yılında BM İnsan Hakları Konseyi tarafından desteklenen BM Rehber İlkeleri, özel işletmelerin insan haklarına yönelik sorumlulukları için gönüllülük esasına dayalı bir çerçeve tesis etmektedir.

43. BM Rehber İlkeleri İlke 12'ye göre, kurumsal işletmelerin insan haklarına uyma sorumluluğu, en azından Uluslararası İnsan Hakları Yasa Tasarısı'nda atıfta bulunanları içerecek şekilde, uluslararası olarak tanınan insan haklarına atıfta bulunmaktadır. Bu belge İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ni (ICCPR) ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ni (ICESCR) içermektedir. Bu sorumluluk gereği, şirketler "başkalarının insan haklarını ihlal etmekten kaçınmalı ve dahil oldukları olumsuz insan hakları etkilerini ele almalıdır" (İlke 11). Şirketlerden beklentiler şu yöndedir: "(a) Kendi faaliyetleri aracılığıyla olumsuz insan hakları etkilerine yol açmaktan veya bunlara katkıda bulunmaktan kaçınma ve meydana geldiklerinde bu etkileri ele alma; (b) Kendileri ilgili etkilere doğrudan katkıda bulunmamış olsalar bile iş ilişkileri tarafından operasyonlarıyla, ürünleriyle veya hizmetleriyle doğrudan bağlantılı olan olumsuz insan hakları etkilerini önlemeye veya azaltmaya çalışma" (İlke 13).

44. İlke 17 ayrıca "olumsuz insan hakları etkilerini tespit etmek, önlemek, azaltmak ve ele alınma biçimlerini hesaba katmak" üzere, şirketlerin "insan haklarına gerekli özeni göstermesi" gerektiğini belirtmektedir. Bu süreç gerçekleşmiş ve potansiyel insan hakları etkilerini, bulguları entegre etmeyi, bulgular üzerine harekete geçmeyi, yanıtları takip etmeyi ve etkilerin nasıl ele alındığını açıklamayı içermelidir. Kurumsal işletmelerin operasyonları ve operasyon bağlamları zaman içinde evrimleştikçe insan hakları riskleri de değişebileceğinden, insan haklarına gerekli özeni gösterme çalışmalarını üstlenme sorumluluğu, devamlı bir sorumluluktur. Son olarak İlke 20, kurumsal işletmelerin, yanıtlarının etkililiğini uygun nitel ve nicel göstergelere dayalı olarak takip etmesi ve etkilenen paydaşlar dahil olmak üzere hem dahili hem de harici kaynaklardan görüş alması gerektiğini belirtmektedir.

45. Bu ilke danışma görüşünde Kurulun gerçekleştirdiği analizler, aşağıdaki insan hakları standartları ışığında gerçekleştirilmiştir:

  • ICCPR Madde 19, paragraf 2 tarafından korunduğu üzere, ifade özgürlüğü hakkı. Bu madde, her türlü medya organından ve cephelerden bağımsız olarak ifade özgürlüğü için geniş çapta koruma sağlamaktadır. İfade özgürlüğü hakkı her türlü bilgiyi arama, alma ve verme hakkını kapsamaktadır.
  • Yaşama hakkı (Madde 6, ICCPR): her insanın temel yaşama hakkı mevcuttur.
  • Sağlık hakkı (Madde 2 ve 12, ICESCR): herkesin ulaşılabilen en yüksek fizik ve ruh sağlığına sahip olma hakkı mevcuttur. Madde 12(2), bu hakkın gerçekleştirilmesinin "hastalık halinde tüm tıbbi hizmetleri ve tıbbi bakımı garanti altına alacak koşulların oluşturulmasını" içerdiğini belirtmektedir. Hem sağlıkla ilgili eğitime ve bilgiye erişim gibi "sağlığı belirleyici faktörleri" hem de "popülasyonun toplumsal, ulusal ve uluslararası düzeylerde sağlıkla ilgili tüm karar alma aşamalarına katılımını" kapsamaktadır. (Genel Yorum No. 14, ICESCR, paragraf 11.) Bilgilerin erişilebilirliği, sağlık meseleleriyle ilgili bilgi ve fikirleri arama, alma ve verme hakkını içermektedir. Sağlık hakkına uymak, halk sağlığı meselelerinin meşru şekilde tartışılmasını korumak demektir.
  • Bilimsel ilerlemenin ve uygulamalarının faydalarından yararlanma hakkı (Madde 15(1)(b), ICESCR).
  • Ayrımcılığa maruz kalmama hakkı (Madde 26, ICCPR): Madde 26 ayrımcılığı yasaklamakta ve her türlü korunan özelliğe dayalı ayrımcılığa karşı tüm insanlara eşit ve etkili koruma sağlanacağını garanti etmektedir.
  • Etkili bir çözüm yoluna başvurma hakkı (Madde 2, ICCPR).

46. İfade özgürlüğü hakkına ilişkin BM Özel Raportörü, COVID-19 pandemisi bağlamında ifade özgürlüğü hakkının önemini vurgulamış, "bilgiye erişimin artırılması sağlığın, yaşamın, otonominin ve iyi yönetişimin artırılmasına destek olmaktadır" demiş ve "bakış açısı ayrımcılığına karşı" uyarmıştır. (A/HRC/44/49, paragraf 2, 52.) Bir halk sağlığı krizi sırasında yayılan yanlış bilgiler insanların sağlık hakkının ve yaşama hakkının korunması bakımından zaruri olan güvenilir bilgilere, sağlık rehberliğine ve sağlık kaynaklarına erişme hakkını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. BM Özel Raportörü'nün işaret ettiği üzere "yalanlar ve propaganda bireyleri otonomiden, eleştirel düşünme kapasitesinden, kendilerine ve bilgi kaynaklarına güvenmekten ve sosyal şartları iyileştirecek tartışmalara katılmaktan yoksun bırakmaktadır." (A/HRC/44/49, paragraf 60.) Özel Raportör ayrıca "yanlış bilgiler kullanıcıların platformlardaki etkileşimlerini yüksek tutacak sansasyonel içerikleri güçlendiren algoritmalarla ve iş modelleriyle daha da yayılmaktadır" diyerek önemli bir noktaya dikkat çekmiş ve şirketlere "içerik moderasyonuyla kalmayıp iş modellerini gözden geçirerek bu endişelere yanıt verme" çağrısında bulunmuştur. (A/HRC/47/25, paragraf 16, 95.)

47. Madde 19; yasalara uygun olma (netlik), meşru olma ve gerekli olma (kendi içinde orantılı olma değerlendirmesini de içerir) testlerinden oluşan üçlü teste tabi olmak kaydıyla ifade özgürlüğü hakkının belirli dar ve sınırlı koşullarda kısıtlanmasına müsaade etmektedir. Fikir ve ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, ICCPR Madde 19 paragraf 3'ün, platformların içerik moderasyonu uygulamalarına rehberlik etmek üzere faydalı bir çerçeve sağladığını ve şirketlerin içerik ilkelerinin insan hakları ilkelerine bağlı olması gerektiğini dile getirmiştir (A/HRC/38/35, paragraf 10-11, A/74/486, paragraf 58). Kurul, ICCPR'nin devletlere yüklediği sorumlulukları Meta'ya yüklemediğinin bilincindedir. Ancak Meta, BM Rehber İlkeleri uyarınca insan haklarına uyma taahhüdünde bulunmuştur. (A/74/486, paragraf 47- 48). Dolayısıyla, şirketin ilkeleri Devletlerin ifade özgürlüğü kısıtlamalarını haklı çıkarmak için karşılaması gereken yüksek standartlardan farklı olduğunda Meta, uyma taahhüdünde bulunduğu insan hakları standartlarıyla tutarlı olacak şekilde, ilke farklılığına dair gerekçeli bir açıklama yapmalıdır (paragraf 47-48).

Yasalara uygun olma (kuralların netliği ve erişilebilirliği)

48. İfade özgürlüğüne yönelik her türlü kısıtlama, platformda hangi içeriklere izin verilip hangilerine verilmediğine dair kullanıcılara ve içerik değerlendirme görevlilerine rehberlik sağlamak için yeterince erişilebilir ve kapsam, anlam ve etki bakımından net olmalıdır. Netliğin veya kesinliğin yeterli olmaması, kuralların tutarsız ve keyfi şekilde uygulanmasına yol açabilir. (A/HRC/47/25, paragraf 40).

49. "COVID tedavisi iddiası" kararında [2020-006-FB-FBR] Kurul, Meta'ya şu tavsiyede bulunmuştur: "mevcut kuralları tek bir yerde birleştirip netleştirerek (ayrıca yanlış bilgi gibi anahtar terimleri tanımlayarak), sağlıkla ilgili yanlış bilgiler hakkında net ve erişilebilir bir Topluluk Standardı oluşturma. Bu kural oluşturma süreci 'kullanıcılara daha fazla netlik sağlamak üzere bu kuralların yorumlanmasındaki ve uygulanmasındaki nüansları gösteren detaylı varsayımsal örnekler' içermelidir." Meta, Kurulun tavsiyesine yanıt olarak Yanlış Bilgiler Topluluk Standardını oluşturmuştur. Şirket ayrıca Yardım Merkezi'nde hem kaldırma işlemine tabi iddiaların listesini hem de ilkenin nasıl uygulandığına dair yaygın soruları (şirketin ilke kapsamındaki mizah, hiciv ve kişisel anekdot yaklaşımı dahil) içeren bir makale yayınlamıştır. Kurul, bu adımları attığı için şirketi takdir etmektedir.

50. Bu ilke kapsamında kaldırılan iddialar, geniş veya dar kapsamlı olmaması açısından bir yelpaze üzerinde değerlendirilebilir. Örneğin, şu anda kaldırma işlemine tabi olan bazı iddialar Meta tarafından dar bir şekilde tanımlanmıştır (ör. "COVID-19 sosyal mesafeyi koruma kurallarının aslında 5G kablosuz iletişim teknolojisinin altyapısını kurmaya yönelik bir yöntem olduğuna ilişkin iddialar"), bazıları ise daha geniş bir şekilde ifade edilmiştir (ör. "Sosyal/fiziksel mesafeyi korumanın COVID-19'un yayılmasını önlemeye yardımcı olmadığına ilişkin iddialar"). Kesinliği ve netliği sağlama sorumluluğu ilk olarak Meta'ya ait olduğundan, Kurul bu iddialardan her birindeki kısıtlamaların yeterince açık olup olmadığını analiz etmemiştir. Kurul, Meta'nın hangi iddiaların sistemik olarak gereğinden az ve fazla yaptırım sorununa yol açtığı hakkında, alakalı muğlaklık sorunlarını ortaya çıkarabilecek bilgilere sahip olması gerektiğine dikkat çekmektedir. Kurul ayrıca, COVID-19 ile ilgili Yanlış Bilgiler ilkesi kapsamında kaldırma işlemine tabi olan belirli iddiaların bir Yardım Merkezi sayfasında verildiğine işaret etmektedir. Bu sayfada, kullanıcılara her bir iddianın eklenme, kaldırılma veya düzenlenme tarihlerini görme imkanı verecek bir değişiklik dökümü bulunmamaktadır.

51. Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinin yasalara uygun olma standartlarıyla daha paralel olması amacıyla Kurul, aşağıdaki Kısım VI'da açıklandığı üzere 1, 2, 3, 4 ve 11 numaralı tavsiyeleri vermektedir.

Meşru amaç

52. İfade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama bir meşru amaç taşımalıdır. Başkalarının haklarını korumak ve halk sağlığı bu amaçlardan bazılarıdır. İnsan Hakları Komitesi, "haklar" terimini Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) tarafından tanınan insan haklarını ve daha genel anlamda uluslararası insan hakları hukukunu içerecek şekilde yorumlamıştır (Genel Yorum 34, paragraf 28).

53. Meta'nın Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi, hem bir sağlık krizi sırasında halk sağlığını koruma hem de bireylerin bilgiye erişim hakkını, yaşama hakkını, bilimsel ilerlemenin ve uygulamalarının faydalarından yararlanma hakkını ve ayrımcılığa uğramama hakkını koruma noktasındaki meşru amaçlara yöneliktir.

Gerekli ve orantılı olma

Genel Bakış

54. İfade özgürlüğüne getirilen her türlü kısıtlama "koruyucu işlevini yerine getirmeye uygun olmalıdır; koruyucu işlevini yerine getirebilecek araçlar arasında en az müdahaleci olanı olmalıdır; korunanların çıkarı açısından orantılı olmalıdır" (Genel Yorum 34, paragraf 34).

55. Kurul, aşağıda açıklanan sebeplerden ötürü, bir halk sağlığı krizi sırasında Meta'ya "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olduğu sürece COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırma yetkisi veren ilkenin gerekli ve orantılı olduğu görüşündedir. Dolayısıyla bu ilke, prensipte şirketin değerleri ve şirketin insan hakları sorumlulukları ile uyumludur. Birleşmiş Milletler'in halk sağlığı kurumu, bir halk sağlığı krizi ilan etmek suretiyle, "ciddi ve doğrudan bir tehlike" oluşturan bir hastalığın uluslararası çapta yayılması aracılığıyla halk sağlığı veya insan popülasyonlarının hayatı açısından risk oluşturan olağandışı bir olayın varlığını tesis etmektedir (WHO Uluslararası Sağlık Tüzüğü 2005). WHO'nun son derece belirsiz, değişken ve ölümcül neticeler doğurabilen COVID-19'u bir küresel halk sağlığı krizi olarak ilan etmesi hesaba katıldığında Kurul, Meta'nın yanıtının orantılı olduğu görüşündedir. Gözetim Kurulu, özellikle de önde gelen fenomenler tarafından geniş bir ölçekte yayıldıklarında, sağlıkla ilgili belirli yanlış bilgilerin bu tür acil şartlar altında halk sağlığı açısından ciddi zararlara yol açabileceğinin ve hem Meta'nın platformlarında hem de diğer yerlerde bireylerin haklarını olumsuz yönde etkileyebileceğinin bilincindedir. Kurul, bir halk sağlığı krizinin en yoğun olarak yaşandığı aşamada, yanlış bilgi iddialarının her biri için çok sayıda uzmanla önceden sağlıklı danışma oturumları yürütmenin mümkün olamayabileceğinin farkındadır. Kurul, Meta'nın yaklaşımının ne kadar orantılı olduğunu değerlendirirken, şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik olarak yerelleştirilmiş bir yaklaşımın uygulanabilir olmayacağı şeklindeki pozisyonunu da göz önünde bulundurmuştur.

56. Ancak COVID-19 şartları değiştikçe, gerekli ve orantılı olma hesabı da mecburen değişmektedir. Kurul, COVID-19'un etkisinin dünyanın farklı yerlerinde değişiklik gösterdiğinin bilincindedir. Bu durum virüsün yayılmasına, ülkenin sağlık sistemlerine, insanların COVID-19 hakkında bilgi alıp paylaşmasına olanak tanıyan kamusal alana ve daha birçok etkene bağlıdır. WHO'nun COVID-19 krizi ilanı geçerliliğini sürdürmektedir (ve Ocak 2023'te yinelenmiştir) ancak dünyanın birçok yerinde COVID-19 vakalarının sayısı azalmış ve acil durum önlemleri ciddi bir şekilde hafifletilmiştir. Bu husus, orantılı olma testinden geçecek küresel bir yaklaşım uygulamanın zorluğuna katkıda bulunmaktadır. Meta, aşağıdaki 1 numaralı tavsiyede belirtildiği üzere, kaldırma işlemine tabi olan 80 iddiadan her birinin hâlâ yanlış olup olmadığını veya "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığının yüksek" olup olmadığını belirlemek üzere şeffaf ve kapsayıcı bir süreç başlatmalıdır. Bu süreç, muhalif görüşlerin duyulacağı ve göz önünde bulundurulacağı bir mekanizma da içermelidir. Bunlara bilim camiasındaki karşıt görüşler, ifade özgürlüğü uzmanlarının görüşleri ve yanlış bilgilerin internette nasıl yayılıp ne tür etkilere yol açtığı hakkında uzmanlığa sahip kişilerin görüşleri dahil olmalıdır. Kurul ayrıca aşağıdaki 4 numaralı tavsiyede, Meta'ya bazı ülkelerde devam ediyor olabilecek insan hakları risklerini tespit etmek ve küresel sağlık krizi sona erdikten sonra bu riskleri azaltacak daha yerelleştirilmiş bir yaklaşım hazırlamak üzere bir süreç başlatma çağrısında bulunmaktadır.

Paydaş Görüşleri

57. Kurul ile yaptıkları görüşmelerde dünyanın dört bir yanındaki birçok bölgeden paydaşlar, büyük bir görünürlükle ve haber doğrulayıcıların, uzman bilim insanlarının ve halk sağlığı kurumlarının yetişemediği hızda yanlış bilgiler yayan siyasetçilerden, dini liderlerden, fenomenlerden ve tıp kurumlarından bahsetmiştir. Her bir bölgedeki paydaşlar ayrıca yanlış bilgilerin insanların alternatif tedavilere yönelmesindeki veya aşı yaptırmaktan vazgeçmesindeki etkisinden söz etmiştir. Paydaşlar yanlış bilgilerin, bireylerin halk sağlığı rehberliğine uyma veya önleyici önlemler benimseme istekliliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekmiştir. Bu tür yanlış bilgilerin önleyici önlemleri ve risk yönetimini boşa çıkardığını vurgulayan paydaşlar, bu durumun genel popülasyonu etkilediğini ve bağışıklık yetmezliği yaşayanlar, engelliler, önceden rahatsızlığı bulunanlar, yaşlılar, yoksul topluluklar ve ötekileştirilmiş topluluklar gibi savunmasız gruplar üzerinde orantısız bir tesire sahip olduğunu dile getirmiştir. (COVID-19 verileri hakkında daha fazla bilgiyi WHO Panosunda bulabilirsiniz.) Yapılan güvenilir çalışmalar, internetteki yanlış bilgilerin halk sağlığı rehberliğini önemsememe davranışını artırdığını ve gelecekte tanılama testi veya aşı yaptırma olasılığını düşürdüğünü göstermektedir. Kurul, bilim kurumlarına ve halk sağlığı kurumlarına duyulan güveni sarsmak dahil olmak üzere, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin yol açtığı bildirilen diğer zararlara da işaret etmektedir. Bu durum, COVID-19 ve diğer halk sağlığı krizleri için alınan halk sağlığı önlemlerinin etkili bir şekilde uygulanmasına mani olmaktadır. Haber doğrulama kuruluşlarına ve bireysel haber doğrulayıcılara karşı doğrudan saldırılar, tacizler ve stratejik davalar da COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler sonucu yaşandığı bildirilen diğer zararlardan bazılarıdır.

58. Meta COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırmaya başladıktan sonra platformdaki toplam yanlış bilgi miktarının önemli ölçüde azaltıldığına işaret eden uzmanlar, bu önlemler olmadan yanlış bilgilerin tekrar yükselişe geçeceğini ve Facebook gibi sosyal platformlardaki aşı karşıtı içeriklerin tartışmalarda baskın olacağını savunmaktadır. Bu uzmanlara göre Meta'nın verilerinin veya dahili araştırmalarının yeterince şeffaf ve erişilebilir olmaması, yanlış bilgileri ele alma önlemlerinin (kaldırma dahil) etkililiğine dair net kanıtlar bulma çalışmalarına mani olmaktadır. Ancak Kurulla yapılan görüşmelerde dünyanın dört bir yanındaki paydaşlar, geniş ölçekli can kayıpları ve sayısız insanın sağlığına yönelik riskler devam ettiği sürece, şirketin acil önlemleri sürdürmesi gerektiğini ve yapılan hataların en savunmasız kişilerin canları başta olmak üzere risk altındaki canları kurtarma tarafında olmasının elzem olduğunu kabul etmesi gerektiğini savunmuştur. Pandeminin başından beri COVID-19 ile ilgili güvenilir bilimsel bilgilere erişim önemli ölçüde iyileşmiş olmakla birlikte, bu bilgilerin erişilebilirliği ülkeler ve topluluklar arasında değişim göstermektedir. Dahası, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin çok büyük ölçekte olması, dünyanın dört bir yanındaki insanların mevcut bilimsel bilgilere erişmesini zorlaştırmakta ve erişimin yararlarını sarsmaktadır. Bu bakımdan örneğin, Malezya'daki bir ilke araştırma enstitüsü olan Khazanah Araştırma Enstitüsü'nün bir bildirimi (PC-10703), farklı ülkelerde güvenilir sağlık bilgilerine erişim düzeylerinin farklılıklarını ve yanlış bilgileri moderasyonsuz bırakmanın getirdiği farklı risk düzeylerini vurgulamıştır. Düşük gelir düzeylerine sahip olanlar başta olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden diğer uzmanlar ve paydaşlar da bu duruşu desteklemiştir. Khazanah Araştırma Enstitüsü tarafından gönderilen bildirimin küresel bir yaklaşım için Meta'ya tavsiyesi, şirketin olabildiğince dikkatli davranması ve COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri kaldırması yönündedir.

59. Meta'nın Kurula gönderdiği talepte de belirttiği üzere, pandeminin gidişatı dünya genelinde değişkendir ve böyle olmaya devam edecektir. Aşı yaptırma oranları, sağlık sistemi kapasiteleri, sağlık sistemi kaynakları ve resmi yönergelere güven açısından önemli farklılıklar söz konusudur. Bunlar, virüsün farklı ülkelerdeki en savunmasız kişileri orantısız bir şekilde etkilemesine katkıda bulunmaktadır. Aşılar artık geliştirilmiş ve hem ABD'de hem de dünyanın birçok ülkesinde kolayca erişilebilir olmakla birlikte, bu durum küresel trendleri yansıtmamaktadır. Meta'nın sözleriyle: Yüksek gelirli ülkelerdeki kişilerde en az bir doz aşı yaptırma oranı yüzde seksen iken bu oran düşük gelirli ülkelerde insanların sadece yüzde 13'üne denk geliyor. Düşük gelirli ülkelerde sağlık sistemlerinin daha düşük kapasiteli olması, ekonomilerin daha güçsüz olması ve devlet yönergelerine daha az güven duyulması olasılığı da daha yüksek. Tüm bunlar, insanları aşı yaptırmaya ikna etmenin ve COVID-19'a yakalananları tedavi etmenin önündeki engeller olarak öne çıkıyor." (Meta ilke danışma görüşü isteği, sayfa 15, Temmuz 2022). Şubat 2023 itibarıyla aşı yaptırma oranlarındaki önemli farkı gösteren birkaç durumdan örnek vermek gerekirse Irak nüfusu içerisinde aşının ilk dozunu yaptıranların oranı %20'nin altındayken, ikinci dozu yaptıranların oranı ise %1'den düşüktür. Bulgaristan nüfusu içerisinde aşının ilk dozunu yaptıranların oranı yaklaşık %30'dur. Bu oran Suriye'de %13 iken, Papua Yeni Gine ve Haiti'de %5'in altındadır. Kurulun danıştığı bazı uzmanlar, küresel bir ilke ve yaklaşım benimserken ağırlıklı olarak Batı ülkelerine dayalı bilgi ve verilere bel bağlamanın tehlikelerine karşı uyarmıştır. Bu uzmanlar ayrıca yanlış bilgiler ve dezenformasyon üzerine yürütülen deneysel çalışmaların çoğunun dar bir coğrafi perspektifte gerçekleştirildiğine işaret etmiştir.

60. Ocak 2023'te WHO, "dünya bir yıl önce Omicron bulaşıcılığının zirvede olduğu döneme kıyasla daha iyi bir konumda olmakla birlikte, son sekiz haftada COVID-19 ile ilgili 170.000'den fazla ölüm" raporlandığını söylemiş ve sağlık sistemleri için "COVID-19 ile mücadele, grip ve respiratuvar sinsityal virüs (RSV) hastalarının bakımı, sağlık iş gücünün yetersizliği ve sağlık çalışanlarının bitkinliği nedeniyle sıkıntıdadır" ifadesini kullanmıştır. WHO ayrıca "en muhtaç popülasyonlara, yaşlılara ve sağlık çalışanlarına aşı, ilaç ve tanı sağlayamayan birçok ülkede COVID-19 yanıtı duraklamış haldedir" diyerek önemli bir hususu vurgulamıştır. WHO Komitesi, "aşı tereddüdü ve yanlış bilgilerin yayılmaya devam etmesi, hayati halk sağlığı müdahalelerinin önünde ekstra birer engel olarak kalmaya devam etmektedir" demiştir.

Meta'nın küresel yaklaşım ısrarı

61. Meta, dünyanın farklı yerlerinde pandeminin gidişatının da farklı olduğunu, en ciddi farkların da "gelişmiş" ve "görece az gelişmiş" ülkeler arasında olduğunu kabul etmiştir. Kurulun tavsiyesini isterken yerelleştirilmiş bir yaklaşımı tamamen reddeden şirket, bu tüm yaptırım önlemlerinin uygulanması için "önemli şeffaflık ve adalet endişeleri oluşturacak, kötü bir kullanıcı deneyimiyle sonuçlanacak ve operasyonel açıdan uygulanabilir olmayacaktır" ifadesini kullanmıştır. Meta'ya göre, kullanıcıların ülkeler arası seyahat edebilmesi ve bilgilerin dünya genelinde yayılabilmesi hesaba katıldığında, geniş ölçekli olarak bölgeye veya ülkeye özgü yaptırım önlemlerinin benimsenmesi, bir içerik için hangi ilke ve cezaların geçerli olacağı noktasında kullanıcılar açısından yetersiz netliğe yol açacaktır. Bu yaklaşım, "farklı iddiaların nerede ve hangi şartlarda kaldırılacağını, hangilerinde sıralamada aşağı indirileceğini, hangilerinde başka yaptırımlara maruz bırakılacağını belirten" daha da karmaşık ve uzun bir ilke gerektirecektir. İddiasına göre, şirketin şu anda yerelleştirilmiş bir yaklaşım için yeterli kapasitesi yoktur ve bu kapasitenin geliştirilmesi fazlasıyla kaynak ve zaman gerektireceği için bu yaklaşımın yakın gelecekte benimsenmesi mümkün değildir. Şirketin savunmasına göre "ilkelerin ülke düzeyinde uygulanması, hem bir pazarın değerlendirme görevlileri birden fazla ülkeyi kapsadığında gereğinden fazla yaptırıma hem de içerikler birden fazla ülkeye ve bölgeye yayılabildiği için gereğinden az yaptırıma yol açabilir." Bu doğrultuda Meta, teklif edilen ilkenin hem her bölge için uygun "hem de küresel bakımdan tutarlı ve elverişli" olması gerektiğini vurgulamıştır.

Analiz

62. Kurul, orantılı olma meselesinde karara varırken, şunlar dahil çeşitli etkenleri göz önünde bulundurmuştur: (i) devam etmekte olan bir halk sağlığı krizinde oluşabilecek potansiyel insan hakları zararları; (ii) ifade özgürlüğü açısından yaşanabilecek sıkıntılar; (iii) ilgili Topluluk Standardının, kaldırma işlemine tabi içeriklerin hem yanlış olmasını hem de olası ve önemli fiziksel zarara doğrudan katkıda bulunma olasılığının yüksek olmasını gerektirmesi; (iv) platformun bazı uzmanlara göre zararlı içeriklerin güçlenmesine katkıda bulunabilen mimarisi (platform tasarımı seçimleri hakkında bir İnsan Hakları Etki Değerlendirmesi yürütme ihtiyacı için 10 numaralı tavsiyeye bakın); (v) kaldırma işleminden daha hafif olan içerik moderasyonu önlemlerinin ölçeklenebilirliği ve etkililiği hakkında dile getirilen ciddi endişeler (aşağıdaki paragraflarda haber doğrulama, sıralamada aşağı indirme ve etiketleme hakkında açıklandığı üzere) ve (vi) Meta'nın, ilke uygulanırken yerelleştirilmiş bir yaklaşımın mümkün olmayacağı yönündeki beyanı.

63. Meta'nın küresel yaklaşım ısrarı ve WHO'nun COVID-19'u "Bütün Dünyayı İlgilendiren Bir Halk Sağlığı Krizi" olarak görmeye devam etmesi ışığında Kurul, ek bir gerekli özeni gösterme çalışması ve şirket tarafından hem ilkelerinin hem de çeşitli yaptırım araçlarının etkisi üzerinde yürütülecek bir değerlendirme olmadan, Meta'nın küresel ilkesini uygulama biçimini değiştirmesini tavsiye edememektedir. Bu şartların değiştirilmesi yönündeki tavsiyeler, dünya genelindeki en savunmasız popülasyonları orantısız şekilde etkileyebilir. Yaşlılar, bağışıklık yetmezliği yaşayanlar ve önceden rahatsızlığı bulunanların yanı sıra; görece az kaynağa sahip olan, kamusal alanı görece kırılgan olan, başka güvenilir bilgi kaynağı bulunmayan ve sağlık sistemleri kötü olan ya da sağlık hizmetlerine hiç erişemeyen yoksul ve ötekileştirilmiş topluluklar buna dahildir. Yukarıda da işaret edildiği üzere Kurul, bir halk sağlığı krizinin en yoğun olarak yaşandığı aşamada, Meta'nın istisnai önlemler aldığının farkındadır. Kurul, şu an yaşandığı üzere bir halk sağlığı krizi ilanı sırasında, olası fiziksel zarardan kaçınma amacı güden bir halk sağlığı kurumunun tek başına sağladığı bir değerlendirmeye dayalı olarak belirli yanlış bilgi kategorilerinin tamamını kaldırmak suretiyle, şirketin istisnai önlemler almak zorunda kaldığının bilincindedir. Kurul, pandeminin benzersiz şartları hesaba katıldığında, alınan önlemlerin orantılı olduğu görüşündedir.

64. Öte yandan, bu tür istisnai önlemler geçici olmalı, şartların getirdiği zorunluluklara göre dar bir biçimde özelleştirilmiş olmalı ve herkese açık bir şekilde tanımlanmalıdır. Şartlar değiştikçe, gerekli ve orantılı olma analizi de değişmektedir. Pandemi şartlarının devamlı olarak değişmesi nedeniyle, belirli iddiaların otomatik olarak kaldırılmasının kamuyu ilgilendiren meselelerde tartışma ortamını bastırmadığından veya devletlerin Meta'nın içerik moderasyonunu gereksiz yere etkilemesine yol açmadığından emin olmak adına, Meta'nın makul olan en kısa sürede daha sağlıklı bir danışmanlık süreci üstlenmesi gerekmektedir. Danışmanlık sürecinde, muhalif görüşler dahil olmak üzere çeşitliliğin daha belirgin olduğu bir dizi paydaşın uzmanlığından yararlanılmalıdır (aşağıdaki 1 numaralı tavsiyede belirtildiği üzere). Kurul, BM Rehber İlkeleri İlke 17'nin "olumsuz insan hakları etkilerini tespit etmek, önlemek, azaltmak ve ele alınma biçimlerini hesaba katmak" üzere, kurumsal işletmelerin "gerçekleşmiş ve potansiyel insan hakları etkilerini, bulguları entegre etmeyi, bulgular üzerine harekete geçmeyi, yanıtları takip etmeyi ve etkilerin nasıl ele alındığını açıklamayı" içeren ve sürekli devam edecek bir insan haklarına gerekli özeni gösterme çalışması yürütmesi gerektiğini ifade ettiğine dikkat çekmektedir. Dahası, BM Rehber İlkeleri İlke 20'de dile getirildiği üzere şirketin, yanıtının etkililiğini "uygun nitel ve nicel göstergelere dayalı olarak takip etmesi ve etkilenen paydaşlar dahil olmak üzere hem dahili hem de harici kaynaklardan görüş alması" gerekmektedir.

65. Sonuca varma sürecinde Kurul, yukarıda da işaret edildiği üzere, içeriklerin kaldırılmasından daha az müdahaleci yöntemlerin yanlış bilgi ölçeğini ele alıp alamayacağını ve halk sağlığı krizi sırasında hem insanların sağlığını hem de platformda ve diğer yerlerde insanların haklarını koruyup koruyamayacağını göz önünde bulundurmuştur. İlk olarak, içeriklere haber doğrulama etiketlerinin eklenmesi bilgileri kaldırmadan düzeltmenin bir yolunu sağlasa bile, hem bazı paydaşlar hem de Meta'nın sağladığı bilgiler, halk sağlığı krizi sırasında sağlık hakkında zararlı olabilecek yanlış bilgilerin hızını ve ölçeğini ele alma açısından bu aracın kapasitesinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Kurula verdiği bilgide Meta, haber doğrulayıcıların kuyruktaki içeriklerin çok büyük bir çoğunluğunu değerlendiremediğini dile getirmiştir. Meta ayrıca, bunlar Meta'nın kontrolünde veya mülkiyetinde bulunmayan üçüncü taraf kuruluşlar olduğundan, haber doğrulama programının ölçeğini büyütemeyeceğini ifade etmiştir. Ek olarak, programın kendi sınırlamaları da bu önlemi daha az etkili hale getirmektedir. Meta, haber doğrulayıcıların siyasetçiler tarafından paylaşılan içerikleri değerlendirmesine izin vermemektedir. Seçimlerde aday olanlar, kamu görevinde bulunanlar ve bunların atadığı görevliler ile siyasi partiler ve bu partilerin liderleri buna dahildir. Her bir bölgenin paydaşları tarafından yaygın bir şekilde bildirildiği ve onaylandığı üzere, bu tür kullanıcılar aynı zamanda yanlış bilgileri yayanlar arasında önde gelenler arasındadır. Haber doğrulayıcıların gerçekleştirdiği doğrulama süreci, geniş ölçekte otomatik kaldırma işlemlerinden daha uzun sürmektedir. Bu husus, bir halk sağlığı krizi bağlamında zararlı yanlış bilgilerle mücadele ederken belirleyici bir etken olabilmektedir. Dahası, bu önlem kullanıcıyı genellikle platformun dışında olan (dolayısıyla ilave veri tüketecek kaynağa sahip olmayan kişiler için daha az erişilebilir olan) bir makaleye yönlendirmektedir. Yanlış bilgileri yayarken kullanılan kısa ve duygusal mesajların aksine, bu makaleler genellikle teknik ve bazen oldukça karmaşık bir dilde yazılmaktadır. Edinburgh Üniversitesi'nden Prof. Dr. Simon Wood'un bildirimi (PC-10713), haber doğrulayıcıların çoğunlukla karmaşık bilimsel makaleler ve kanıtlar üzerinde haber doğrulama yapmak için yeterli teknik bilgiye sahip olmadığına dair endişesini vurgulamıştır.

66. İkinci olarak, sıralamada aşağı indirme cezaları bir içeriğin kullanıcının akışının neresinde görüneceğini etkilese bile, her kullanıcının akışının kişiselleştirilmiş olması nedeniyle, bu önlemin bir içeriğin viralliğini veya erişimini ne kadar etkilediğini belirlemek oldukça zordur. Bir içeriğin sıralama puanı kullanıcılara "en çok ilgilenebilecekleri" içerikleri göstermeyi amaçlamaktadır ve kullanıcının takip ettiği bir grupta veya bir sayfa tarafından paylaşılan içeriklerin sıralamada yukarıda olma olasılıkları yüksektir. Sonuç olarak, sıralamada aşağı indirme cezasının, ciddi bir takipçi kitlesine sahip kullanıcılar tarafından veya böyle bir grup içerisinde paylaşılan içeriklerin erişimini etkili bir şekilde ele alıp alamayacağı net değildir. Sıralamada aşağı indirme cezasının büyük olasılıkla en düşük etkiyi göstereceği kişiler, haber kaynaklarındaki genel içerik envanteri hesaba katıldığında, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri düzenli şekilde paylaşan birden fazla hesabı, sayfayı veya grubu takip eden kullanıcılar olacaktır. Ayrıca anlaşıldığı kadarıyla şirket, sıralamada aşağı indirilen içeriklere erişme olasılığı azalan (içerik sıralamada ciddi şekilde aşağı indirilmiş olsa bile) kullanıcıların sayısı hakkında veriye sahip değildir. Sıralamada aşağı indirme cezalarına ihtarlar veya ek cezalar eşlik etmemektedir. Son olarak, kullanıcılar içeriklerinin sıralamada aşağı indirilmesine itiraz edemediğinden, bu seçenek kullanıcıların adil muamele görmesi noktasında ciddi endişeleri gündeme getirmektedir.

67. Üçüncü olarak, şirketin dahili araştırmasına göre, nötr etiketlerin kullanıcılara geniş ölçekte erişme ve onların bilgi veya tutumlarına kaynak olma noktasında etkili olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Meta, NIT kısaltmasıyla bilinen nötr etiketleri, gönderide COVID-19 konusunu saptayan otomatik bir sistem aracılığıyla uygulamaktadır. Bu etiketler, COVID-19 hakkında güvenilir bilgiler sağlayan COVID-19 Bilgi Merkezi'ne bağlantı vermektedir. Meta'ya göre şirketin bu etiketler üzerindeki ön araştırması, kullanıcının gördüğü NIT (nötr bilgilendirme uygulaması) sayısı arttıkça "tıklama oranının" (kullanıcıların güvenilir bilgileri görmek için etikete tıklama oranı) düştüğünü göstermektedir. Meta buna ek olarak, COVID-19 nötr bilgilendirme uygulamalarını (NIT) kullanmayı durdurduğunu Kurula iletmiştir. Meta'ya göre bu etiketlerin, kullanıcıların haber doğrulamasından geçmiş yanlış bilgileri veya aşıdan caydıran içerikleri okuma, oluşturma veya yeniden paylaşma olasılıkları üzerinde saptanabilir hiçbir etkisi yoktur. Son olarak şirket, ilk araştırma bulgularına göre, bu etiketlerin kullanıcıların bilgi düzeyi ve aşı tutumları üzerinde hiçbir etkiye sahip olmayabileceğini bildirmiştir.

68. Tüm bunlar ışığında Kurul, Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yönelik küresel bir yaklaşım benimseme ısrarı ve WHO'nun kriz ilanını devam ettirmesi hesaba katıldığında, Meta'nın COVID-19 ile ilgili olarak olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan yanlış bilgileri kaldırma ilkesini devam ettirmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Şirket aynı zamanda, şu anda kaldırılmakta olan iddialar üzerinde, gerekli özeni gösterme prensibiyle güvenilir ve kapsayıcı bir değerlendirme süreci üstlenmeye başlamalıdır. Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinin gerekli ve orantılı olma standartlarıyla daha paralel olması amacıyla Kurul, aşağıdaki Kısım VI'da açıklandığı üzere 1, 4, 5, 9, 10, 12, 13, 14, 15 ve 18 numaralı tavsiyeleri vermektedir.

VI. Tavsiyeler

İçerik ilkesi konusundaki tavsiyeler

69. 1. Tavsiye: Dünya Sağlık Örgütü'nün COVID-19'u küresel sağlık krizi ilan etmesi ve Meta'nın küresel yaklaşım ısrarı doğrultusunda; Meta, COVID-19 ile ilgili olarak "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek olan" yanlış içerikleri küresel olarak kaldırma ilkesini devam ettirmelidir. Şirket aynı zamanda, aşağıdakileri sağlamak amacıyla, kaldırma işlemine tabi olan 80 iddiadan her birini güvenilir bir şekilde ve periyodik olarak yeniden değerlendirmek için şeffaf ve kapsayıcı bir süreç başlatmalıdır: (1) COVID-19 hakkında kaldırma işlemine tabi olan belirli iddialardan her biri yanlış olmalı ve "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olmalıdır ve (2) Meta'nın insan hakları taahhütleri (ör. yasalara uygun olma ve gerekli olma prensipleri) düzgün bir şekilde uygulanıyor olmalıdır. Bu yeniden değerlendirme sürecine dayalı olarak Meta, artık yanlış olmayan veya artık "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olmayan iddialar varsa bunları belirlemelidir. Meta artık yanlış olmayan veya artık "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olmayan iddialar belirlediği takdirde, bu iddialar artık bu ilke uyarınca kaldırma işlemine tabi tutulmamalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın yeniden değerlendirme sürecini duyurması ve söz konusu 80 iddia hakkında yapılan değişiklikleri Yardım Merkezi sayfasında duyurması olacaktır.

70. Aşağıdaki alt bölümlerde, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamında kaldırma işlemine tabi olan iddiaların yeniden değerlendirilmesine yönelik en iyi uygulamalar için Kurulun tavsiyeleri belirtilmektedir. Alt tavsiyelerin her biri 1. tavsiyeden ayrı birer tavsiye olarak düşünülecektir. Diğer bir deyişle Kurul, Meta'nın tavsiyeleri uygulama eylemlerini ayrı değerlendirecektir.

Tavsiye 1A: Daha geniş uzman ve paydaş danışmanlığı

71. Şirket, makul olan en kısa sürede, her bir iddianın kaldırılmasının durumun zorunlulukları ışığında gerekli olup olmadığını değerlendirirken daha geniş bir dizi bakış açısını göz önünde bulundurmak üzere bir süreç tesis etmelidir. Danışılan uzmanlar ve kuruluşlar arasında halk sağlığı uzmanları, immünoloji uzmanları, viroloji uzmanları, bulaşıcı hastalık araştırmacıları, yanlış bilgi ve dezenformasyon araştırmacıları, teknoloji ilkesi uzmanları, insan hakları kuruluşları, haber doğrulayıcılar ve ifade özgürlüğü uzmanları bulunmalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi üzerine farklı bakış açılarını temsil eden bir dizi uzmana danışma süreçleri hakkında bilgiler yayınlaması ve bu konuşmaların ilkesi üzerindeki etkisi hakkında bilgi vermesi olacaktır.

72. Yukarıda da belirtildiği üzere Kurul, şu an yaşandığı üzere bir halk sağlığı krizi ilanı sırasında, tek bir halk sağlığı kurumunun sağladığı bir değerlendirmeye dayalı olarak belirli yanlış bilgi kategorilerinin tamamını kaldırmak suretiyle, şirketin istisnai önlemler almak zorunda kaldığını kabul etmektedir. Kurul, bir halk sağlığı krizi sırasında, iddiaların her biri için çok sayıda uzmanla önceden sağlıklı danışma oturumlarını anında yürütmenin mümkün olmadığının farkındadır. Ancak, bu yeni pandemi ve pandemiyle ilgili yanlış bilgileri ele almaya yönelik en iyi yaklaşımları çevreleyen çeşitli görüşler hakkında devamlı olarak değişen bilgiler ışığında, makul olan en kısa sürede daha geniş bir uzman ve paydaş grubuna danışılmalıdır. Şirket, kendisi de beyan ettiği üzere, biri virüsün çıkış noktası ve diğeri COVID-19'un ölüm oranı hakkında olmak üzere, daha önce kaldırma işlemine tabi olan en az iki iddia hakkındaki duruşunu değiştirmek zorunda kalmıştır. Daha geniş bir kitleye danışılması ve alınan görüşlerin şeffaflığının artırılması, hem daha iyi kararların alınması hem de haksız sansüre karşı koruma sağlanması açısından esastır.

73. Kurul Meta'ya, "paylaşılmaması gerekenler" listesinde yer alan (yanlış olduğu ve "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olduğu gerekçesiyle) iddiaların, şirketin talebi üzerine belirtilen üç değişikliğin etkisini hesaba katacak şekilde yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğini sormuştur. Kurula verdiği bilgide Meta, kaldırılan mevcut iddiaların artık yanlış olmadığı veya artık "olası zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olmadığı sonucunu destekleyecek herhangi bir bilgisinin olmadığını dile getirmiştir. Ancak şirket, ilgili halk sağlığı kurumlarına dönerek onlardan iddiaları yeniden değerlendirmelerini istememiştir. Şirket, tekil iddiaları veya genel olarak ilkeyi yeniden değerlendirmek üzere paydaşlarla veya uzmanlarla danışmanlık çalışmaları da yürütmemiştir. Meta'ya göre şirket, talebin gecikmemesi amacıyla, ilkesini değiştirme konusunda harici paydaş etkileşimi üstlenmek yerine, Kurula dönerek bir ilke danışma görüşü talebinde bulunmuştur. Kurul, küresel acil durum sırasında geliştirilen ilke hakkında harici görüş almak istemesi ve yeniden değerlendirme yapma ihtiyacını fark etmesi nedeniyle Meta'yı takdir etmektedir. Ancak şirketin insan haklarına uyma sorumluluğu burada sona ermemektedir. Her bir iddia için kaldırma işlemini sürdürmenin gerekli olup olmadığını değerlendirecek bir sürecin tesis edilmesi, şirketin BM Rehber İlkeleri uyarınca gerekli özeni gösterdiğinden emin olmayı sağlayacaktır.

Tavsiye 1B: Değerlendirme zamanlaması

74. Meta bu değerlendirme için bir zamanlama (ör. her üç veya altı ayda bir) belirlemeli ve hem gerekli bildirimlerin yapılması hem de görüşlerin zamanında alınması için bunu herkese açık hale getirmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, tıpkı herkese açık ilke forumu toplantı notlarını Şeffaflık Merkezi'nde paylaştığı gibi, Meta'nın değerlendirme toplantısının notlarını da herkese açık bir şekilde yayınlaması olacaktır.

Tavsiye 1C: Kamuoyu görüşlerini toplama prosedürleri

75. Meta, isteyen kişi ve kuruluşlara belirli bir iddia üzerinde yapılan değerlendirmeye itiraz etme imkanı dahil olmak üzere, düzenli değerlendirme için net bir süreç belirleyip bu süreci açıklamalıdır (ör. herkese açık yorumlar için Yardım Merkezi sayfasında bir bağlantı vererek ve sanal danışmanlık oturumları düzenleyerek). Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın herkese açık görüşler için bir mekanizma oluşturması ve söz konusu görüşlerin dahili süreçlerine etkisini Kurulla paylaşması olacaktır.

Tavsiye 1D: Göz önünde bulundurulacak ve değerlendirilecek bilgi türleri hakkında rehberlik

76. Meta'nın iddialar üzerinde yapacağı değerlendirmeler, internetteki sağlıkla ilgili söz konusu yanlış bilgilerin yayılması ve etkisi üzerine yürütülen en son araştırmaları içermelidir. Kaldırma, haber doğrulama, sıralamada aşağı indirme ve nötr etiketler dahil olmak üzere Meta'nın kullanabildiği çeşitli önlemlerin görece etkililiği üzerine yürütülen dahili araştırmalar da buna dahil olmalıdır. Şirket; platformlarının birincil bilgi kaynağı olduğu, toplumlarda dijital okuryazarlığın daha düşük olduğu, kamusal alanların daha zayıf olduğu, güvenilir bilgi kaynaklarının yetersiz olduğu ve sağlık sistemlerinin kırılgan olduğu bölgeler başta olmak üzere, faaliyet gösterdiği tüm bölgelerde pandeminin durumunu göz önünde bulundurmalıdır. Meta, bu iddialar üzerindeki yaptırımlarının etkililiğini de değerlendirmelidir. Henüz bu bilgilere sahip değilse Meta, hangi iddiaların sistemik olarak gereğinden az ve fazla yaptırım sorununa yol açtığı hakkında bilgi toplamalıdır. Bu bilgiler, şirketin bir iddiayı kaldırmaya devam mı edeceği yoksa iddiayı başka önlemlerle mi ele alacağı noktasındaki kararlara zemin oluşturmalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın ilke yaptırım değerlendirmesi hakkındaki verileri paylaşması ve bu bilgileri herkese açık bir şekilde yayınlaması olacaktır.

Tavsiye 1E: Karar alma süreçlerinde şeffaflık sağlamaya yönelik rehberlik

77. Danışılan uzmanların türleri, bu uzmanların görüşleri, göz önünde bulundurulan dahili ve harici araştırmalar ve bilgilerin analiz sonucunu nasıl etkilediği üzerine şeffaflık sağlamak amacıyla Meta, her bir iddia için karar dayanağının özetini Kurula iletmelidir. Özette şirketin bir iddiayı kaldırmaya devam etme kararının dayanağı mutlaka bulunmalıdır. Karar alma sürecinde herhangi bir devlet personeli veya kurumu rol oynadıysa Meta bunu da açıklamalıdır. Belirli bir iddiayı kaldırmaya son vermeye karar verdiği takdirde şirket, bu kararın dayanağına açıklık getirmelidir (şunlar dahildir: (a) hangi görüşün şirketi iddianın artık yanlış olmadığını belirlemeye yönelttiği; (b) hangi kaynaktan gelen hangi görüşün şirketi iddianın artık olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunmadığını belirlemeye yönelttiği ve bu değerlendirmenin aşı yaptırma oranlarının en düşük olduğu ve halk sağlığı altyapısının kaynaklardan en çok yoksun olduğu ülkelerde de geçerli olup olmadığı; (c) şirketin, yaptırım sisteminin söz konusu iddia üzerinde gereğinden fazla yaptırıma yol açtığını belirleyip belirlemediği; (d) şirketin, iddianın platformda artık yaygın olmadığını belirleyip belirlemediği.) Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın ilke değerlendirme süreci üzerinde yürütülen incelemeyi paylaşması olacaktır. Bu tavsiyenin ilk paragrafında da belirtildiği üzere bu bilgiler, ilkede yapılan değişiklikler bakımından, Yardım Merkezi gönderisinde herkese açık bir şekilde listelenen sebeplerle paralel olmalıdır.

78. 2. Tavsiye:Meta, kaldırılan iddia kategorilerinin her birinin neden "olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek" olduğuna derhal açıklık getirmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın Yardım Merkezi sayfasını bu açıklamayı sağlayacak şekilde düzenlemesi olacaktır.

79. Şu anda Yardım Merkezi sayfası, belirli bir iddia ile bu iddianın "virüse maruz kalma veya virüsün taşınma riskini artırarak ve halk sağlığı sisteminin pandemiyle başa çıkma kabiliyetini olumsuz etkileyerek" olası fiziksel zarar riskine neden ve nasıl katkıda bulunduğunun örneğini vermektedir. Aynı sayfada, Meta'ya göre "olası fiziksel zarara katkıda bulunma ihtimali" standardını karşılayan beş ayrı yanlış bilgi kategorisi tanımlanmaktadır. Ancak her bir kaldırılabilir iddia kategorisinin, belirlenen bu standardı nasıl karşıladığı Yardım Merkezi sayfasında sistematik bir şekilde açıklanmamaktadır. Meta, her bir iddia kategorisinin neden olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığının yüksek olduğuna açıklık getirmeli ve şirketin bu sonuca varırken dayanak aldığı bilgi kaynaklarını açıklamalıdır.

80. 3. Tavsiye: Meta, bilginin "yanlış" olması gerekliliğinin, ilkenin en son yeniden değerlendirildiği dönemde ulaşılabilen en iyi kanıtlara göre belirlenen yanlış bilgilere atıfta bulunduğunu açıklayarak Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesine açıklık getirmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın ilgili Yardım Merkezi sayfasındaki ilkeye açıklık getirmesi olacaktır.

81. Meta, bilinen bilgilerin değişmesi veya hastalığın evriminin bir iddiayı hatalı veya eksik hale getirmesi ışığında, en az iki kez kaldırma işlemine tabi iddiaları düzenlemek zorunda kalmıştır. Hataların yapılmış olması, yeni veri veya araştırmaların mevcut fikir birliğiyle çelişmesi veya bir iddianın tanımını daraltmaya ihtiyaç duyulması söz konusu olabilir. Meta, hem bu gerçekler ışığında hem de belirli iddiaların ilkedeki görece geniş standardı karşıladığı yönündeki değerlendirmeyi sürekli olarak yeniden inceleme sorumluluğunu Meta'nın da anladığını netleştirmek adına, değerlendirmenin ilgili dönemde ulaşılabilen en iyi bilgilere dayalı olduğunu ve zamanla evrimleşebileceğini netleştirerek ilkeye açıklık getirmelidir.

Yaptırım tavsiyeleri

82. 4. Tavsiye: Meta, bu ilke kararıyla ve bu ilke danışma görüşünde verilen diğer tavsiyelerle tutarlı olmak kaydıyla, WHO COVID-19 için küresel sağlık krizi ilanını kaldırdığında ancak diğer yerel halk sağlığı kurumları COVID-19'u halk sağlığı krizi olarak görmeye devam ettiğinde alacağı gerekli ve orantılı önlemleri belirlemek üzere derhal bir risk değerlendirme süreci başlatmalıdır. Bu süreç, küresel çapta genel ifade özgürlüğü hakkından ödün vermeden, gerçek hayatta ciddi ve olası zarara katkıda bulunma olasılığı yüksek olan yanlış bilgileri ele alacak önlemler benimsemeyi amaçlamalıdır. Risk değerlendirmesi şunları içermelidir: (1) tasarım kararları ve çeşitli ilke ve uygulama alternatifleri üzerinde yapılan sağlıklı bir değerlendirme; (2) her birinin ifade özgürlüğüne, sağlık ve yaşama hakkına ve diğer insan haklarına etkileri ve (3) yerelleştirilmiş bir yaptırım yaklaşımı için uygulanabilirlik değerlendirmesi. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın risk değerlendirmesini yürütme planlarını herkese açık bir şekilde duyurması, riskleri saptamaya ve azaltmaya yönelik değerlendirme sürecini betimlemesi ve Yardım Merkezi sayfasını bu bilgilerle güncellemesi olacaktır.

83. 5. Tavsiye: Meta, dahili uygulama yönergelerini, şirketin platformlarının faaliyet gösterdiği dillere çevirmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın dahili uygulama yönergelerini çevirmesi ve bu konuda Kurula güncel bilgi vermesi olacaktır.

84. İçerik moderatörleri, ihlalde bulunan içerikleri ve mevcut istisnalardan biri (ör. mizah, hiciv, kişisel anekdot, fikir) kapsamında platformda kalması gereken içerikleri nasıl tespit edecekleri hakkında ek bilgiler sağlayan detaylı dahili uygulama yönergelerine erişebilmektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde tutarlı bir yaptırımı güvence altına almak adına Meta, moderatörlerin bu yönergelere çalışmakta oldukları dilde erişebilmesini sağlamalıdır.

85. Kurul, moderatörlere sağlanan dahili uygulama rehberliğini içerikleri değerlendirdikleri dile çevirmesini Meta'ya daha önce tavsiye etmiştir (bkz: "Arapça sözcüklerin dile geri kazandırılması" [2022-003-IG-UA] ve "Myanmar idari işlem botu" [2021-007-FB-UA] vaka kararları). Meta, Kurula vermiş olduğu yanıtta şu ifadelere yer vermiştir: "Hızla evrimleşen ilkelerimizin küresel çapta standartlaştırılmış biçimde uygulanmasını sağlamak için en iyi yolun, tüm içerik değerlendirme görevlilerimizin akıcı bir şekilde konuşabildiği tek bir dilde dahili ilke kuralları bulundurmak [...] olduğuna inanıyoruz. Bu yönergeler yeni açıklamalarla, tanımlarla ve pazara özgü karalama ifadeleriyle sürekli güncellenerek hızla evrimleştiğinden, çevirilere bel bağlamak düzensiz gecikmelere ve güvenilir olmayan yorumlamalara yol açabilir."

86. Meta yukarıdaki açıklamayı yaptıktan sonra Meta'nın İsrail ve Filistin'de ilkelerini uygulaması üzerinde yürütülen bağımsız bir değerlendirme, Meta'nın ilkelerinin Arapça dilinde gereğinden fazla uygulanmasının sebeplerinden birinin içerik moderatörlerinin dil yetkinliği olduğunu tespit etmiştir (bkz. Business for Social Responsibility'nin "Human Rights Due Diligence of Meta's Impacts in Israel and Palestine in May 2021" raporu). Kurul, hem bu bulgu ışığında ve hem de dahili yönergelerin karmaşıklığı ve içerik moderatörlerine sağladığı nüanslı yorumlamalar göz önünde bulundurulduğunda, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesinin gereğinden fazla veya az uygulanma tehlikesinin ciddi olduğuna inanmaktadır. Meta, ilkesinin uygulanma biçiminin diller ve bölgeler arasında tutarlı olmasını sağlamak için bu riskleri azaltmalıdır.

87. 6. Tavsiye: Bir haber doğrulama etiketi için yapılan kullanıcı itirazları, ilk değerlendirmeyi yapandan farklı bir haber doğrulayıcı tarafından gözden geçirilmelidir. Eşitliği sağlamak ve içerikleri haber doğrulamasından geçen kullanıcılara bir çözüm yoluna erişme imkanı tanımak amacıyla Meta, ilgili iddia üzerinde değerlendirme yapmamış olan farklı bir haber doğrulayıcının etiket uygulama kararını değerlendirebilmesini sağlayacak şekilde sürecini düzenlemelidir.Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın kullanıcılara farklı bir haber doğrulayıcıya itirazda bulunma imkanı tanıyacak bir mekanizma sunması ve haber doğrulama ilkelerini bu yeni itiraz mekanizmasıyla güncellemesi olacaktır.

88. 7. Tavsiye: Meta, içerikleri Meta'nın yanlış bilgiler ilkesini uygulayan üçüncü taraf haber doğrulayıcılar tarafından etiketlenen profillerin (sadece sayfa ve grupların değil), ürün içi itirazlar özelliği aracılığıyla, etiket için başka bir haber doğrulayıcıya itirazda bulunmasına imkan tanımalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın itiraz özelliğini tüm pazarlardaki profillere açması ve yaptırım verileri aracılığıyla kullanıcıların haber doğrulama etiketlerine itiraz edebildiğini göstermesi olacaktır.

89. Kullanıcı itirazları, hataların düzeltilmesi ve kullanıcıların çözüm yoluna başvurma hakkının güvenceye alınması açısından temel bir özelliktir. Haber doğrulayıcılar karmaşıklık, teknik içerik ve bağlam bakımından önemli ölçüde değişiklik gösteren içerikleri değerlendirmektedir. Bazı hataların yapılması kaçınılmazdır. Herkese açık yorumlardan bir tanesi, haber doğrulayıcıların platformda paylaşılan karmaşık bilimsel makaleler üzerinde haber doğrulama yapacak bilimsel ve teknik bilgiye sahip olmadığına dair bir endişeyi dile getirmiştir. Haber doğrulama etiketleri, kullanıcıları olumsuz neticelerle karşı karşıya bırakabilmektedir. Bir haber doğrulayıcının içeriğe uyguladığı "asılsız" veya "üzerinde oynanmış" etiketi, ihtarla sonuçlanabilmektedir. İhtarların birikmesi, özellik sınırlamalarına ve söz konusu profilin paylaştığı içeriklerin sıralamada aşağı indirilmesine yol açacaktır. Bu tavsiyenin uygulanması, bir hata yapıldığını düşünen ve değerlendirmeyi kolaylaştıracak ek bilgiler paylaşmak isteyen kullanıcılara haber doğrulayıcıları bilgilendirme imkanı tanıyacaktır.

90. 8. Tavsiye: Meta, medya özgürlüğünün yetersiz olduğuna dair göstergelerin olduğu (ör. Freedom House'un Basın Özgürlüğü skoru) ve sosyal medya nüfuzunun yüksek olduğu ülkelere öncelik vererek, dünya genelinde dijital okuryazarlık programlarına yaptığı yatırımları artırmalıdır. Bu yatırımlar, özelleştirilmiş okuryazarlık eğitimlerini de içermelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın artan yatırımları hakkında bir makale yayınlaması (yatırılan tutar, programların mahiyeti ve etkilenen ülkeler belirtilerek) ve bu programların etkileri hakkında bilgiler paylaşması olacaktır.

91. Meta, bir soruya yanıt olarak, "insanların medya okuryazarlığı becerilerini iyileştirmesine yardımcı olmak ve paylaşılan yanlış bilgi miktarını proaktif bir şekilde azaltmak üzere" son üç yılda şirketin yedi milyon ABD dolarını aşkın yatırım yaptığı konusunda Kurulu bilgilendirmiştir. Meta tarafından sağlanankaynaklara göre, bu yatırımlar çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri odaklı olmuştur. Meta, medya okuryazarlığı odaklı sosyal medya kampanyaları veya reklamlar yayınlamak için diğer ülkelerdeki kuruluşlarla ortak çalışmıştır.

92. Meta'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki medya okuryazarlığı programlarına yaptığı yatırımların etkisini değerlendirençalışmalar (programlardan biri PEN America, diğeri Poynter Institute ortaklığıyla gerçekleştirilmiştir), katılımcıların internetteki bilgileri değerlendirme kabiliyetinde önemli artışlar tespit etmiştir. Örneğin, katılımcıların COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri saptama kabiliyeti program öncesinde ortalama %53 iken, program sonrasında ortalama %82'ye çıkmıştır. Yaşlılar için yürütülen bir medya okuryazarlığı programı, kursa katıldıktan sonra katılımcıların başlıkların doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu muhakeme etme kabiliyetinde %22 artışla sonuçlanmıştır.

93. 9. Tavsiye: Meta, tek bir hesap ya da Meta'nın birden çok varlığında bulunan bir hesap ağı olması fark etmeksizin yanlış bilgiler ilkesini sürekli olarak ihlal edenler için, sistemin bu ihlalleri önlemek üzere nasıl tasarlandığına dair veriler dahil olmak üzere, yeni tanıtılan ceza sisteminin etkisi üzerine araştırmalar yürütmeli veya zaten yapıldıysa araştırma sonuçlarını paylaşmalıdır. Bu araştırma, sağlıkla ilgili yanlış bilgileri güçlendiren veya bu tür kampanyaları koordine eden hesapların analizini de içermelidir. Değerlendirme kapsamında, Meta'nın kullanmakta olduğu para kazanma özelliklerine erişimi durdurma cezalarının, zararlı ve yanlış ya da yanıltıcı bilgiler paylaşmanın ardındaki finansal motivasyonları/avantajları ele almakta ne kadar etkili olduğu da incelenmelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu araştırmanın sonucunu Kurulla paylaşması ve sonuçların özetini Şeffaflık Merkezi'nde raporlaması olacaktır.

Şeffaflık tavsiyeleri

94. 10. Tavsiye: Meta; haber kaynağının, tavsiye algoritmalarının ve diğer tasarım özelliklerinin sağlıkla ilgili zararlı bilgilerin etkisini nasıl güçlendirdiğine dair bir insan hakları etki değerlendirmesi yaptırmalıdır. Bu değerlendirme; akış sıralama algoritmasında sağlıkla ilgili zararlı yanlış bilgilerin güçlenmesine katkıda bulunan temel etkenler, Meta'nın algoritmalarının ne tür yanlış bilgileri yayabileceği ve hangi grupların bu tür yanlış bilgilere karşı en çok hassas olduğu (ayrıca bu grupların Meta'nın tasarım seçimleriyle özellikle hedeflenip hedeflenmediği) hakkında bilgiler sağlamalıdır. Bu değerlendirme ayrıca, algoritmalarının ve tasarım seçimlerinin sağlıkla ilgili yanlış bilgileri güçlendirmekteki etkisini değerlendirmek üzere Meta'nın önceden yürüttüğü çalışmalar varsa bunları genel erişime açmalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın söz konusu analizi içeren insan hakları etki değerlendirmesini yayınlaması olacaktır.

95. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, Meta'nın yanlış bilgileri kaldırması ve üçüncü taraf haber doğrulama programı dahil olmak üzere sosyal medya platformlarının COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yanıtlarını "genel olarak olumlu" ancak dezenformasyonun getirdiği zorlukları ele almakta "yetersiz" olarak betimlemiştir. Özel Raportör, "dezenformasyonun ve yanlış bilgilerin arkasındaki itici güçlerin önemli bir bölümüne zemin hazırlayan iş modelini ciddi bir şekilde gözden geçirme" ihtiyacına vurgu yapmıştır (A/HRC/47/25, paragraf 65-67).

96. Kurul, platformlarının tasarım özelliklerinin ve mevcut önlemlerinin halk sağlığını, insan haklarını (yaşama hakkı, sağlık hakkı, bilgiye erişme hakkı gibi) ve hem pandemi hem de ilgili halk sağlığı önlemleri hakkında fikir ve görüşlerin ifade edilmesini nasıl etkilediği üzerine Meta'nın bir insan hakları etki değerlendirmesi yürütmemiş olmasından endişe duymaktadır. Meta, potansiyel insan hakları etkilerini düzgün bir şekilde değerlendirmek için gereken tüm bilgilere erişebildiğinden emin olmalıdır. Dünya genelinde yeterli ve erişilebilir bilgilere, zaruri aşı, ilaç ve tedavilere ve içerik moderasyonu kaynaklarına erişim eşitsizlikleri ışığında, Meta'nın küresel ürünlerinde olası fiziksel zarara yol açma kapasitesine sahip COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerden doğabilecek risklerin değerlendirileceği bir insan hakları etki değerlendirmesi hayati önem taşımaktadır.

97. 11. Tavsiye: Meta, şirketin Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamında kaldırma işlemine tabi olan iddiaların tam listesini sağlayan Yardım Merkezi sayfasına bir değişiklik dökümü eklemelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Yardım Merkezi sayfasına değişiklik dökümünün eklenmesi olacaktır.

98. Topluluk Standartları, uygulanmakta olan ilkelerdeki değişiklikler konusunda kullanıcıları uyarmak için bir değişiklik dökümü sağlamaktadır. Ancak Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamında kaldırma işlemine tabi tutulan iddiaların yer aldığı Yardım Merkezi sayfasında bir değişiklik dökümü ya da kullanıcılara iddia listesinin güncellendiğini veya değiştirildiğini anlama olanağı tanıyan herhangi bir imkan bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kaldırma işlemine tabi olan iddialardaki eklemeleri veya değişiklikleri takip etmek oldukça zordur.

99. Kurula verdiği bilgide Meta, Mart 2020 ile Ekim 2022 arasında, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamında kaldırılan iddialar listesine bazı iddiaların eklendiğini, mevcut bazı iddiaların ise bu listeden çıkarıldığını veya değiştirildiğini ifade etmiştir.

100. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, tüm şahısların "halk sağlığı krizi hakkında bilgi edinmek için gerekli iletişim araçlarına erişim" sahibi olması gerektiğini dile getirmiştir (A/HRC/44/49, paragraf 63(b)). Yardım Merkezi'ne değişiklik dökümü eklenmesi, belirli iddialar kaldırıldığında kullanıcıları haberdar etmek suretiyle, yasalara uygun olma prensibiyle tutarlı olacaktır. COVID-19 pandemisinin halk sağlığına etkisi konusundaki bilimsel fikir birliği ve kavrayış evrimleştikçe iddia listesinin nasıl evrimleştiğine dair şeffaflığın artırılması, kullanıcılar açısından faydalı olacaktır.

101. Yardım Merkezi'ne bir değişiklik dökümü eklenmesi, birinci ve ikinci tavsiyelerle bağlantılı olarak, farklı görüşlere sahip kullanıcıların yanlışlık veya olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı konusunda halk sağlığı kurumunun yaptığı değerlendirmeye itiraz etmesine de yardımcı olacaktır. Bu yaklaşım bir yandan Meta'nın halk sağlığıyla ilgili insan hakları sorumluluğunu ele alacak, bir yandan da muhalif görüşte olanlara hemfikir olmadıkları iddialara karşı çıkma olanağı tanıyacaktır.

102. 12. Tavsiye: Meta, Üç Aylık Uygulama Raporu'nda üç ayda bir yanlış bilgi türüne (fiziksel zarar veya şiddet, sağlıkla ilgili zararlı yanlış bilgiler, seçmenlere veya nüfus sayımına müdahale ya da üzerinde oynanmış medya), ülkeye ve dile göre kırılımlarıyla birlikte, Yanlış Bilgiler hakkında verilere yer vermelidir. Bu veriler, yapılan itiraz sayısı ve geri yüklenen içerik sayısı hakkında bilgileri de içermelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın Yanlış Bilgiler ilkesi hakkındaki yaptırım verilerini, şirketin uygulama raporlarına eklemeye başlaması olacaktır.

103. Meta'nın her çeyrekte yayınladığı Topluluk Standartları Uygulama Raporu (CSER), çeşitli Topluluk Standartları kapsamında kaç ayrı içeriğe işlem uygulandığını göstermektedir. Ancak bu rapor, şirketin Yanlış Bilgiler ilkesi hakkında herhangi bir yaptırım verisi içermemektedir. Kurul, bunun bir sebebinin de Yanlış Bilgiler Topluluk Standardı'nın resmi olarak Mart 2022'de tesis edilmesi olduğunun farkındadır. Meta, şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin platformdaki yaygınlığı hakkında verilere sahip olmadığını Kurula iletmiştir. Meta'ya göre bunun sebebi hem nelerin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi olduğunu belirleyen tanımların zamanla değişmesi hem de ilke öncesi ile ilke sonrası yaygınlık arasında anlamlı bir kıyaslama yapmanın zorluğudur.

104. Yine de Meta, görece küçük alt kümeler için kısa dönemlerde yaygınlığı ölçebilmiştir. Şirkete göre 1 Mart 2022 ile 21 Mart 2022 arasında COVID-19 ile ilgili içerikler, Amerika Birleşik Devletleri'nde Facebook gönderilerinde paylaşılan görüşlerin %1-2'sini oluşturmuştur. Meta'nın tahminine göre Yanlış Bilgiler ve Zarar ilkelerini ihlal eden içerikler, bu görüşlerin yaklaşık %0,1'i kadardır.

105. Kurulun dünyanın dört bir yanındaki paydaşlardan aldığı çok sayıda yorum, araştırmacıların ve paydaşların Meta'nın COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere mevcut yanıtlarının etkililiğini değerlendirme kabiliyetinin, hem Yanlış Bilgiler ilkesi kapsamında işlem gören içerik sayısı hem de ilgili diğer veri noktaları hakkında herkese açık bilgi eksikliği nedeniyle sarsıldığını vurgulamaktadır. Meta, ilkenin uygulanma biçiminin çok fazla hatalı tespite yol açıp açmadığını ve gereğinden fazla yaptırım riskini azaltmak üzere değiştirilmesi gerekip gerekmediğini değerlendirmek üzere veriler sağlamalıdır. Bu bakımdan, ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, internetteki dezenformasyonla mücadele etmek için benimsenen "önlemlerin etkililiği üzerinde nesnel bir değerlendirme yürütülmesine mani olan şeffaflık ve veri erişimi eksikliğini" vurgulamıştır. Bu durum, paydaşları ilkelerin dünya genelinde tutarlı bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını bilmekten de alıkoymaktadır. (A/HRC/47/25, paragraf 65).

106. Kurul, Topluluk Standardı Uygulama Raporu Verilerini ülke ve dile göre ayrıştırmasını Meta'ya daha önce tavsiye etmiştir ("Hindistan'ın Pencap bölgesinde RSS ile ilgili endişeler," [2021-003-FB-UA] vaka kararı, birinci tavsiye). Buna yanıt olarak Meta, ölçümlerini değiştirme taahhüdünde bulunmuş ve bunları 2023 yılı sonunda kullanıma sunma hedefini belirlemiştir. Yaptırım verilerinin ülkeye veya dile göre ayrıştırılması, sorunun dünyanın farklı yerlerindeki kapsamının ve şirketin yaptırım önlemlerinin görece etkililiğinin anlaşılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Kurul ve daha da önemlisi Meta'nın paydaşları, araştırmacılara ve sivil topluma şirketin çalışmalarını değerlendirme olanağı tanıyacak alakalı veriler var olmadığı için, şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgileri ele almayı amaçlayan mevcut küresel ilkesinin etkililiğini ve yaptırım yaklaşımını tamamen ve anlamlı şekilde kavrayamamaktadır.

107. 13. Tavsiye:Meta, "Topluluk Standartları Uygulama Raporu" içerisine, devlet aktörlerininHalk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgilerilkesi ihlalleri kapsamındaki içerik değerlendirme taleplerini raporladığı bir kısım eklemelidir. Bu raporda her bir ülke ve devlet kurumu için değerlendirme ve kaldırma taleplerinin sayısına ve Meta'nın reddetme ve onaylama sayısına ilişkin detaylar bulunmalıdır. Kurul için bunun yerine getirilme kriteri, Meta'nın "Topluluk Standartları Uygulama Raporu" içerisinde, devlet aktörleri tarafından gönderilen ve bu tür ilke ihlalleri gerekçesiyle kaldırma işlemiyle sonuçlanan talepler hakkında ayrı bir kısımda bilgiler yayınlaması olacaktır.

108. "Birleşik Krallık drill müziği" vakasında [2022-007-IG-MR] Kurul, Meta'ya "devlet aktörlerinin Topluluk Standardı ihlallerini gerekçe göstererek bulunduğu içerik değerlendirme ve kaldırma talepleri hakkında veriler yayınlama" tavsiyesinde bulunmuştur. COVID-19 pandemisinin zirve yaptığı noktada, Meta'nın COVID-19 ile ilgili içerikleri devletlerin emri üzerine değerlendirdiğiyle ilgili endişeler dile getirilmiştir. Bu özellikle de devletlerin hükümet politikalarını eleştiren barışçıl protestocuları veya insan hakları savunucularını bastırmak ya da herkese açık tartışmaları susturmak üzere taleplerde bulunduğu ülkelerde daha da kötüleşebilir. Barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma özgürlüğü hakları hakkında BM Özel Raportörü, pandemi sırasında dünyanın dört bir yanındaki devletlerin pandemiyi olağanüstü hal ilan etmek ya da demokratik bir toplumun gerektirdiği süreç gerekliliklerini ve kurumsal kontrol ve dengeleri atlatmak için bahane olarak kullandığı hakkında endişeler dile getirmiştir. Bu husus, barışçıl protesto hakkı gibi temel insan haklarını etkilemiştir (A/HRC/50/42, paragraf 18; A/77/171, paragraf 40, 67). Devlet aktörlerinin Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesi kapsamındaki içerik değerlendirme taleplerine dair detaylı bir rapor, özellikle de kamusal alanların zayıf olduğu riskli ülkelerde, gerekli özeni gösterme sürecini yasalara uygun olma prensibine uygun şekilde açıklamalıdır.

109. Barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma özgürlüğü hakları hakkında BM Özel Raportörü, teknoloji şirketlerine, ürünlerinin devletler tarafından "hakları destekleyen sosyal hareket aktivistlerinin" gözetim veya kontrol altında tutulması amacıyla kullanılmamasını sağlama tavsiyesinde bulunmuştur (A/77/171, paragraf 71). Kurul, şirketin Kurumsal İnsan Hakları İlkesi'nde ana hatlarıyla belirtildiği üzere, Meta'nın insan hakları savunucularını devletlerin çevrimiçi taciz, gözetim ve sansür taleplerine karşı güçlendirme taahhüdünü takdir etmektedir. Devletlerin Meta'nın Yanlış Bilgiler Topluluk Standardı kapsamında bulunduğu içerik değerlendirme ve/veya kaldırma talepleri hakkında şeffaf olunması, bu taahhüdü kanıtlar nitelikte olacaktır.

110. 14. Tavsiye: Meta, CrowdTangle ve Facebook Açık Araştırma ve Şeffaflık (FORT) gibi mevcut araştırma araçlarının araştırmacı erişimine açık kalmasını sağlamalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu araçlar aracılığıyla araştırmacılarla veri paylaşma taahhüdünü herkese açık bir şekilde dile getirmesi olacaktır.

111. 15. Tavsiye: Meta, araştırmacıların COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin kaldırılmasıyla veya dağıtımının azaltılmasıyla ilgili ilke müdahalelerinin etkileri üzerinde bağımsız olarak çalışabilmeleri için harici araştırmacılara herkese açık olmayan verilere erişim yolu tesis etmeli ve bir yandan da bu yolların hem Meta'nın kullanıcılarının gizlilik hakkını hem de platformdaki ve diğer yerlerdeki kişilerin insan haklarını korumasını sağlamalıdır. Bu veriler, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi müdahalelerine ilişkin tekrar ihlalde bulunma oranı dahil olmak üzere, daha önce erişime açılmayan ölçümleri içermelidir. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu veri setlerini harici araştırmacıların erişimine açık hale getirmesi ve bunu Kurula ileterek onaylaması olacaktır.

112. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, kısmen kullanıcıların, araştırmacıların ve aktivistlerin sorunun mahiyetini anlamasını ve ifade etmesini sağlayacak yeteri miktarda herkese açık bilgilerin eksikliği nedeniyle olmak üzere, dezenformasyonu ele almanın zorluklarına işaret etmiştir (A/HRC/47/25, paragraf 3, 67, 81). İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, bu maksatla verilerin "araştırma, ilke geliştirme, izleme ve değerlendirme" amacıyla erişime açılmasını tavsiye etmektedir (A/HRC/47/25, paragraf 104).

113. CrowdTangle, harici araştırmacıların "Facebook ve Instagram'da nüfuz sahibi herkese açık hesap ve grupları" takip etmek ve yanlış bilgilerle ilgili olanlar dahil olmak üzere alakalı trendleri analiz etmek için kullanabileceği bir araçtır. Bu aracın veritabanı siyasetçiler, gazeteciler, medya kuruluşları ve yayıncılar, ünlüler, spor takımları ve diğer tanınmış kişiler gibi tüm doğrulanmış/herkese açık kullanıcıları, profilleri ve hesapları içermektedir. Ülkeye bağlı olarak belirli bir boyut eşiğinin üstündeki herkese açık gruplar ve sayfalar da buna dahildir. Bu araç; paylaşılan içeriğin tarihi ve türü, içeriği hangi sayfa, hesap veya grubun paylaştığı, içeriğin aldığı etkileşim sayısı ve türleri ve içeriği paylaşan diğer herkese açık sayfalar ve hesaplar hakkında veriler paylaşmaktadır. Araç; içeriklerin erişimini, gizli hesapların verilerini ya da paylaştıkları içerikleri, ücretli ya da öne çıkarılmış içerikleri veya içerikle etkileşimde bulunan kullanıcıların demografik bilgilerini takip etmemektedir. CrowdTangle yedi milyonu aşkın Facebook sayfası, grubu ve doğrulanmış profili ile iki milyonu aşkın Instagram hesabı hakkında veriye sahiptir.

114. 2022 yılında çıkan haberler, Meta'nın CrowdTangle'a son vermeyi planladığını iddia etmiştir. Meta bunu herkese açık bir şekilde onaylamış olmasa bile Kurul, şirketin araştırma araçlarını kullanımdan kaldırmaktan ziyade, bu araçları güçlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, harici araştırmacılara COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere ilişkin etkiler dahil olmak üzere, Meta'nın ürünlerinin etkisini anlama imkanı tanıyacaktır.

115. Kurul, Meta'nın akademisyenlere ve araştırmacılara gizliliği korunan veri setleri sağlayan Facebook Açık Araştırma ve Şeffaflık (FORT) aracını ayarlama çalışmalarının bilincindedir. Şirkete göre FORT'un Araştırmacı Platformu, sosyal bilim insanlarına "sosyal olgular üzerinde çalışma ve bunları açıklama amacıyla, geniş ölçekli davranışsal verilere" kontrollü bir ortamda erişme imkanı tanımaktadır. Ancak, Meta'nın "kısıtlayıcı kullanım koşulları" veya araştırmacılara anlamlı analizler yürütmelerine yetmeyecek miktarda bilgi sağlanması gibi, aracın akademik araştırma bakımından eksikliklerini vurgulayan bildirimler yapılmıştır. Bununla birlikte Kurul, diğer sosyal medya şirketleri bağlamında, Meta'nın harici araştırmacılarla veri paylaşmak üzere önemli adımlar attığının bilincindedir ve Meta'yı daha fazlasını yapmaya teşvik etmektedir.

116. Araştırmacılar, bu ilke danışma görüşü için yürütülen paydaş etkileşimi boyunca, bu araçların COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere ilişkin trendleri takip etmesine duyulan ihtiyacı defalarca dile getirmiştir. Alakalı verilere erişimin yeterli olmaması, bu ilke danışma görüşü talebinin getirilerini değerlendirme noktasında Kurul için de zorluklar yaratmıştır. Kurulun anladığı kadarıyla bu verilerin bazılarına şirket de erişememekte, bazılarına ise şirket erişebilmekte ancak Kurul dahil olmak üzere harici paydaşlarla paylaşamamaktadır. Meta, COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin platformdaki yaygınlığını ve bunları ele almak üzere benimsenen her bir önlemin etkililiğini takip edebilmeleri amacıyla, araştırmacılara alakalı veriler için erişim sağlamalıdır. Bu tür bilgiler, yukarıda bahsedilen insan hakları etki değerlendirmesinin yürütülmesi bakımından da esastır.

117. 16. Tavsiye: Meta, nötr etiketler ve haber doğrulama etiketleri hakkında COVID-19 ilke danışma görüşü sürecinde Kurulla paylaştığı araştırma sonuçlarını yayınlamalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın bu araştırmayı Şeffaflık Merkezi'nde herkese açık bir şekilde yayınlaması olacaktır.

118. Kurul, nötr bilgilendirme uygulamalarının (NIT) ve içeriklerin sıralamada aşağı indirilmesinin etkililiği hakkında Meta'nın kurulla paylaştığı bilgileri (ör. şirketin nötr bilgilendirme uygulamalarının etkili olmaya devam edip etmediğini değerlendirmek için yürüttüğü deneylerin sonuçları) takdir etmektedir. Kurul, bu deneylerin sonuçlarının, şirketin COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilere yanıtlarının etkisini anlamayı amaçlayan harici araştırmacılarla daha geniş bir şekilde paylaşılması gerektiği görüşündedir.

119. 17. Tavsiye: Meta, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacıların verilere eşit şekilde erişebilmesini sağlamalıdır. Avrupa'daki araştırmacılar veri erişimi başvurularını Dijital Hizmetler Yasası (DSA) aracılığıyla yapabiliyor olsa bile Meta, Küresel Kuzey araştırma üniversitelerinden araştırmacılara gereğinden fazla öncelik vermemeye özen göstermelidir. COVID-19 ile ilgili yanlış bilgilerin yaygınlığı ve Meta'nın ilkelerinin etkisi hakkındaki araştırmalar, bu ve gelecekteki acil durumlarda sağlıkla ilgili zararlı yanlış bilgilerin genel olarak ne kadar iyi kavranacağını ve bunlara nasıl yanıt verileceğini şekillendirecektir. Bu araştırmalar orantısız bir şekilde Küresel Kuzey'e odaklandığı takdirde, yanıtlar da öyle olacaktır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın DSA kapsamında AB ülkelerine sağlanana denk veri erişimini dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılara sağlama planını herkese açık bir şekilde yayınlaması olacaktır.

120. Dezenformasyon hakkındaki araştırmaların çoğunluğu, ABD ve Batı Avrupa'da gerçekleşen trendleri ve örüntüleri orantısız bir şekilde yansıtmaktadır. Bu durum, içerik ilkesi müdahalesi çerçevelerinin, bu coğrafyalara özgü sorunlara göre belirlenmesine yol açabilir. İfade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü, Etiyopya ve Myanmar'daki etnik çatışmalarla körüklenen kimliğe dayalı dezenformasyon kampanyalarına atıfta bulunmak suretiyle, sivil toplumun dezenformasyonun "savunmasız ve azınlık topluluklar" üzerindeki etkisi üzerine daha fazla araştırma yapılması çağrılarına dikkat çekmiştir (A/HRC/47/25, paragraf 26). Meta, Dijital Hizmetler Yasası'na uyumlu şekilde harici araştırmacıların erişimini genişletme ve kendi FORT aracının sürekliliğini sağlama sürecinde, dünyanın dört bir yanından akademisyenlerin ve araştırmacıların temsil edilmesini sağlamalıdır.

121. 18. Tavsiye: Meta, çapraz kontrol Erken Müdahale İkincil Değerlendirmesi (ERSR) sisteminin, şirketin Yanlış Bilgiler ilkesinin yaptırımı noktasındaki etkililiğini değerlendirmelidir. Bu bağlamda şirket, Meta'nın çapraz kontrol programı hakkında ilke danışma görüşünde Kurulun verdiği 16. ve 17. tavsiyelerin, Halk sağlığıyla ilgili acil durumlar sırasında sağlıkla ilgili yanlış bilgiler ilkesini ihlal eden içerikler paylaşan varlıklara da uygulanmasını sağlamalıdır. Kurul için bu tavsiyenin yerine getirilme kriteri, Meta'nın bulgularını Kurulla paylaşması ve genel erişime açması olacaktır.

122. Meta'ya göre çapraz kontrol programı, en yüksek riskli hatalı tespit moderasyon hatalarını en aza indirmek için oluşturulmuştur. Çapraz kontrol programının ilk parçası, belirli hak sahibi varlıkların paylaştığı ve ihlalde bulunuyor olabilecek içeriklerin ek insan incelemesinden geçmesini garanti altına alan Erken Müdahale İkincil Değerlendirmesi (ERSR) sistemidir. Meta, şirketin ERSR tarafından sağlanan avantajlardan yararlanma hakkına sahip olduğuna karar verdiği hak sahibi varlıkların güncel bir listesini tutmaktadır. Şahısları, grupları veya kuruluşları temsil eden Facebook sayfaları, Facebook profilleri ve Instagram hesapları bu varlıklara dahildir. Bu listelerde yer alan kullanıcıların önemli bir bölümünü ünlüler, büyük şirketler, devlet liderleri ve siyasetçiler oluşturmaktadır.

123. Kurul, Meta'nın çapraz kontrol programı hakkında hazırlamış olduğu ilke danışma görüşünde, "ifadeleri insan hakları açısından ek korumayı hak eden kullanıcılar" ile "ticari sebeplerle listeye dahil edilenler" arasında ayrım yapılabilmesi için Meta'nın "varlığa dayalı hata önlemeye uygunluk için net ve herkese açık kriterler" belirlemesini tavsiye etmiştir.

124. Siyasetçiler, şirketin üçüncü taraf haber doğrulama programından muaftır. Bu nedenle, siyasetçiler tarafından paylaşılan ve Sağlıkla İlgili Zararlı Yanlış Bilgiler ilkesi kapsamında kaldırılmayan yanlış bilgiler, üçüncü taraf haber doğrulayıcılar tarafından değerlendirilememekte ve etiketlenememektedir. Meta ayrıca, Erken Müdahale İkincil Değerlendirmesi (ERSR) sistemi yaptırım yanlışlarını önlemek için kurulduğundan ve belirli bir Topluluk Standardının etkililiğini değerlendirme amacı taşımadığından, ERSR sisteminin COVID-19 ile ilgili Yanlış Bilgiler ilkesinin etkililiğine etkisini değerlendirmediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda, şirketin dahili ekipleri bu sistemin COVID-19 ile ilgili Yanlış Bilgiler ilkesine etkisi hakkında verileri takip veya analiz etmemektedir.

125. Hem dahili araştırmalara hem de bu COVID-19 ilke danışma görüşü için yürütülen paydaş etkileşimine dayalı olarak Kurul, yanlış bilgileri yayanların önemli bir bölümünün ünlüler, siyasetçiler, devlet aktörleri ve din adamları gibi, ERSR programından yararlanma hakkına sahip olabilecek önde gelen konuşmacılar olduğunu tespit etmiştir. Örneğin, Media Matters for America'nın bildirimi (PC-10758), Meta'nın çapraz kontrol sisteminin, yanlış bilgileri ele alma çalışmalarını zedelemekteki etkisine dikkat çekmiştir. Ünlülere, siyasetçilere, gazetecilere ve diğer önde gelen kullanıcılara içerik ihlalleri için "daha yavaş veya daha gevşek yaptırım lüksü verildiğinden," yanlış bilgilerin platformda kalmasına izin verilmiştir. Benzer şekilde, ifade özgürlüğü hakkında BM Özel Raportörü de "önemli büyüklükte platform sahibi şahıslar" tarafından yayılan "güvenilir olmayan bilgiler" hakkındaki endişelerini dile getirmiş ve bu durum için "kötü niyetle olup olmaması fark etmeksizin büyük zarara yol açabilir" demiştir. Devlet aktörleri de virüsün kökeni, semptomlara karşı kullanılabilecek ilaçların erişilebilirliği, ülkelerinde COVID-19'un durumu ve diğer çeşitli konularda "sıklıkla pervasız iddialar" yaymıştır. BM Özel Raportörü, devlet yetkililerinin ifade ve eylemleri için sorumlu tutulmasını tavsiye etmiştir. (A/HRC/44/49, paragraf 41, 45, 63(c); ayrıca bkz. A/HRC/47/25, paragraf 18, daha genel olarak ünlülerin yanlış bilgi sağlayıcıları olduğu tespiti.)

126. Halk sağlığına ve emniyetine olası fiziksel zarar riskine doğrudan katkıda bulunma olasılığı yüksek yanlış bilgiler, Erken Müdahale İkincil Değerlendirmesi (ERSR) programı kapsamında hak sahibi varlıklarca paylaşıldığı takdirde, Sağlıkla İlgili Zararlı Yanlış Bilgiler ilkesi uyarınca kaldırılmaktadır. Öte yandan, normal şartlarda haber doğrulaması veya etiket gerektirecek olan fakat siyasetçiler gibi hak sahibi varlıklar tarafından paylaşılan yanlış bilgiler, hem üçüncü taraf haber doğrulamasından muaf tutulmakta hem de ihlalde bulunuyor olabilecek içerikler için ERSR sisteminin sağladığı ek insan incelemesi nedeniyle yaptırım gecikmesinden yararlanmaktadır. Bu nedenle, tanımlanmış 80 iddia arasında bulunmayan ve hak sahibi varlıklar tarafından paylaşılan COVID-19 ile ilgili yanlış bilgiler, haber doğrulama etiketi olmadan platformda kalabilmekte ve değerlendirmeye dahi alınmayabilmektedir.

*Prosedür notu:

Gözetim Kurulunun ilke danışma görüşleri beş Üyeden oluşan alt kurullar tarafından hazırlanmaktadır ve Kurulun çoğunluğu tarafından onaylanma şartı aranmaktadır. Kurul kararları, tüm Üyelerin kişisel görüşlerini yansıtmayabilir.

Bu ilke danışma görüşünde, Kurul adına bağımsız araştırmalar yürütülmüştür. Hem merkezi Gothenburg Üniversitesi'nde bulunan ve altı kıtadan elliyi aşkın sosyal bilimciden oluşan ekibiyle faaliyet gösteren bağımsız bir araştırma enstitüsü hem de dünyanın dört bir yanından 3200'ü aşkın ülke uzmanı Kurula yardımcı olmuştur. Jeopolitik, güven, emniyet ve teknolojinin kesişimine odaklanan Duco Advisors danışmanlık firması da Kurula yardımlarını sunmuştur. Sosyal medya trendleri hakkında açık kaynaklı araştırmalar yürüten Memetica kuruluşu da analizlerini temin ederek Kurula yardımcı olmuştur.

Retour aux décisions de cas et aux avis consultatifs politiques